Gençlik Örgütleri’nin Ankara’da Yunanistan konsolosluğu önünde Atina’daki Prosfygika İşgal Evleri Topluluğu ile dayanışmayı büyütmek için yaptığı eylemde, onların meşru mücadelesine ses olmak ve süren tahliye tehdidine karşı itirazımızı yükseltmek için toplandık açıklaması yapıldı.
Prosfygika, yalnızca binalardan oluşan bir yerleşim alanı değildir. Prosfygika, yüzlerce insanın yaşadığı, birlikte ürettiği, dayanışma içinde var olduğu, öz-örgütlü yaşamın somutlandığı bir yaşam alanıdır. Aynı zamanda mahalle halkı ve daha geniş toplumsal kesimler için kolektif biçimde faaliyet yürüten yapılarıyla, barınma hakkının, birlikte yaşamın ve dayanışmanın savunulduğu bir toplumsal alandır. Haziran 2025’te Attika Bölgesi, Kültür Bakanlığı ve Kamu İstihdam Kurumu’nun yaptığı anlaşmayla, Alexandras Caddesi üzerindeki Prosfygika’nın “yeniden düzenlenmesi” adı altında tasfiyesi hedeflenmiştir. Bu plan 400’den fazla insanın tahliye edilmesini, 22 öz-örgütlü yapının dağıtılmasını ve yaşam alanının sermayeye peşkeş çekilmesini içermektedir. Bugün “yeniden geliştirme”, “düzenleme” ve “restorasyon” adı altında pazarlanan şey gerçekte yoksulların, göçmenlerin, direnenlerin ve dayanışma ağlarının kent merkezlerinden sökülüp atılmasıdır.
Ocak 2026’da ihale sürecine dair bilgilerin ortaya çıkması ve buna paralel biçimde İçişleri ve Güvenlik Bakanlığı sorumluluğunda bir bastırma ve tahliye operasyonunun planlandığının duyurulması bu saldırının ne kadar somut ve yakın olduğunu göstermiştir. Attika Bölge Valisi Nikos Chardalias’ın 18 Mart 2026’da yaptığı açıklamalar da projenin ilk aşamasının çok yakında hayata geçirilmek istendiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu saldırıya karşı Prosfygika en başından beri açık bir tutum almıştır. Bu özgürleştirilmiş alanı ve burada kurulan öz-örgütlü yaşamı savunacaklarını ilan etmişlerdir. Bu kararlılığın bir parçası olarak, Aristotelis Chantzis 5 Şubat 2026’da yaşamı savunmak için açlık grevine başlamıştır. Bugün açlık grevinin yarattığı sağlık riskleri her geçen gün daha da ağırlaşırken, yetkililer ve ana akım medya sessizliğini sürdürmektedir. Bu sessizlik tarafsızlık değil saldırıya ortak olmaktır. Yüzlerce insanın evsiz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, bir direnişçinin sağlığının her gün daha kritik hale geldiği bir durumda yetkililerin suskunluğu kabul edilemez. Oradaki direnişçilerin de vurguladığı gibi yetkililer yaşananların tümüyle farkındadır, bu nedenle Aristotelis’in sağlığıyla ilgili doğabilecek sonuçların ve olası bir tahliyenin yaratacağı ağır yıkımın sorumluluğu doğrudan bu saldırıyı planlayan kurumların üzerindedir. Atina merkezinde Gyzi ve Ambelokipi bölgelerini de kapsayan geniş çaplı dönüşüm planı, kentlerin halk için değil sermaye için yeniden düzenlenmek istendiğini göstermektedir. Bugün Prosfygika’da olan, dünyanın pek çok yerinde benzer biçimlerde karşımıza çıkan rant, tahliye ve yerinden etme politikalarının bir parçasıdır.
Bizler gençlik olarak bu saldırının karşısında olduğumuzu ilan ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki bugün Prosfygika’ya yönelen saldırı yarın başka mahallelere, başka işgal evlerine, başka direniş alanlarına yönelecektir. Dayanışma yalnızca bir destek biçimi değil, yaşam alanlarımıza, kolektif geleceğimize ve mücadele hakkımıza sahip çıkmanın zorunlu bir yoludur.
