Ağustos 2019’da Manhattan’daki hücresinde ölü bulunan (ya da öldürülen) milyarder Jeffrey Epstein’ın haberi, yalnızca ABD kamuoyunda değil, küresel siyaset sahnesinde de birinci gündem haline geldi ve ölümünden yıllar sonra dahi siyasal tartışmaların merkezinde yer almaya devam etmektedir. Epstein, mahkeme süreçleri sonucunda suçu kanıtlanmış bir istismar suçlusuydu. Ancak bu olayı yalnızca [Devamını Oku…]
Mustafa Çiçek
Kapitalizmin Kriz Rejimi: Faşizm – Mustafa Çiçek
Faşizm, kapitalist kriz dönemlerinde finans kapitalin en gerici kesimlerinin çıkarlarını korumak amacıyla kitle tabanı oluşturularak örgütlenen; işçi sınıfına ve demokratik hareketlere karşı terörist bir diktatörlük biçiminde ortaya çıkan özgül bir rejim tipidir. Marksist-Leninist yaklaşım, faşizmi yalnızca kültürel, ideolojik ya da psikolojik bir sapma olarak değil; doğrudan sınıfsal temellere dayanan siyasal [Devamını Oku…]
Petrol değil hegemonya: ABD’nin Venezuela’ya saldırısı – Mustafa Çiçek
ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi, emperyalizmin kavram olarak sadece tarihsel bir olgu olmadığını, günümüzde de saldırgan, kan emici, kural tanımaz bir sistem olarak işlediğini gözler önüne serdi. Reformist liberal sol ile sol liberallerin, işçi sınıfını ve ezilen halk kitlelerini burjuva iktidarlarin çıkarları doğrultusunda aldatma ve manüple etme çabaları hemde bizzat [Devamını Oku…]
Emperyalist kapitalizm hukuksuzluk ve küresel haydutluk: Venezuela – Mustafa Çiçek
ABD’nin Venezuela saldırısını ve güncel politik gelişmeleri, uluslararası saldırganlıkları ve devletlerin davranışlarını değerlendirmeden önce, emperyalizmin ne olduğunu ve günümüz kapitalist sisteminde neleri ifade ettiğini analiz etmek zorunludur. Lenin’in emperyalizm teorisi, kapitalizmin en yüksek aşamasını tanımlar: sermayenin yoğunlaşması, mali sermayenin egemenliği, üretim ve finans tekellerinin bütünleşmesi, sermaye ihracı ve dünya piyasalarının [Devamını Oku…]
Atlantik’in çözülüşü, emperyalist savaş ve işçi sınıfının tarihsel sorumluluğu – Mustafa Çiçek
2025 Aralık ayının ilk haftasında dünya siyaseti, iki ayrı cepheden gelen ama birbirini tamamlayan haberlerle sarsıldı. İlki, Beyaz Saray tarafından yayımlanan 2025 ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS 2025) belgesiydi. İkincisi ise Reuters’in Avrupa başkentlerinde yankı uyandıran haberi: Pentagon’un Avrupalı delegasyonlara kapalı kapılar ardında ilettiği 2027 NATO ültimatomu. Bu iki gelişme birlikte okunduğunda, Atlantik [Devamını Oku…]
