Gündem

Hatimoğulları: Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı

Meclis grup toplantısında gündemi değerlendiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, bu sabah gerçekleşen NATO gözaltılarına tepki gösterdi, “Gecenin bir yarısı yapılan bu baskınlar halkların barış talebine, sosyalistlerin ve devrimcilerin NATO’ya ve savaş politikalarına itirazına karşıdır” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis grup toplantısında gündemi değerlendirdi.

NATO zirvesi öncesinde bu sabah gerçekleşen gözaltılara tepki gösteren Hatimoğulları, “Savaş politikalarına, NATO’ya ve emperyalizme karşı söz söylemek suç değildir” dedi. Bileşen partilerin başkan ve üyelerinin de gözaltında olduğuna dikkat çeken Hatimoğulları, gözaltındakilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

Hatimoğulları şunları söyledi: “Bütün dünya açlıkla, yoksullukla karşı karşıya kalmışken; dünyada milyarlar, Türkiye’de milyonlar açlıkla yüz yüze kalmışken silahlanmaya bu kadar büyük bir payın ayrılmasına itiraz ettikleri için şimdi gözaltındalar. Bu hepimizin itirazıdır. Gecenin bir yarısı yapılan bu baskınlar halkların barış talebine, sosyalistlerin ve devrimcilerin NATO’ya ve savaş politikalarına itirazına karşıdır. Bu itiraz susturulamaz. Halkların barış talebi kapı kırılarak bastırılamaz. Ankara’yı büyük bir cezaevine dönüştürerek bu itiraz bastırılamaz, engellenemez. NATO yasakları kapsamında Ankara’da yurttaşların demokratik hakları iki hafta boyunca askıya alınıyor valilik kararıyla. DEM Parti olarak bu karara itiraz ediyoruz. Bu itirazımız sadece sözlü değil. Ayrıca Hukuk Komisyonumuzun başvurusuyla DEM Parti olarak dava açtık.”

Kobane kumpas davasına dikkat çeken Hatimoğulları, şunları söyledi: “Bizler barışı konuşurken, geçtiğimiz çarşamba günü görüştüğüm Ayşe Gökkan, cuma günü çıktığı duruşmada 19,5 yıl hapse mahkum edildi. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ve halihazırda çok önemli AİHM kararları var Kobanî Kumpas Davası ile ilgili. Hem Selahattin Demirtaş için hem başka arkadaşlarımız için. Buradan bir kez daha şunu ifade ediyoruz. AİHM kararları acilen uygulanmalıdır. Sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven şahsında, hapishanede bulunan bütün siyasi tutsaklara buradan selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Sizler dışarıda olana dek bu mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz.”

Onur Haftası’nda gerçekleşen yasak ve saldırılara da tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, “Baskıya, sansüre ve nefrete karşı bizler dayanışmayı büyüteceğiz. Düşünce ve ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve demokrasiyi yok sayanlara karşı, bizler bütün bu değerleri sonuna kadar savunacağız ve mağdur olan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Meclis’te kadın gazetecilere yönelik çıplak aramaya varan girişim kabul edilemez” diyen Hatimoğulları, Ankara’da direnen öğretmenlerin de taleplerinin kabul edilmesini istedi.

Asgari ücrete Temmuz’da zam yapılması talebi de DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın gündemindeydi: “Temel yurttaşlık geliri acilen hayata geçirilmeli. Biliyorsunuz geçmiş dönemlerde temmuz ayında asgari ücrete zam yapılırdı. Bir süredir bunu kaldırmış durumdalar. Temmuzda emekli maaşlarına ve asgari ücrete mutlaka ama mutlaka zam yapılmalı, emekli maaşı ve asgari ücret 60 bin TL’ye yükseltilmeli.”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, beklenen çerçeve yasa için Meclis’in irade göstermesi gerektiğini söyledi, “Meclis irade göstermiyor. Çatışmanın sürmesini mi istiyorlar? PKK’lilerin gelip yaşama katılması bu ülkeye ne kaybettirecek? Nedir onları yasal adım atmaktan alıkoyan?” dedi. Evet, buyurun. Bu sorular DEM Parti’nin soruları değil; bu sorular Kürt yurttaşımızın, Türkiyeli yurttaşımızın soruları. Buyursun, Meclis bu sorulara yanıt versin. Şu artık bir gerçek ki şimdiden sonra iyi niyet beyanlarıyla bu süreç götürülemez. Bu nedenle çerçeve yasanın acilen zaman kaybetmeksizin çıkması lazım” dedi.

AKP Sözcüsü’nün, “Bugün itibarıyla yeni bir aşamadayız, yasal çerçeve aşamasına gelindi” açıklamasını hatırlatan Hatimoğulları şunları söyledi: “Beklentimiz açık ve nettir. Bu süre zaten temmuz ayını geçmemelidir. Çerçeve yasa bu yasama dönemi kapanmadan Meclis’e gelmeli. ‘Yetiştiremedik, ne yapalım, gelecek döneme kalsa bir şey olmaz’ gibi yaklaşımlar kabul edilecek yaklaşımlar değildir. Ümit ediyoruz ki daha sonra bize böyle yaklaşımlarla gelinmez.”

Kaynak: Etha

Paylaşın