Sosyalistlere yönelik siyasi kırım saldırısında tutsak edilen BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan’ın yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kaplan’ın tutukluluğunun devamına karar verildi.
3 Şubat’ta sosyalistlere yönelik siyasi kırım saldırısında tutsak edilen BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan’ın yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Canan Kaplan ve avukatının hazır bulunduğu duruşmayı Bilim Sanat Estetik Eğitim Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) ve Birleşik Devrimci Parti (Devrimci Parti) takip etti.
Canan Kaplan savunmasında uzun yıllardır sosyalist bir sanatçı olarak işini yaptığını ifade ederek şunları söyledi: “5- 6 yıldır hem BEKSAV’da müzisyen olarak hem de Sanat ve Hayat dergisinin editörü olarak çalışmaktayım. BEKSAV Eşbaşkanı olduğum, sosyalist bir müzisyen olduğum, uluslararası etkinliklere katılıp tercümanlık yaptığım açıkça beyan ettiğim kimliğim ve işimdir, gizlemediğim şeylerdir.”
1 Mayıs’ta gözaltına alınan arkadaşları için adliyeye gitmesinin dosyada yer aldığını belirten Kaplan, “Arkadaşlarıma desteğe gittim. Sanatçı arkadaşlarımla dayanışma göstermem kadar doğal bir şey olamaz. Tercümanlık yapmaktayım. Birçok ünlü duruşmaya, örneğih Osman Kavala gibi duruşmalara katılır, tercümanlık yaparım” dedi.
Canan Kaplan, Leyla Abay’ın cenazesinin dosyada yer almasına tepki gösterdi. “Leyla Abay’ın cenazesine katıldım. Kalp krizinden hayatını kaybeden bir sosyalistin cenazesinin bu şekilde terörize edilmesini hazmedemiyorum. Leyla Abay onuruyla yaşamış, sosyalist bir kadındır” dedi.
BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan, dosyada Atılım Gazetesi’nin 30. yıl etkinliklerinin, “örgütün düzenlediği” etkinlikler olarak yer almasına dair, şunları söyledi: “Bu etkinliklere sanatçı olarak davet edildim ve katıldım. Sahnede şarkılarımızı söyledik. Bu etkinlikler Atılım Gazetesi’nin etkinlikleridir.”
Kaplan, dosyadaki para transferlerine dair uzun yıllardır profesyonel olarak çevirmenlik yaptığını ve Sanat ve Hayat Dergisinin editörü olduğunu ifade etti. Kaplan, transferlerin açıklamalarında da çeviri ve dergi ödemeleri olduğunun yer aldığını söyledi.
Kaplan, “Ben sanatımı, emeğimi, dilimi tüm ezilenlerin emeğine, hizmetine sunan birisiyim. BEKSAV’ın Eşbaşkanıyım, sosyalist bir kadınım. Onuruyla yaşamaya çalışan bir insanım” diyerek tahliyesini istedi.
Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan itirafçı Nehir Gevenci, Canan Kaplan’ı yalnızca ismen tanıdığını ve MLKP’nin yayınlarında çalıştığını öne sürdü. Mahkeme Başkanı, önceki ifadesinde “BEKSAV’da çalışma yürütür” dediğini hatırlatarak ifadelerindeki çelişkiye dikkat çekti.
Savcı, tutukluluğun devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar vererek duruşmayı 6 Ağustos 2026’ya erteledi.
Kaynak: Etha
