Gündem

Meksika’da anneler adalet için statların önünde direnişte

2026 Dünya Kupası’nın açılışı Meksika’da futbol coşkusundan çok kayıp yakınlarının isyanına sahne oldu. Ülkede 130 bini aşkın kaybın akıbeti hala bilinmezken, kayıp yakınları ve insan hakları örgütleri maçların oynandığı statların önünde eylemler düzenledi.

2026 FIFA Dünya Kupası’nın ABD, Meksika ve Kanada ortaklığında başlamasıyla birlikte milyonlarca insan gözünü statlara çevirdi. Ancak Meksika’da turnuvanın açılışı, kayıp yakınlarının yıllardır sürdürdüğü adalet ve kayıplar mücadelesini yeniden görünür hale getirdi.

Puebla’daki Cuauhtémoc Stadyumu çevresinde toplanan binlerce kayıp yakını, milyarlarca dolar harcanan futbol turnuvasının gölgesinde çocuklarının, kardeşlerinin ve yakınlarının fotoğraflarını taşıyarak seslerini duyurdu. Meksika devletinin polis ve asker barikatları nedeniyle taraftarlara ulaşmaları engellenen aileler, stat çevresinde protestolarını sürdürdü.

Milyarlarca doların Dünya Kupası organizasyonlarına aktarıldığı ülkede, aileler devletin cezasızlık politikalarına ve zorla kaybetme suçlarındaki sorumluluğuna dikkat çekerek “Onları canlı aldınız, canlı istiyoruz” sloganları yükseltti.

Puebla’daki “Kayıp İnsanların Sesi” kolektifinin kurucularından María Luisa Núñez, polis barikatlarının önünde yaptığı konuşmada devletin kayıplar karşısındaki tutumuna tepki gösterdi.

Dokuz yıl önce kaybedilen ve kemiklerine ancak 2022 yılında ulaşılabilen oğlu Juan de Dios Núñez’in fotoğrafını taşıyan Núñez, megafonla yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Umarım başınıza böyle bir şey gelmez. Ama bir gün siz de kaybolursanız, biz isyankar kadınlar sizi de aramaya çıkacağız.”

Aynı eylemde konuşan Alicia Escobedo ise kaybedilen oğlu Guillermo Raúl López’in fotoğrafını taşıyarak, Dünya Kupası gibi uluslararası etkinliklerin Meksika’daki kayıplar gerçeğini görünür kılması gerektiğini vurguladı.

Kızı Karla Alejandra Tela’nın 2024 yılında kaybedildiğini anlatan Gabriela Flores de yıllardır süren belirsizliğin aileleri tükettiğini belirterek, “Belki birileri onları görmüştür, bize bilgi verebilir” dedi.

Resmi verilere göre Meksika’da kayıp ve akıbeti bilinmeyen kişi sayısı 130 bini aşmış durumda. Puebla eyaletinde ise 2 bin 500’den fazla kişinin kayıp olduğu belirtiliyor.

İnsan hakları örgütleri, zorla kaybetmelerin yalnızca geçmişteki “Kirli Savaş” dönemine ait olmadığını, günümüzde de devam eden yapısal bir insan hakları ihlali olduğunu vurguluyor. Özellikle uyuşturucu kartelleri, paramiliter yapılar, polis ve askeri güçlerin baskısı ve devlet kurumları arasındaki ilişkilerin cezasızlık sistemini beslediğine dikkat çekiliyor.

Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmeler Komitesi’nin Meksika’daki tabloyu “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirme girişimi ise hükumet tarafından reddedilmişti.

Kayıp yakınlarının eylemleri yalnızca Puebla ile sınırlı kalmadı. Başkent Meksiko’da bulunan Azteca Stadyumu çevresinde de çok sayıda aile ve insan hakları örgütü bir araya geldi.

Yoğun polis sığınağı nedeniyle stadyuma ulaşamayan eylemciler, giriş noktalarında anma törenleri düzenledi. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüş boyunca “Meksika zorla kaybetmelerde şampiyon”, “Onları canlı götürdüler, canlı istiyoruz” ve “Top eve dönüyor, peki kaybolanlar ne zaman dönecek?” sloganları atıldı.

Kayıp yakınları, Dünya Kupası organizasyonu için seferber edilen devlet olanaklarının, kayıpların bulunması ve adaletin sağlanması için kullanılmadığına dikkat çekiyor.

Meksika’daki kayıp aileleri, Dünya Kupası boyunca eylemlerini sürdürmeye kararlı olduklarını açıkladı. Anneler ve insan hakları savunucuları, turnuvanın yarattığı uluslararası ilgiyi kullanarak zorla kaybetmeler gerçeğini dünya kamuoyunun gündemine taşımayı hedefliyor.

Statların içinde milyonlarca dolarlık organizasyonlar ve sponsor gösterileri sürerken, dışarıda binlerce aile kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarıyla beklemeyi sürdürüyor.

Kaynak: Etha

Paylaşın