Gündem

Adana’da sendikalardan ortak çağrı

Adana’da dört konfederasyona bağlı 21 sendika tarafından, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına tepki göstermek amacıyla ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı DİSK Dev Sağlık-İş Çukurova Şube Başkanı Hüseyin Türkmen okudu.

Türkmen’in Gaziantep’te Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuklanmasına tepki gösterildi. Açıklamada, bu durumun yalnızca bireysel bir yargı süreci değil, sendikal hak ve özgürlükler açısından ciddi bir sorun olduğu vurgulandı.

Sendikalar, Türkmen’in tutukluluğunun hukuki bir tedbir olmaktan çıkıp cezalandırma yöntemine dönüştüğünü belirterek, sendikal örgütlenmenin önündeki baskıların kaldırılması çağrısında bulundu.

Açıklamada, Türkiye’de işçilerin ağır çalışma koşulları ve düşük ücretlerle yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekildi. Özellikle Antep’te yaşanan işçi eylemlerine atıf yapılan açıklamada, işçilerin aylarca maaşlarını düzenli alamadığı, hak aradıklarında ise baskı ve tehditlerle karşılaştıkları ifade edildi. İşçilerin en temel taleplerinin zamanında ve eksiksiz ücret almak olduğu belirtilirken, bu taleplerin dahi karşılanmamasının emek sömürüsünü derinleştirdiği kaydedildi.

Açıklamada, sendikaların işçi sınıfının en temel örgütlenme araçları olduğu vurgulanarak, “Emekçiler tek başına güçsüzdür ancak örgütlü olduklarında haklarını savunabilirler” denildi. Sendikal faaliyetlerin Anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekilerek, bu hakkın engellenmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

Ortak açıklamada, bir sendika başkanının tutuklanmasının tüm işçilere yönelik bir mesaj anlamı taşıdığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

Örgütlenmeyin, sendikalardan uzak durun mesajı verilmek isteniyor. Ancak bizler bu mesajı kabul etmiyoruz. Sendikal mücadele suç değildir. İşçileri örgütlenmeye çağırmak suç değildir.

Açıklamanın sonunda, Mehmet Türkmen’in derhal serbest bırakılması ve sendikal örgütlenmenin önündeki tüm engellerin kaldırılması talep edildi. Ayrıca sendikal faaliyetleri engelleyen kişi ve kurumlar hakkında hukuki işlem başlatılması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada konuşan Av. Tugay Bek, sürecin hukuki değil, emek mücadelesini hedef alan bir nitelik taşıdığını söyledi.

Bek, Mehmet Türkmen’in geçtiğimiz yıl da benzer bir süreçle tutuklandığını hatırlatarak, bu yıl yaşananların daha ağır bir hukuksuzluk içerdiğini ifade etti. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde işçilerin eylemlerine öncülük ettiği gerekçesiyle Türkmen’in yeniden tutuklandığını belirtti. Türkmen’in Sırma Halı işçilerinin ödenmeyen ücretleri ve işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarını gündeme getirdiğini söyleyen Bek, bu açıklamaların suç olarak gösterilmesine tepki gösterdi.

İş kazaları, yaralanmalar ve ölümler yaşandığının inkâr edilmediğini vurgulayan Bek, buna rağmen Türkmen’in “kamuoyunu yanıltma” iddiasıyla tutuklanmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bek, iş kazalarında sorumluluğu bulunan işverenlere yönelik etkili yaptırımlar uygulanmadığını belirterek, eleştirilerin hedefinde olan sendikacıların cezalandırıldığını ifade etti. “İşçiler ölüyor, sakat kalıyor ama bundan dolayı hapse giren bir patron yok. Buna karşı çıkan, önlem alınmasını isteyen sendikacılar tutuklanıyor” diyen Bek, bunun ciddi bir adaletsizlik olduğunu söyledi.

Sendikal faaliyetlerin en temel görevlerinden birinin işçilerin yaşam hakkını savunmak olduğunu vurgulayan Bek, bir sendika başkanının bu nedenle tutuklanmasının Türkiye’de sendikacılığın baskı altında olduğunun göstergesi olduğunu belirtti.

Konuşmasında, Türkiye genelinde sendikalar ve emek örgütlerinin Mehmet Türkmen’e sahip çıktığını belirten Bek, bu dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini ifade etti.

“Mehmet Türkmen’e sahip çıkmak, işçi sınıfının yaşam hakkını ve sendikalaşma özgürlüğünü savunmaktır” diyen Bek, işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinin toplumsal bir dava haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Bugün Mehmet Türkmen, işçilerin yaşam hakkını savunduğu için cezaevinde. Bu kabul edilemez. Bir an önce serbest bırakılmalı. Asıl yapılması gereken, işçilerin can güvenliğini tehlikeye atan ve gerekli önlemleri almayan işverenlerin cezalandırılmasıdır.

Bek’in ardından diğer sendikaların temsilcileri de yaptıkları konuşmalarda Türkmen’in sendikal faaliyet yürüttüğü, bunun da Anayasal güvence altında olduğunu, asla bir tutuklama gerekçesi yapılamayacağı ifade edildi.

Kaynak: Sendika.org

Paylaşın