Mustafa Çiçek

Che’nin yolunda… – Mustafa Çiçek

Kapitalizmin emperyalizm evresinde sermaye yalnızca birikmekle kalmaz; aynı zamanda bu birikimi yeni pazarlara doğru genişletmek zorundadır. Bu genişleme hiçbir zaman barışçıl ve gönüllü olmamıştır; doğası gereği savaş, işgal ve sömürgeci müdahaleler üzerinden gerçekleşir. Sermayenin dünya ölçeğinde hareketi, merkezde zenginliğin yoğunlaşması, çevrede ise yoksulluk, bağımlılık ve eşitsizliğin derinleşmesi anlamına gelir. Böylece [Devamını Oku…]

Emperyalist Kapitalizmin Krizi ve İran Cephesi II – Mustafa Çiçek

Modern Savaşın Dönüşümü: Teknoloji ve Yeni Savaş Ekonomisi Bu tabloyu kavrayabilmek için savaşın değişen doğasını ve emperyalist rekabetin güncel biçimlerini birlikte ele almak gerekmektedir. Prusyalı general Carl von Clausewitz’in “politikanın başka araçlarla devamıdır” diye tespit ettiği savaş, yalnızca bir ölüm ve yıkım süreci değil, aynı zamanda ekonomik yeniden üretimin bir [Devamını Oku…]

Emperyalist Kapitalizmin Krizi ve İran Cephesi I – Mustafa Çiçek

Marx, kapitalist üretim tarzının temel dinamiğinin sermayenin sürekli genişleme zorunluluğu olduğunu vurgulamıştır. Kapitalizm kendi sınırları içinde istikrarlı bir biçimde varlığını sürdüremez, aksine sürekli olarak yeni pazarlar, yeni yatırım alanları ve yeni kaynaklar bulmak zorundadır. Bu nedenle kapitalizm doğası gereği genişlemeci bir karakter taşır. Tarihsel olarak bu genişleme süreci sömürgecilik ve [Devamını Oku…]

Burjuvazinin Dünyası: Servet, iktidar ve suç – Mustafa Çiçek

Ağustos 2019’da Manhattan’daki hücresinde ölü bulunan (ya da öldürülen) milyarder Jeffrey Epstein’ın haberi, yalnızca ABD kamuoyunda değil, küresel siyaset sahnesinde de birinci gündem haline geldi ve ölümünden yıllar sonra dahi siyasal tartışmaların merkezinde yer almaya devam etmektedir. Epstein, mahkeme süreçleri sonucunda suçu kanıtlanmış bir istismar suçlusuydu. Ancak bu olayı yalnızca [Devamını Oku…]

Kapitalizmin Kriz Rejimi: Faşizm – Mustafa Çiçek

Faşizm, kapitalist kriz dönemlerinde finans kapitalin en gerici kesimlerinin çıkarlarını korumak amacıyla kitle tabanı oluşturularak örgütlenen; işçi sınıfına ve demokratik hareketlere karşı terörist bir diktatörlük biçiminde ortaya çıkan özgül bir rejim tipidir. Marksist-Leninist yaklaşım, faşizmi yalnızca kültürel, ideolojik ya da psikolojik bir sapma olarak değil; doğrudan sınıfsal temellere dayanan siyasal [Devamını Oku…]