İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” talepli eylemlerinin 900’üncü haftasında da Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı.
Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eyleme kayıp yakınları, hak savunucuları, milletvekilleri, çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilci katıldı.
900 hafta ve kayıpların fotoğraflarının taşındığı eylemde konuşan İHD Amed Şube Eşbaşkanı Ercan Yılmaz, aileler ile birlikte 900 haftadır engelleme girişimlerine rağmen eylemlerini sürdürdüklerini, gerçekler ortaya çıkana kadar alanda olmaya devam edeceklerini ifade etti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekilli Serhat Eren ise, “900 haftadır bu meydanda ‘Çocuklarımız nerede?’ diye soruyorlar. Adalet peşinde olan anneler Hakikat Komisyonu oluşsun istiyorlar. Demokratik bir toplum istiyorlar. Dünyada tüm barış süreçlerinde kaybettirenlerin katilleri yargılandı, gerçekler açığa çıkarıldı. Burada da aynı şey olabilir. Endonezya ve İrlanda sürecinde olduğu gibi geçmiş ile hesaplaşılması gerekiyor. Eğer yapamazsak toplumun hafızasını onaramayız” diye konuştu.
CHP Milletvekilli Sezgin Tanrıkulu ise adalet talebinde bulunarak, kayıplar bulunana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak ise 90’lı yılların karanlığının aydınlatmaya yetkililerin cesaretinin olmadığını belirterek, aydınlatma cesaretinin direnenlerde olduğunu ifade etti.
Aileler ve İHD’nin 900 haftadır direndiğini belirten Amed Baro Başkanı Abdulkadir Güleç,, “90’lı yıllardan bu yana Kürdistan’da kaybedilenler için direnen anneleri buradan selamlıyorum. Amed’de 60’tan fazla kayıp dosyası açıldı. Savcılığa diyalog için açık olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Kendisine ilettik. Görüşmeye devam edeceğiz. Eğer bu ülkede kalıcı barışın tesisi isteniyorsa geçmişle cesurca yüzleşilmesi gerekiyor” dedi.
Kayıp yakınları ise, sorumluların açığa çıkartılması gerektiğini belirtti. Aileler, kayıplar bulununcaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyerek, “Hakikatleri Araştırma Komisyonu”nun kurulması çağrısında bulundu.
Konuşmaların ardından 7 Mayıs 1994’te Amed’in Licê ilçesine bağlı Mizag köyünde gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Mehmetcan Ayşin’in akıbeti soruldu. Kayıp hikayesini İHD Şube Eşbaşkanı Suzan Mehmetoğlu tarafından okundu. Mehmetcan Ayşin’in kayıp öyküsü şöyle: “5 Mayıs 1994 tarihinde köye askerler tarafından baskın düzenlenir. Yapılan baskında köyde bulunan genç/yaşlı 53 erkek gözaltına alınır. Gözaltına alınanlardan biri de Mehmetcan Ayşin’di. Baskının ertesi günü 49 kişi serbest bırakılır. Aradan geçen 6 günün sonunda Mehmetcan Ayşin dışındaki 3 kişi daha serbest bırakılır. Bunun üzerine karakola giden aileye kolluk görevlileri tarafından Mehmetcan Ayşin’in savcılığa çıkarılacağı ve oradan serbest bırakılacağı söylenir. Ancak Mehmetcan Ayşin ne savcılığa sevk edilir ne de serbest bırakılır.
Mehmetcan Ayşin hakkında bir türlü bilgi alamayan ailesi devlet dairelerinde çeşitli girişimlerde bulunur. Aile önce DGM’ye başvuruda bulunur ancak ailenin dilekçesi işleme konulmadan geri çevrilir. Bunun üzerine OHAL Valiliği’ne başvuran aile, Lice Asayiş Komutanlığı’na yönlendirilir. Lice Asayiş Komutanlığı’na başvuruda bulunan aileye komutanlık ‘Söz konusu tarihte operasyon düzenlenmediğini ve adı geçen kişileri gözaltına almadıklarını’ bildirirler. 7 Mayıs 1994’ten bu yana Ayşin’den haber alınmaz.”
Açıklama yapılan oturma eylemi ardından sona erdi.
Kaynak: ANF
