Gündem

Tülay Hatimoğulları: Rojava halkları yalnız değildir!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Rojava’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin barışın tesisi için Suriye’de aktif ve yapıcı bir rol üstlenmesinin elzem olduğunu belirterek, Rojava ile dayanışma içinde olacaklarını vurguladı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Van Milletvekili ve Demokratik Birlik İnisiyatifi Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Mersin Milletvekili Ali Bozan, İstanbul Milletvekili ve SODAP Sözcüsü Kezban Konukçu, Demokratik Birlik İnisiyatifi’nden İmam Taşçıer, TJA Sözcüsü Çimen Fidan, ÖHD Yöneticisi Mehmet Ali Aslan, Mardin Barosu Başkanı Ahmet Duyan, Mardin Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Dündar, Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, Diyarbakır Barosu’ndan Baver Mızrak ve Eyyüp Aydeniz, Barış Annesi Asya Tay ile Demokratik İslam Kongresi Üyesi Ali Angay’ın yer aldığı heyet bugün de Rojava’da temaslarını sürdürdü.
Heyet ilk ziyaretini PYD Genel Merkezi’ne yaparak Eşbaşkanlar Perwîn Yûsif ve Xerîb Hiso, Eşbaşkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, Dış İlişkiler Eşbaşkanı Sema Bektaş, Halklar İlişkiler Bürosu Eşbaşkanı Silêman Ereb ve Genel Meclis Üyesi Talet Yunis ile bir araya geldi.

Heyet ardından Kongra Star ile bir görüşme gerçekleştirdi. Heyeti, Kongra Star Sözcüsü Rihan Logo karşıladı. Heyet daha sonra ise ENKS ve PDKS birleşimi olan Kürdistan Birlik Meclisini ziyaret ederek Mihemmed İsmail, Süleyman Oso ve Dr. Selah Derviş ile görüştü.

Heyet ayrıca, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmede, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Eşbaşkanı Fener Algayit, Başkan Yardımcısı Gülistan Eli ve Özerk Yönetim Şam Temsilcisi Abdülkerim Ömer hazır bulundu.

Ziyaretin ikinci gününde gerçekleştirdiği temasların ardından heyet açıklama yaptı. Tülay Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan Kürt halkının, demokrasi güçlerinin, devrimci güçlerin, muhalif kesimin, savaş karşıtı kesimin, barış yanlılarının, kadın hareketinin, ekoloji hareketinin; ezcümle bu savaşı istemeyen ve Rojava’nın yanında duran her kesimin dayanışma duygularını getirdim sizlere.

Buradan sizler aracılığıyla uluslararası topluma seslenmek istiyorum: Bölgede büyük bir oyun oynanıyor, büyük bir komplo kuruluyor. Bu komploya karşı, dünyadaki demokrasi güçlerinin ve barış yanlılarının duyarlılığını had safhaya çekmesi ve uluslararası toplumun bu anlamda harekete geçmesi gerekmektedir. Bu topraklar artık savaşı, gözyaşını ve kanı kaldıramaz. Buradan garantör ülkelere de seslenmek istiyorum: Garantör ülkelerin görev ve sorumlulukları var. Ancak bu görev ve sorumlulukların son zamanlarda ciddi bir biçimde ihmal edildiğini görüyoruz. Bir kez daha sesleniyorum garantör ülkelere, görevinizi yerine getirmelisiniz.

Rojava topraklarından Türkiye hükümetine ve iktidarına da sesleniyorum: Bu topraklar barış istiyor. Bu topraklar, kaynayan kazanın altına ateşle yaklaşmayı kabul etmez. Bu topraklarda barışın tesis edilmesinde Türkiye’nin çok rol ve misyonunun olabileceğinin beklentisi içindedir herkes. Bir kez daha çağrımızı yineliyoruz. Türkiye’nin oynayabileceği bu rol, Suriye’nin barışının tesis edilmesine ve demokratik bir Suriye’nin inşa edilmesine katkı sunmasıdır. Türkiye’nin Colani ile ilişkilerine baktığımızda çok önemli bu rolü yerine getirme olasılığı yüksektir. Bu görev ve sorumluluğu yerine getirmeye bir kez daha çağırıyoruz.

Biz şuna inanıyoruz. Bölgenin barışa ihtiyacı var. Topraklarımız kan ve acıyla yoğruldu. Artık yeter diyoruz. Artık barışı tesis etmeliyiz. Kürt-Arap savaşının hiç kimseye, bölge ülkelerine faydası yoktur. Türkiye’de Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyla başlayan sürecin çalışmaları ve görüşmeleri yürütülüyor. Türkiye’nin iç barışını tahkim etmesini son derece önemli buluyoruz. Suriye’deki barışın buna katkı vereceğinin hepimiz farkındayız. Türkiye’de bir Kürt-Türk çatışmasının devam etmesini isteyenler, bu sürece ne yazık ki negatif yönde destek olmaktadırlar. Bu bakımdan bizler bir kez daha diyoruz ki özellikle herkesin Türkiye’de iç barışın tesis edilmesi konusunda kararlı adımlarla ilerlemesi gerekiyor. Suriye’de Türkiye’nin gücü ve etkisi vardır, Türkiye’nin Suriye barışına katkı vermesi elzemdir. Bunu Türkiye halkları gibi Rojava halkları da bekliyor.

Bilinmelidir ki Rojava halkları yalnız değildir, Rojava yalnız değildir. Suriye’de ezilen ve sömürülen bütün halkların yanındayız. Dün Alevi katliamına karşı çıktık, Sünni kardeşlerimizin katledilmesine karşı çıktık, Dürzi kardeşlerimizin katledilmesine karşı çıktık; şimdi de Kürt kardeşlerimizin katledilmesine karşı çıkıyoruz. Rojava ile dayanışma içinde olacağımızın bir kere daha altını çizmek isterim.”

Kaynak: ANF

Paylaşın