Emek - Sermaye, Gündem

175 akademisyen ve bağımsız araştırmacıdan metal işçilerine destek

175 akademisyen ve bağımsız araştırmacı, tüm engelleme ve yasak kararlarına rağmen grevlerini sürdüren metal işçileri ile dayanışma çağrısında bulundu. Birleşik Metal-İş Sendikası çatısı altında örgütlenen işçilerin, işveren sendikası MESS ile yaşanan toplu sözleşme uzlaşmazlığı nedeniyle başlattıkları grevin, insanca yaşam mücadelesinin bir parçası olduğunu vurgulayan akademisyenler, grev hakkının anayasal bir hak olduğunun altını çizdi.

Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi metal işçileri, elektromekanik işkolunda işveren sendikası MESS’in dayatmalarına karşı toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine greve çıkmıştı. İşçilerin talepleri arasında, artan hayat pahalılığı karşısında insanca yaşanabilir bir ücret ve güvenceli çalışma koşulları yer alıyor. Ancak Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2 bin işçinin grevi, “milli güvenliği tehdit ettiği” gerekçesiyle 60 gün süreyle ertelendi. Akademisyenler, bu kararın fiilen grev yasağı anlamına geldiğini belirterek tepki gösterdi.

“Biz aşağıda imzası bulunan akademisyenler ve araştırmacılar olarak, Birleşik Metal-İş Sendikası çatısı altında örgütlü metal işçilerinin elektromekanik işkolunda işveren sendikası MESS ile yaşanan uzlaşmazlık sonucu başlattıkları ve devam eden onurlu grevini desteklediğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
Bu grev, yalnızca ücret ve çalışma koşullarına ilişkin bir mücadelenin ötesinde, emekçilerin insan onuruna yaraşır bir yaşam için verdikleri haklı bir mücadeledir. Metal işçileri, toplu iş sözleşmesi süreçlerinde işverenlerin dayatmalarına karşı direnç göstererek, alın terine sahip çıkmaktadır.
Ülkemizin içinden geçtiği zor ekonomik koşullarda, bu grevler işçilerin onurlu direnişinin ve hak arayışının güçlü bir ifadesidir. Greve çıkan işçiler, artan hayat pahalılığı karşısında insanca yaşanabilecek bir gelir ve güvenceli çalışma koşulları talep etmektedir. Ancak yasal prosedürlere uygun olarak yürütülen bu grevlere bile tahammül edilmemektedir.
Ne yazık ki Resmi Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2 bin metal işçisinin grevi milli güvenliği tehdit ettiği gerekçesi ile 60 gün ertelenmiştir. Fiiliyatta bu erteleme, yasaklama anlamına gelmektedir.
Bizler, grevin temel bir anayasal hak olduğunu hatırlatmak isteriz. Anayasa Mahkemesi’nin bu tip keyfi yasaklamalar karşısındaki net kararlarına rağmen, işçilerin en temel hakkının gasbedilmesi kabul edilemez. İşçilerin hak arayışlarını baskıyla, yasaklarla veya onların taleplerini göz ardı ederek çözmek mümkün değildir. İşçilerin talepleri meşrudur. Bu mücadele, yalnızca metal işçileri için değil, emeğiyle geçinen herkesin mücadelesidir.
Bizler bilim insanları olarak, Birleşik Metal-İş üyelerinin mücadelelerini yakından takip ediyor ve dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz. İşçilerin grev hakkının engellenmesine karşı tüm emek ve demokrasi güçlerini dayanışmaya çağırıyor, tüm yetkilileri sorumluluğa davet ediyoruz.

Kaynak: Gazete Duvar

Paylaşın