Şahin Öner’i zırhlı araçla katleden polis Selahattin Korkmaz’ın yeniden yargılandığı davada mütalaasını sunan savcı, ceza talep etti.
Amed’de 10 Şubat 2013’te Şahin Öner’i (19) zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’ın yeniden yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan yargılanan Korkmaz, duruşmaya katılmadı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi’nin avukatlığını üstlendiği dosyanın ilk duruşmasına, Amed Barosu ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyeleri de izleyici olarak katıldı.
Kimlik tespitinin ardından mütalaasını sunan iddia makamı sanığın, “Taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Ardından savunma yapan Öner ailesi avukatı Yakup Güven, olayın üzerinden 13 yıl geçtiğini hatırlatarak, daha kısa sürede adil bir yargılamanın yapılabileceğine dikkat çekti. Dosyada tarafsız tanık beyanları, polislerin çelişen ifadeleri, polislerin ölmek üzere olan Öner’i hastaneye götürmek yerine emniyete götürdüğüne dair bilgi, belgelerin olduğunu kaydeden Güven, yargılamanın adaleti sağlama çabasından uzak yürütülmesinin doğru olmadığını belirtti. Sanıkların dosyaya eklenmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Güven, mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu.
Süre talebini kabul eden mahkeme, duruşmayı 16 Mart’a erteledi.
Amed’de 10 Şubat 2013’te Şahin Öner’i (19) zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’a, 23 Kasım 2021’de “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verildi. Taraflar, Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı üst mahkemeye taşıdı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, olayı “basit trafik kazası” olarak değerlendirerek, dosyada yer alan raporlar arasındaki çelişkiler üzerine kararı “eksik inceleme” gerekçesiyle bozdu.
Kararın bozulması üzerine 30 Nisan 2024’te yeniden yargılama başladı. 22 Ocak’ta, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Ulaştırma/Makine Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, sanık polisin “tali kusurlu”, Öner’in ise “asli kusurlu” olduğu öne sürüldü.
Ancak 29 Mayıs 2018 tarihinde görülen duruşmada dinlenen tanıklar, panzerin Öner’in görüş mesafesinde olduğunu ve fren yapmadığı yönünde ifade verdi.
Yeniden yapılan yargılamada 19 Mart 2025’te kararını açıklayan mahkeme, sanık polis hakkında yine “taksirle ölümüne sebebiyet verme” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Mahkeme gerekçeli kararında tanık ifadelerini dikkate almadı.
Mahkemenin verdiği karara hem savcılık hem de Öner’in ailesinin avukatları yeniden itirazda bulundu. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının istinaf başvurusunda, sanığa verilen cezanın fazla olduğu ileri sürüldü. Avukatların başvurusunda ise kararın “hukuka aykırı” olduğu belirtildi. “Görevi ihmal/ihmalen insan öldürme/delilleri karartma” suçlarından yargılanması gereken polislerin tanık olarak dinlendiğine yer verilen başvuruda, tanık polislerin kovuşturma aşamasındaki beyanlarının çelişkili ve ayrıntısız olduğu kaydedildi. Olayda “kasıt” olduğu vurgulanan başvuruda, tarafsız tanık beyanları, hastane ve adli tıp raporlarına işaret edildi. Avukatlar, kararın Öner ailesi lehine bozulması gerektiğini belirtti.
Ancak mahkeme kararı, “fazla ceza tayini” iddiasıyla sanık lehine bozdu.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı
