Gazetemiz yazarı Hüseyin Ataş, ETHA’ya yönelik saldırılara karşı başlattığı dayanışma yazılarında Kürt halkına yönelik tasfiye planını ele alan yazısı paylaşıldı. Ortadoğu’nun emperyalist paylaşım tarihinde defalarca tanık olunduğu gibi, bugün de Kürt halkının siyasal ve toplumsal kazanımları hedef alınmaktadır. Bu hedef alma, diplomasi, entegrasyon ve güvenlik söylemleriyle örtülmektedir. Değişen yalnızca kullanılan [Devamını Oku…]
Hüseyin Ataş
Zorun itirafı, itirafın çürümesi ve devrimci süreklilik – Hüseyin Ataş
ESP’ye yönelik dört gün önce başlatılan gözaltı sürecinin bugün tutuklamalarla sonuçlanması, burjuva devletin siyasal bunalım koşullarında devrimci harekete yönelttiği sistematik tasfiye politikasının güncel bir halkasıdır. Bu saldırı, hukuk diliyle gizlenmiş bir güvenlik operasyonu değil; sınıf mücadelesinin devrimci öznesine yönelmiş bilinçli bir karşı-devrim hamlesidir. Marks’ın devlet çözümlemesinde altını çizdiği üzere, devlet [Devamını Oku…]
Kürdistan’dan CHP’ye faşizmin kurumsallaşan darbesi – Hüseyin Ataş
Türkiye siyaset sahnesi her geçen gün daha çıplak bir hale geliyor. Bugün CHP’ye il başkanlığına kayyum atanması ve genel merkeze benzer bir müdahalenin tartışılıyor olması, iktidarın gerçek niyetini apaçık gösteriyor: Halkın iradesini yok etmek, muhalefeti teslim almak ve faşizmi kurumsallaştırmak. Bu gelişme tesadüfi değildir; bir zincirin yeni halkasıdır. Önce Kürdistan’da [Devamını Oku…]
Sırrı Süreyya Önder: Söz, yas ve mücadele – Hüseyin Ataş
Bir çocuğun babasına duyduğu özlem, dünyanın en yalın ve en derin duygularından birisidir. Ama bazı çocuklar vardır ki, babalarını sadece özlemezler; onları beklerken büyürler, beklerken değişir, beklerken yaşlanırlar. Sırrı Süreyya Önder’in kızı da onlardan biri. Babasını uğurlarken yaptığı konuşmada, babasıyla az zaman geçirmiş olmanın hüznünü dile getirdi. Ama aynı zamanda [Devamını Oku…]
Bütün kardeşler aynı anneden doğmaz
Ulaş Bayraktaroğlu’nu Anarken Bugün yalnızca bir insanı değil, bir fikri, bir cesareti ve bir halk kavgasını anıyoruz. Ulaş Bayraktaroğlu; O, çürümüş düzenin tam ortasında filizlenen bir devrimciydi. Kalemle başladı, taşla yürüdü, silahla tamamladı ömrünü. Onun için yaşamak, zulmü teşhir etmek değil; onu parçalamaktı. Ulaş sözle değil, eylemle yaşadı. Yazmakla yetinmedi, [Devamını Oku…]
