Gündem

Antalya ÇHD Antalya Barosu’nun Tahir Elçi Afişini İndirmesi Sonrası Basın Açıklaması Gerçekleştirdi

Antalya Barosu Diyarbakır’ın Sur ilçesinde katledilen İnsan Hakları Savunucusu Tahir Elçi’nin fotoğrafını Baro’dan indirmesi nedeniyle ÇHD’li avukatlar ve siyasi partiler Antalya Barosunun önünde bugün basın açıklaması gerçekleştirdi.

Çağdaş Hukukçular Derneği Avukatlarının Duruma İlişkin Açıklaması ;

Değerli Arkadaşlar,
Kameralar önünde katledilen, insan hakları ve barışın savunucusu bir Baro Başkanının anısına saygı duymak ve cinayetin üstünün örtülmesine izin vermemek, bütün avukatlar için onur meselesi olması gereken bir olaydır. Baromuz ise ne yazık ki, bu güne kadar Tahir Elçi’nin anısına sahip çokça ve cinayetin faillerinin ortaya çıkarılması konularına ilişkin hiçbir tutum ortaya koymamış ve somut bir adım atmamıştır.
Bu bağlamda ÇHD’li avukatlar aslında baromuzun bizzat kendisinin yapması gereken şeyi yapma konusunda sorumluluk almış ve Barohan girişine bu afişler asılmıştır. Adliyede afişlerimizle ilgili herhangi bir sorun yaşanmazken, Baro yönetim kurulunun kararıyla Barohan girişindeki afişimiz indirilmiştir. Daha öncesinde, adliyedeki afişlerin aşılması esnasında bir yönetim kurulu üyesi, arkadaşlarımıza afişte Kürtçe bir cümlenin bulunması dolayısıyla tepki göstermiştir.

Baromuzda böylesi bir konuda izin alınması gibi bir gelenek yoktur. Bununla birlikte Tahir Elçi baronun bürokratik iç meselelerinin de üstünde bir isimdir. Ancak arkadaşlarımız afişimiz indirilmiş olduğu halde izin almama gibi bir gerekçe önümüze konulmasın diye düşünerek yazılı olarak izin talebinde de bulunmuştur. Aynı gün gerçekleşen yönetim kurulu toplantısından sonra akşam saatlerinde, sözlü olarak talebimizin reddedildiği tarafımıza iletilmiştir. Gerekçeli kararın 2 hafta içinde yazılacağı söylenmiş ise de kamuoyuna olayla ilgili açıklama yapılmış ve denilmiştir ki; yüz yıl bile düşünseniz de katledilen baro başkanının fotoğrafının indirilmesine gerekçe üretemezsiniz.

Nitekim öyle de olmuştur. Basın ve sosyal medyadaki tepkiler üzerine, gerekçeli kararı yazıp dilekçe sahibine veremeyen Baromuz, sosyal medyadan açıklama yapmıştır. Baromuz yönetim kurulunun bu açıklaması pek çok paragrafla hiçbir şey anlatmamanın çok güzel bir örneği olmuştur. Yönetim kurulumuz içten içe oy çokluğuyla alınmış bu kararın vahametinin farkına varmış olsa gerek ki eleştirilere yalın bir cevap vermek yerine suçluluk psikolojisi içinde çok yakından tanıdığımız bir dil ve üslubu benimseyerek eleştiri getirenleri suçlama yolunu tercih etmiştir. Pusulası hep hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını gösterdiği söylenen bir baronun başkan ve yönetim kurulu üyelerinin ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gereken düşünce açıklamalarını “yıpratma çabası olarak” görmesi düşündürücü ve üzücüdür. Bu üslup bize, Baro Yönetim kurulunda ciddi bir iktidarlaşma eğilimi olduğunu düşündürmektedir.

Baro yönetim kurulunun kendisini adalet ve hukukun üstünlüğünün gerçekleşmesi, mesleki çıkar ve onurun korunması için meslektaşlarınca seçilmiş kişiler değil, kendilerini meslektaşlarının iradeleri ve çalışmaları üzerinde tasarruf ve de denetim yetkisi olan küçük iktidarlar olarak gördükleri anlaşılmıştır.

Hatırlamak isteriz ki, bizler Antalya Barosunun üyeleriyiz, geçerken uğramış yolcular değiliz. Tahir Elçi’nin anılması için haftalar öncesinden yönetim kurulu üyelerinin ikna edilmesi gerektiğinin söylenmesi bir yana BARO Yönetim kurulunun o afişleri gördüğünde, Tahir Elçi için hiçbir şey yapmadığını hatırlayıp toplantıda en azından bir basın açıklaması yapılmasını karara bağlanması gerekirdi.

Baro YK’nun daha önce sorunsuz bir şekilde Tahir Elçi afişleri asıldığına ilişkin beyanı da bizi üzmütür. Zira gerçeği yansıtmamaktadır. Baro Yönetim Kurulunun’nun kamuoyunu bilinçli bir şekilde yanıltmaya çalışmadığını sadece bilgi eksikliğinden böyle söylediğini düşünmek istiyoruz. Bugüne kadar, Antalya da, Tahir Elçi anmasına ilişkin hiçbir çalışma yapılmamış afiş de asılmamıştır. Bu da bizim kusurumuzdur affola. Baromuz Yk’sı meslektaşlarına karşı iktidarcı ve vesayetçi tutumunu başka konularda da ortaya koymuştur. Aynı gün, 86 avukatın imzasıyla, Baro da bir LGBT+ Kurulu kurulmasına ilişkin talep de, İzmir Kaos Gl’nin Ocak ayında avukatlara farkındalık eğitimi vermesi yapılan başvuruda reddedilmiştir. Son olarak hatırlatmak isteriz ki, Baro Başkan ve Yk, avukatların ve hukuk örgütlerinin idari amiri değildir. Görevleri, avukatların mesleki faaliyetlerini ve hukuk mücadelelerini desteklemektedir. Baro binaları da, YK üyelerinin mülkü değil, bütün avukatların evidir. Binaların fiziki olanakları ölçüsünde, avukatlar meslek ilkelerine aykırı olmayan her türlü çalışmayı kendi evlerinde yapma hakkına da sahiptirler.

Paylaşın