Gündem

KCK: Mücadelemizde onları yaşatacağız

Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerinin üzerinden 54 yıl geçti. Türkiye halklarının özgürlük, demokrasi, sosyalizm mücadelesine büyük değerler katan bu 3 büyük devrimciyi minnet ve saygıyla anıyoruz” dedi.

“İdam sehpasında ‘yaşasın halkların kardeşliği’ diyen bu 3 büyük devrimci, Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya Türkiye’deki devrimci demokrasi mücadelesinde yeni bir dönem başlattılar” denilen KCK açıklamasında şu hususlara yer verildi: “Bu devrimciler Kürdistan’daki özgürlük mücadelesinin gelişmesinde de önemli pay sahibidirler. Kürt halkının özgürlük sorununun olduğunu kabul eden bu devrimciler, Kürt sorununun Türkiye’deki sol ve demokrasi güçlerinin içinde gündemleşmesini de sağladır.

Rêber Apo bu devrimcilerin hem devrimci mücadeleci duruşlarından hem de Kürt sorununa yaklaşımlarından etkilenmiştir. Deniz, Hüseyin ve Yusuf idam edilmeye götürüldüklerinde Rêber Apo da onlara yakın bir bölümde Mamak Cezaevinde tutukludur. Bu 3 devrimci idam edildiğinde Rêber Apo ‘öyle bir mücadele yürütmeliyiz ki, süreklileşsin ve kesintiye uğramasın’ sözünü vermiştir.

Bu 3 devrimcinin idamı Kürt gençlerini de derinden etkilemiş, Kürt gençleri devrimci duygular taşımıştır. Bu Kürt gençleri önemli oranda Kürt halkının özgürlük mücadelesine yönelmiştir. Apocu grup ve PKK, bu gençleri Kürt özgürlük mücadelesi içine çekmiştir. 3 devrimcinin idam edilmesi sonrası değişen Türkiye siyasi ortamında Özgürlük Hareketimiz de güç almış, mücadeleyi geliştirmede değerlendirmiştir.

Kürt Özgürlük Hareketi olarak mücadelemizin bir amacı da bu büyük devrimcilerin özlemi olan demokratik Türkiye’yi yaratma temelinde Kürt halkının özgürlük sorununu çözmektir. Onların bu özlemlerinin Türkiye’de mutlaka gerçekleşeceğine inanıyor, mücadelemizde onları yaşatacağımız sözünü bir kez daha yineliyoruz.

9 Mayıs 2010’da PJAK’lı devrimciler Şirin Elemhuli, Ali Hayderyan, Ferzad Kemanger ve Ferhad Vekili İran devleti tarafından idam edilmiştir. Bu idamlarla Doğu Kürdistan’da Kürt halkının özgürlük mücadelesi sindirilmek istenmiştir. Ancak İran devleti bu amacına ulaşamamış, aksine Kürt halkı bu devrimcilere bağlılık temelinde özgürlük tutkusu ve mücadelesini daha da geliştirmiştir. Bugün Doğu Kürdistan’da Kürt halkının özgürlük tutkusu ve mücadele azmi yüksek bir düzeye çıkmışsa bunda idam edilen bu şehitlerin büyük etkisi vardır.

İran rejimi, halkların özgürlük ve demokrasi taleplerini idamlarla ve baskıyla bastırma politikası yürüttüğünde doğru politikalar üretememekte ve sorunları daha da ağırlaştırmaktadır. İran, bugün büyük bir çıkmaz içine girmişse bu idamlarla mevcut siyasi sistemi ayakta tutma politikasından kaynaklanmaktadır.

Ne 4 Kürt devrimcinin idamı, ne de bundan sonraki idamlar İran’ı mevcut krizli durumlardan çıkarmaz. Tek çıkış yolu halkın desteğini alıp meşruiyetini güçlendirecek demokratikleşme adımlarıdır. İran, dış güçlerin müdahalelerini de ancak böyle önleyebilir.

4 devrimcinin idamını Kürt halkı hiçbir zaman unutmayacak, onları özgür Kürdistan ve demokratik İran’da yaşatacaktır.

Şehit Ozan Mizgin de 11 Mayıs’ta Türk ordusu ile girdiği bir çatışmada şehadete ulaşmıştır. Eğer bugün Kürt kültürü ve sanatında gelişme varsa bunda Ozan Mizgin’in büyük bir emeği vardır. Ozan Mizgin ancak mücadele ile Kürt kültür ve sanatının ayağa kalkacağına ve Kürt halkının özgürlük ruhunu yaratacağına inanmıştır. Bu inançla Ozan Sefkan gibi gerillaya katılmış ve şehit düşmüştür. Daha sonra da Ozan Hogir, Ozan Sipan, Ozan Serhat gibi birçok kültür ve sanat çalışması yürüten arkadaşımız gerillaya katılıp şehit olmuştur. Böyle bir devrimci sanatçı ve sanat geleneği yaratan Ozan Mizgin’i de minnet ve saygıyla anıyor, onun sanatçı kişiliğinde bulunan derin yurtseverlik ve özgürlük tutkusunu mücadelemizde yaşatacağımız; Kürt halkının varlığını kalıcılaştırmayı ve özgür yaşamını mutlaka sağlayacağımız sözünü veriyoruz.”

Kaynak: ANF

Paylaşın