İstanbul’da bu yıl “Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” ve “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarlarıyla kutlanacak Newroz Bayramı’na ilişkin deklarasyon açıklandı.
Bir otelde düzenlenen basın toplantısına Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Genel Başkanları Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu ile DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın yanı sıra Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) sözcüleri Pelin Kahiloğulları ve Juliana Gözen, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu ile çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.
Toplantıda Newroz deklarasyonunun Türkçesi HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Kürtçesi ise DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan tarafından okundu.
Açıklamada, “Emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve barışın tüm mücadele güçlerini Newroz alanlarında buluşmaya; umudu büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye ve özgürlük ateşini harlamaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Deklarasyon şöyle:
“Uyanışın ve yenilenmenin adı olan 21 Mart Newrozu’nu bu yıl ‘Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’ şiarıyla karşılıyoruz. Newroz; karanlığa karşı aydınlığın, zulme karşı direnişin, inkâra karşı varoluşun, sömürüye karşı onurlu, hakça yaşama mücadelesinin ve umutsuzluğa karşı örgütlü yeniden doğuşun iradesidir. Halkların ortak kültürel hafızası olan Newroz, ezilenlerin özgürlük yürüyüşü, adalet arayışı ve onurlu yaşam iradesinin tarihsel bir bilinç olarak bugüne taşımasıdır.
Tarih boyunca baskıya, sömürüye, inkâra ve asimilasyona karşı direnen halklar Newroz ateşi etrafında örgütlemiş; kimlik, kültür ve inançlarını savunmuş, dayanışmalarını büyütmüş ve özgürlük yürüyüşlerini daim kılmıştır. Newroz ateşi ezilenlerin, yok sayılanların ve susturulmak istenenlerin varlığının ve sesinin evrensel yankısı olmuştur. Bu tarihsel miras direnişin sürekliliğini kurmuş, umut duygusunu toplumsal bir güce dönüştürmüştür.
Bugün Newrozu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı demokratik, sosyalist ve komünal toplum hedefini büyütme kararlılığıyla karşılıyoruz. Newroz, halkların yaşama hakkının güvence altına alındığı ve iradesinin tanındığı, demokratik hukukun işlediği, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün kurumsallaştığı bir toplumsal düzeni kurma iradesini güçlendirmektedir. Bu yıl yine farklılıklarımızın kimliğiyle, diliyle, inancıyla ve kültürüyle eşit ve özgürce var olabilmesinin, yaşamını eşit ve demokratik temelde inşa etmesinin ortak mücadele ve direnişle mümkün olduğu bilinç ve kararlılığıyla Newroz alanlarına çıkıyoruz. Newroz’un direniş kültürü, özgürlük ve demokrasinin halkların öz gücüyle, dayanışmayla ve örgütlü mücadele, örgütlü toplumla inşa edildiğini tarihsel deneyimle göstermektedir. Büyük bedellerle yürütülen emek, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yegâne yolu ve teminatı kadınların öncülüğü, gençlerin dinamizmi, emekçilerin direnci ve halkların dayanışmasıdır.
Bu bağlamda Sayın Abdullah Öcalan 27 Şubat 2025 yılında yaptığı tarihi çağrıyla birlikte mücadele dolu bir yılı geride bıraktık. Sayın Öcalan ve hareketi sürecin ilerlemesi için üzerine düşen adımları atmış ve siyasal gerekliliklerini yerine getirmiştir. Kürt halkı ve demokrasi güçleri de bu süreçte çözümün gelişmesi ve demokratik dönüşümün sağlanması için gereken desteği vermiştir. Sayın Öcalan’ın tarihsel çağrısı üzerine hareketinin attığı adımlar, halkların eşit ve ortak yaşamını kurma iradesini güçlendirmiş ve halkın örgütlü gücüyle meydanlarda büyüyerek siyasal sonuçlar üretme potansiyelini açığa çıkarmıştır.
Bu süreçte devlet tarafından Meclis bünyesinde Komisyonun kurulması önemli olmakla birlikte; açıklanan nihai rapor Kürt halkı, ezilenlerin ve demokratik kamuoyunun beklentileri ve çözümün asgari şartlarını karşılamaktan uzak bir içerikte olmuştur. Kürt sorununun isminin dahi konulmamış olması sorunların çözüm mercii olan Meclis ve siyasetin Kürt sorunun çözümü için gerekli cesareti gösterememesi ve sorumluluk almaktan kaçınması büyük talihsizlik olmuştur.
