İstanbul, Diyarbakır ve Ankara dahil 30 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda gazeteciler ve yazarlar da gözaltına alındı. Sabahın erken saatlerinde Ankara merkezli operasyonlarda 231 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Ayrıca Eskişehir merkezli ikinci bir operasyonun daha yürütüldüğü öğrenildi.
Siyasetçilerin, insan hakları savunucularının, sendika üye ve yöneticilerinin gözaltına alındığı ev baskınlarında en az 8 gazeteci ve 5 yazar çevirmen, yönetmen ve karikatürist de gözaltına alındı.
Gözaltına alınan gazeteciler bulundukları illerdeki emniyet müdürlüklerine götürüldü. Gizlilik kararı alınan soruşturmanın içeriği ve suçlamalarla ilgili avukatlara bilgi verilmedi.
Gazeteci Erdoğan Alayumat, Gazeteci Tuğce Yılmaz, Gazeteci Bilge Aksu, Gazeteci Ahmet Sünbül, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Gazeteci Roza Metina (Sultan Mercan), Gazeteci Bilal Seçkin, Gazeteci Mehmet Ücar, Gazeteci Suzan Demir, Çevirmen ve yönetmen Ardın Diren, Karikatürist Doğan Güzel, Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği ve PEN üyesi 74 yaşındaki Yazar Hicri İzgören, Çevirmen ve yazar Ömer Barasi, Yayınevi Koordinatörü Baver Yoldaş.
Öte yandan Gazeteci Gülcan Dereli’nin de İstanbul’da kaldığı eve baskın yapıldığı ancak Dereli’nin evde olmadığı öğrenildi.
Sabahın ekren saatlerinde birçok kentte yapılan ev baskınlarında çok sayıda gazetecinin gözaltına alınmasına basın meslek örgütleri tepki gösterdi.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği yaptığı açıklamada ” ‘Sansür yasası’, ‘Etki Ajanlığı’ gibi yasal düzenlemelerle sansürü olağanlaştırmaya çalışan akıl gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla da bunu kalıcılaştırmayı hedefliyor” derken gözaltına alınan gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.
Türkiye Gazeteciler Sendikasından yapılan açıklamada, gözaltındaki gazetecilerin avukatlarıyla görüştürülmediklerine dikkat çekilirken “En temel haklarımız engelleniyor. Gazeteciler hukuksuz bir şekilde gözaltına alınıyor. Kabul etmiyoruz, takipteyiz” ifadeleri kullanıldı.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneğinden yapılan açıklamada da dosyaya getirilen gizlilik kararına işaret edilirken “Bu politikalarınızı kabul etmiyoruz. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakın!” ifadeleri kullanıldı.
Kaynak: Evrensel
