Umut Gazetesi olarak 1 Mayıs’a doğru giderken AKP-MHP faşist iktidarının baskı ve saldırılarına ilişkin Dev-Lis adına konuşan Ramazan ile bir röportaj gerçekleştirdik. Gerçekleştirmiş olduğumuz röportajı okurlarımıza sunuyoruz.
1-) Liseliler; güvencesiz okullar, ezberci bilimsellikten uzak eğitim sistemi ve MESEM’lerde yaşanan emek sömürüsü gibi sorunlarla bu yıl 1 Mayıs’a gidiyor. Bu koşullarda 1 Mayıs’ı ve bu yılki mücadele hattını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında saydığınız tüm bu sorunlar, özellikle de gençlerin emek değerinin ve buna bağlı olarak geleceklerinin çalınması, bizi bu mücadele hattına daha sıkı bağlayan başlıca nedenlerdir. Gençler, 1 Mayıs için örgütlenirken aynı zamanda halkımızı da sömürüye ve yoksulluğa karşı örgütlemektedir. Net bir şekilde söyleyebilirim ki bu yıl mücadele hattı gençlik açısından oldukça verimli geçti. Tüm bunları ele aldığımızda, bu 1 Mayıs’ın geçmiş yıllardaki gibi coşkuyla kutlanacağına dair hiçbir şüphem yok.
2-) Bu yıl Dev-Lis olarak hangi taleplerle alanlarda olacaksınız?
Bu yıl da geçmiş yıllarda olduğu gibi, MESEM’lerdeki emek sömürüsüne karşı; güvenli, anti-militarist bir eğitim için, çocukların ölmediği okullar ve bilimsel, anadilde, demokratik bir eğitim sistemi talebiyle 1 Mayıs alanlarında olacağız.
3-) 1 Mayıs’a giderken nasıl hazırlanıyorsunuz? Nasıl etkinlikler planladınız?
1 Mayıs’a doğru giderken, hem kendi örgütlü yoldaşlarımızla kültürel etkinlikler düzenliyor hem de toplumumuzu bilinçlendirmek amacıyla sokaklarda eylemler örgütlüyoruz. Yaptığımız atölyelerle kendimizi de 1 Mayıs’ın önemi konusunda geliştiriyoruz. Okullarımızda sıra arkadaşlarımızı bilinçlendirmek ve onları 1 Mayıs’ta saflarımıza davet etmek amacıyla bildiriler dağıtıyoruz.
4-) Sizce 1 Mayıs, gençlik kesimleri açısından nasıl bir anlam ve rol taşıyor?
1 Mayıs yalnızca Türkiye emekçilerinin kutlaması değil, toplumun tüm ezilen kesimleri için büyük bir anlam taşımaktadır. Özellikle öğrenci gençlik açısından ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü günümüzde gençlik yoksullaştırılmakta, sermayeye adeta köleleştirilmekte, ucuz iş gücü haline getirilmekte ve sosyal yaşamın her alanından uzaklaştırılmaktadır. Bu noktada 1 Mayıs, aynı zamanda bir hesap sorma günüdür. Sermayeye ve köhnemiş düzene karşı alanlarda olmanın anlamı ve önemi tam da burada yatmaktadır.
