Barış Anneleri, HTŞ ve DAİŞ çetelerinin Rojava’ya saldırılarına karşı İstanbul’da bulunan Suriye Konsolosluğu önünde açıklama yaptı. Konsolosluğa siyah çelenk bırakan anneler, “Siviller, çocuklar öldürülüyor, kadınların bedenleri hedef alınıyor. Hiçbir vicdan bunu kabul etmez” dedi.
İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi, cihatçı HTŞ ve DAİŞ çetelerinin Rojava’ya dönük saldırılarına karşı Suriye Konsolosluğu önünde eylem gerçekleştirdi. Eylemde, “Katil Golani Rojava’dan elini çek”, “Jin jiyan azadî” sloganı atılırken, konsolosluk önünde siyah çelenk bırakıldı.
HTŞ’nin DAİŞ’in devamı olduğunu vurgulayan Barış Annesi Feleknaz Karabaş, “Türkiye devleti HTŞ’ye silah vermesin. Bu katliamlar Türkiye devletinin eliyle gerçekleştiriliyor. Çocuklar öldürülüyor. Bundan sonra geri adım yoktur. Bu büyük devletler ‘Kürt yoktur’ demesin, Kürtler vardır. Siviller, çocuklar öldürülüyor, kadınların bedenleri hedef alınıyor. Hiçbir vicdan bunu kabul etmez. Bugün bütün Kürtler sokaklarda, haklarını istiyor” dedi.
Rojava’ya dönük saldırıların insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu belirten Barış Annesi Rewşan Döner, “Bu örgütü çok iyi tanıyoruz. IŞİD-HTŞ, Şengal’de Êzidî halkına karşı açık bir soykırım gerçekleştirdi. Binlerce erkek katledildi, kadınlar ve çocuklar köleleştirildi, ‘ganimet’ adı altında köle pazarlarında satıldı. Kadınlar, sistematik tecavüze uğradı. Bu suçlar bireysel değil, örgütün bilinçli ve planlı politikalarıdır. Bununla birlikte kadınlar zorla evlendirilmiş; ‘eşini reddetmek’ dayak, hapis ya da ölümle cezalandırılmıştır. Kadınların eğitim alması yasaklanmış, yüzlerini tamamen örtmemeleri durumunda kırbaçla cezalandırılmış, erkek bir akraba olmadan dışarı çıkmaları engellenmiştir. Konuşmaları, gülmeleri ya da ses çıkarmaları dahi ‘haram’ sayılmış ve bu gerekçelerle birçok kadın şiddete maruz kalmıştır” diye konuştu.
DAİŞ ve HTŞ çetelerinin tüm dünya için tehdit oluşturduğunu belirten Döner, “Bizler, İstanbul Barış Anneleri İnisiyatifi olarak, insan onurunu, yaşam hakkını ve toplumsal barışı savunan; demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir paradigmaya sahip bir yapı olarak, IŞİD’i ve onun bugünkü yüzü olan Şam yönetimini, birçok coğrafyada işledikleri insanlığa karşı suçlar nedeniyle en güçlü şekilde kınıyoruz” sözlerini kullandı. Din, dil, etnik kimlik ya da mezhep ayrımı fark etmeksizin masum insanların yanında durmanın insani bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Döner, Rojava’daki saldırılara ortak olan tüm güçlerin yardımlarını kesmeleri çağrısında bulundu.
Kaynak: Etha
