Aristotelis Chatzis’in (129 gün) ve Suzon Doppagne’ın (44 gün) sürdürdüğü açlık grevinin eşlik ettiği; Yunanistan genelinde ve uluslararası alanda gelişen, birkaç gün önce de 33 Avrupa Parlamentosu milletvekilinin (Sol, Yeşiller, Sosyalistler ve Bağımsızlar) Avrupa Komisyonu’na soru önergesi sunmasına kadar uzanan güçlü dayanışma seferberliğinin takip ettiği zorlu ve ağır bedeller ödenen bir mücadelenin ardından, Atina Belediye Başkanı artık mevzuatın öngördüğü şekilde doğrudan ilgili taraflarla herhangi bir istişare sürecinin yürütülmediğini kabul etmektedir.
Bu durum, hükümetin parlamentodaki resmi söylemleriyle açıkça çelişmektedir. Nitekim E. Tsakalotos, A. Kazamias ve Z. Konstantopoulou’nun güncel soru önergelerine Papathanasis ve Spanakis tarafından verilen yanıtlarda bir yandan sözde tükenmiş bir diyalog sürecinden bahsedilirken, diğer yandan felaket senaryoları ileri sürülmektedir. Aynı şekilde hükümet sözcüsü P. Marinakis’in, Ch. Avramidis’in sorusuna verdiği yanıtta dile getirdiği kitlesel tahliye tehditleri ve “yasanın insan haklarının üzerinde olduğu” yönündeki yaklaşım da bunun bir başka örneğidir.
Neredeyse yirmi yıldır Mülteci Evleri’nde (Prosfygika) yaşayan, bu alanı koruyan, savunan ve yaşatan Topluluğu dışlayan kapalı kapılar ardındaki herhangi bir “diyaloğun” bütünüyle geçersiz olduğu artık açıktır.
Atina Belediye Başkanı, Topluluğu bu süreçteki en doğal muhatap olarak tanıyarak “azami toplumsal mutabakat” arayışını gündeme getirmiştir. Aynı zamanda Attika Bölge Başkanı N. Hardalias’ı, hükümeti, tüm siyasi grupları ve ilgili kurumları bu diyaloğa yapıcı biçimde yaklaşmaya çağırmaktadır.
Bu girişimi olumlu ve doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle daveti kabul ediyor; önceden alınmış kararlar olmaksızın yürütülecek, Topluluğun doğal muhatap olarak tanındığı ve her türlü tartışmanın mevcut gerçekliğin kabulüyle başlayacağı esaslı bir diyaloğa açık olduğumuzu beyan ediyoruz:
Mülteci Evleri (Prosfygika) boş bir alan değil; sosyal yapıları, kolektif yaşamı ve onlarca yıla yayılan tarihsel varlığıyla yaşayan bir Topluluktur.
Atina Belediye Başkanı, kurumsal konumu gereği, Bölge Yönetimi ve hükümet tarafından Topluluğa yönelik olarak sürdürülen baskı ve yıkım planlarının devam etmesini engelleme imkânına sahiptir. Zira sosyal konutlar ve bölgede gerçekleştirilecek her türlü çalışmanın ruhsatlandırılması konusunda yetkili kurumlardan biridir.
Bizim beklentimiz, bu girişimin yalnızca sözde kalmaması; açıklamaların somut adımlara dönüşmesi ve diyalog yönündeki iradenin gecikmeksizin resmi davetlerle hayata geçirilmesidir.
Gelişmeleri beklerken, 25 Mayıs 2026 tarihinde Atina Barosu’nda düzenlediğimiz basın toplantısında taahhüt ettiğimiz üzere, yeni açlık grevcilerinin sürece dahil edilmesi kararını geri çekiyoruz.
Açlık grevcileri Aristotelis Chatzis ve Suzon Doppagne, hepimiz gibi bir çözüm bulunabilmesi için ilgili tüm tarafların en kısa sürede olumlu yanıt vermesini bekleyerek mücadelelerini sürdürmektedir.
Mülteci Evleri’nin (Prosfygika), sosyal konut, dayanışma, kamu yararı ve kolektif hafıza temelinde varlığını sürdüren yaşayan bir Topluluk olarak kalması için mücadele etmeye devam ediyoruz.
İşgal Edilmiş Mülteci Evleri (Prosfiyika) Topluluğu
13 Haziran 2026