Demokratik çözümün gelişmesi, barışın sağlanması ve sürecin pozitif entegrasyon aşamasına taşınması için Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve serbest çalışma koşullarının oluşturulması acil ve zaruri bir gerekliktir. Sürecin ikinci aşamasına geçerken öncelikle umut ilkesinin uygulanarak eşit müzakere şartlarının oluşturulması sürecin ilerlemesinin önemli bir gereğidir. Bu bağlamda, tüm eksikliklerine rağmen Meclis Komisyonu raporunda demokratikleşmeye dair önerilerin bir an önce hayata geçirilmesi ve sürecin ikinci aşamasına uygun gerekli yasal ve anayasal düzenlemelerin ivedilikle yapılması elzem hale gelmiştir.
Barış ve Demokratik Toplum hedefi siyasal bir talep olmanın ötesinde toplumsal inşa sürecidir. Bu süreç bizim için farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği, halkın yerelde ve yerinden yönetim iradesin güçlendiği, kadın özgürlüğünün temel ilke olarak benimsendiği ve doğayla uyumlu bir yaşamın kurulduğu toplumsal inşayı ifade etmektedir. Demokratik toplum, komünal yaşam geliştikçe barışın kalıcılaşması, eşitliğin güvence altına alınması ve ortak yaşamın inşa gelişmesi mümkün olacaktır. Kadın özgürleştikçe toplum özgürleşecek, emek sömürüsü ve doğa talanı geriledikçe adalet güç kazanacaktır.
Baskı ve yasaklara rağmen Newroz halkların iradesiyle büyümüştür. Bugünlere taşınan bu tarihsel irade bundan sonra da demokratik ve özgür toplumun aynı kararlılıkla inşası ve ileriye taşınmasının mayası olacaktır. Newroz ateşi dün olduğu gibi bugün de direnişi büyüten ve geleceğin ortak yaşamını kurma sorumluluğunu güçlendiren bir toplumsal bilinç olarak meydanlara yansıyacaktır. Bu yıl alanlarda taşacak milyonlar demokrasi, emek, özgürlük ve eşitlik taleplerini en güçlü şekilde haykıracak, demokratik toplumu ve komünal yaşamı geliştirmenin sözüne dönüşecek. Newroz, halklarımızın adaleti, düşünce ve ifade özgürlüğünü, siyasal çoğulculuğu ve toplumsal eşitliği kendi öz gücü ve mücadelesiyle inşa etme kararlılığının ifadesi olacaktır.
Erkek egemen zihniyet ve sistemine karşı bitimsiz bir mücadelenin sahibi olan kadınlar Rehşanların, Ronahilerin, Zekiyelerin, Bêrivanların, Kaderlerin, İvanaların ve daha nicelerinin direnci ile hayat bulan kadın özgürlük mücadelesi, bugün demokratik ve komünal toplumun öncülüğünü yapıyor. Kadın özgürlük iradesi bugün ‘jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle dünya kadınlarının özgürlük şiarı olmakta; bir saç örgüsünde evrenselleşerek insanlığa yeni bir yaşamı müjdelemektedir. Erkek egemenliğine, savaş politikalarına ve kadın düşmanı düzene karşı yükselen bu mücadele demokratik toplumun inşa ve kurucu gücünü Newroz alanlarında buluşacaktır.
Günümüz dünyası, emperyalist sömürgeci saldırganlığın ve hegamonyacı tahakkümün savaşlar, işgaller, katliamlar ve soykırımlar eşliğinde ezilen dünya halklarını teslim almaya, yerküremizi toplumsal insani kültür birikiminin ve doğanın fütursuz ve acımasız yıkımıyla karşı karşıya bıraktığı zamanlardan geçiyor. Ortadoğu, bu kanlı ve lanetli tezgahın yine tam kalbinde. İşte Filistin’de, Suriye’de ve şimdi İran’da sürdürülen, Ukrayna’da, Venezuella’da yaşanan tam da bu ölümcül emperyalist- siyonist planın adımları, basamaklarıdır. Tehdit altında olan yerküremizde yaşam ve insanlığın geleceğidir. İşte tam da bu nedenle Rojava’yı sahiplenmede cisimleşen büyük Kürt ulusal direnişi ve enternasyonal dayanışma eylemleri, insanlığın onurunu, doğayı ve geleceğini savunma bilincinin, özgürlüğü yaşama ve yaşatma kararlılığının iradesi ve küresel simgesi olmuştur. İşte bu bize klavuzluk edecek Newroz ruhunun ta kendisidir.
Kadınları, gençleri, emekçileri, işçileri, sanatçıları, aydınları, tüm halkları ve inanç topluluklarını; emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve barışın tüm mücadele güçlerini Newroz alanlarında buluşmaya; umudu büyütmeye, dayanışmayı güçlendirmeye ve özgürlük ateşini harlamaya çağırıyoruz.”
Kaynak: ANF
