Rojava eylemleri sırasında “Türk bayrağını indirdiği” iddiasıyla işkence yapılan Diyar Koç için Sincan Hapishanesi’nin önünde eylem yapıldı, işkenceci faillerin cezalandırılması istendi. Devrimci gençler, “Barış iddiası, işkencenin gölgesinde inandırıcılığını yitiriyor” dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Gençlik Meclisi, Gençliğin Devrimci Güçleri (Dev-Güç) ve Yeni Demokrat Gençlik üyeleri, Nusaybin’de “bayrak indirdi” iddiasıyla işkenceyle gözaltına alınan ve tedavisi tamamlanmadan tutuklanan Diyar Koç’un bulunduğu Sincan Cezaevleri Kampüsü önünde açıklama yaptı.
Açıklamada, “Diyar Koç yalnız değildir insanlık onuru işkenceyi yenecek” pankartı açılırken; sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Kurdistan goristan ji bo faşîstan”, “Bijî berxwedana zindanan” sloganları atıldı.
HDK Gençlik Meclisi üyesi Jiyan Bahadır, Koç’un tedavi edilmeden tutuklandığına dikkat çekerek işkence yasağına ilişkin önleme, soruşturma ve cezalandırma yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini söyledi.
Götürüldüğü hapishane idareleri tarafından Koç’un sağlık durumunun “hapishanede kalmasına elverişli olmadığı” gerekçesiyle kabul işlemini yapmadığını ifade eden Bahadır, “Bizler, Diyar Koç’un hukuksuz biçimde hedef alınmasını, hapishane ve hastane süreçlerinde maruz bırakıldığı baskı, şiddet ve insanlık dışı muameleye en güçlü şekilde karşı çıkıyoruz” dedi.
Koç’un hapishane sevki sırasında bir hemşire tarafından ölümle tehdit edildiğini hatırlatan Bahadır, şunları söyledi: “Bu uygulamalar, hem insan onuruna hem de tıp etiğine açıkça aykırıdır. İşkence ve kötü muamele yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı değildir; sistematik baskı, aşağılayıcı uygulamalar ve psikolojik yıldırma da bu kapsamdadır. Saçını ördüğü için görevden alelacele uzaklaştırdığınız sağlık çalışanına yaptığınız uygulamada gösterdiğiniz ivediliği, neden sorumluluğu altında olan hastasına bu muameleyi kendinde hak gören hemşirede de göstermediniz?”
Bahadır, Türkiye’de toplumsal barış umudunu büyütmesi gereken çözüm ve demokratikleşme arayışlarının, bu tür uygulamalarla ağır yara aldığını ifade etti, “Barış ve çözüm iddiası, işkencelerin gölgesinde hapishanelerde hak ihlalleri sürerken inandırıcılığını yitirir. Demokratik bir çözüm süreci ancak hukuk güvenliği, insan haklarına saygı ve siyasal ifade özgürlüğünün teminat altına alınmasıyla mümkündür” dedi.
Koç’un cezaevi ve hastane süreçlerinde yaşadığı tüm hak ihlallerinin bağımsız ve tarafsız heyetlerce soruşturulması gerektiğini belirten Bahadır, taleplerini şöyle sıraladı: “İşkence ve kötü muamele iddialarının etkin biçimde araştırılmasını ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını, sağlık ve savunma hakkının koşulsuz güvence altına alınmasını, demokratik çözüm ve barış iddialarının somut insan hakları adımlarıyla desteklenmesi talep ediyoruz.”
Kaynak: Etha
