Gündem

Büyüyen paylaşım savaşı halklara kan gözyaşı ve yoksulluk getiriyor

Siyonist İsrail rejimi 13 Haziran (bugün) sabahı İran’a yönelik gerçekleştirdiği geniş çaplı saldırılarla çok sayıda askeri, stratejik, teknoloji tesisini vurarak, birçok İranlı vatandaşlı katlederek Ortadoğu’daki savaş politikalarını yeni bir aşamaya taşıdı.

Siyonist rejimin 7 Ekim 2023’ten bu yana hiçbir insani ve vicdani sınır tanımadan Filistin’de yürüttüğü soykırım savaş 60 bine yakın insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Tüm dünyanın gözleri önünde yürütülen sistematik aç bırakma Gazze’yi adeta bir ölüm kampına dönüştürdü. ABD ve Kuzey Atlantik ittifakı (NATO)’nun sağladığı sonsuz askeri-siyasi destekle yürüyen, Lübnan’da Hizbullah’a vurulan ağır darbeler ve Suriye’de HTŞ iktidarının işbirliğiyle kolları açtığı işgalin genişletilmesiyle devam ediyor.
Savaş suçlusu Netanyahu, İran’a saldırmak adına başka çarelerin arkasına sığınmadığını, İran’ın atom bombası geliştirme ve üretim sürecini israili soykırımla tehdit ettiğini anlatarak tüm dünyaya açığa söylüyor.

Cezasızlıkla önü açılmış, gözünü dönmüş bu saldırganlık Ortadoğu’da savaşı büyütüyor, bölge ülkelerini ABD’nin başını çektiği emperyalist düzene daha da bağımlılaştırarak halkların kanı, gözyaşı ve yoksulluğu üzerinden sermayeye yeni büyüme imkânları yaratıyor. Halklar açısından ise savaş, yoksulluk, kan, gözyaşı, göç ve sömürünün artmasından başka bir anlam taşımıyor.

Diğer yandan İsrail başta TUSAŞ olmak üzere savunma sanayi şirketleri, iktidarın iftiharla andığı yerli-milli rejimle işbirliği yaptığı, bu işbirliğinin gizlenmediği bir ortamda İran’la savaş sürecine dahil olmuş durumda.

İsrail’in petrol ticareti başta olmak üzere limanlar ve hava sahaları üzerinden organize edilen savaş lojistiği savaş suçudur. İktidar ise bu sevkiyatlara göz yumarak/ortak olarak halkların kanı üzerinden yükselen savaştan kazanç elde etmeye odaklanmaktadır. Türkiye limanları İsrail’e yük ve askeri malzeme taşıyan gemilere kapatılmamış; ilan edilen resmi kararlara karşın İsrail ile ticaret örtük ve aldatıcı hilelerle devam etmektedir.

Tarihsel bir dönemin eşiğinden Türkiye kamuoyuna sesleniyoruz:

İktidarların ve sermayenin halkı aldatan ikiyüzlü politikalarına kimse kanmamalıdır! Türkiye’de iktidar ve sermaye, İsrail ile tüm ilişkilerini açık, kesin ve ikna edici bir şekilde kesmeli, Türkiye üzerinden İsrail’e petrol sevkiyatı durdurulmalı, Türkiye’nin limanları ve hava sahası İsrail’in tüm faaliyetlerine kapatılmalıdır.

Barışın toplumsallaşmasının konuşulduğu bu günlerde kimse unutmamalıdır ki, bölgesel ve küresel barış tesis edilmedikçe kalıcı bir barışın koşulları oluşmayacaktır!

İktidarı uyarıyoruz:

Kazanmaktı olduğunuz sermayede halkların kanı var! Bu ikiyüzlülüğe biran önce son verin ve İsrail’e savaş desteği vermekten derhal vazgeçin!

Uluslararası kamuoyuna sesleniyoruz:

Daha fazla kan akmadan, gezegenimizi daha fazla tahrip edilmeden, tüm ülkelerden halklar daha çok acı çekmeden bu saldırganlığı durdurmak için herkes yapabileceklerini en fazlasıyla yapmalıdır.
Emperyalist-Siyonist savaş baronlarının çıkarı için yürütülen bu kirli savaş ancak halkların bağımsız, eşit, barışçıl, demokratik temelde bir araya geldiği dayanışma ve mücadeleyle durdurulabilir!

Savaşa, işgale ve katliama son!
Yaşasın halkların dayanışması!

Paylaşın