140 gündür açlık grevinde olan Aristotelis Chantzis’in sağlık durumunun kritikleşmesi üzerine binlerce kişi Atina’da alanlara çıktı. Parlamento önünde buluşan kitle, Prosfygika’ya yönelik tahliye planlarının durdurulmasını ve açlık grevcilerinin taleplerinin kabul edilmesini istedi.
Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Prosfygika İşgal Topluluğu üyesi Aristotelis Chantzis’in sağlık durumunun ağırlaşması üzerine binlerce kişi Parlamento önünde bir araya geldi. Prosfygika İşgal Topluluğu ve dayanışma ağlarının çağrısıyla Syntagma Meydanı’nda gerçekleşen eylemde, hem açlık grevcileriyle dayanışma gösterildi hem de Prosfygika’yı hedef alan tahliye ve rant projelerine karşı mücadele iradesi ortaya konuldu.
140 gündür açlık grevinde olan Aristotelis Chantzis’in ciddi nörolojik hasar ve hayati risk nedeniyle George Gennimatas Hastanesi’ne kaldırılmasının ardından yapılan çağrı, kısa sürede kitlesel bir dayanışma gösterisine dönüştü. Açlık grevinin 54’üncü günündeki Suzon Doppagne’nin de taleplerinin sahiplenildiği eylemde, grevcilerin taleplerinin derhal kabul edilmesi istendi.
Parlamento önünde açılan pankartlarda, uzun süreli açlığa bağlı akut beyin hasarı teşhisiyle hastaneye kaldırılan Chantzis’in şu sözleri öne çıktı: “Adalet ya da ölüm gerçekleşene kadar kazanacağız. Mücadele geri adım atmaz, aksine şimdi başlıyor.”
Eylemciler, yaklaşık 400 kişinin kolektif yaşam sürdürdüğü tarihi Prosfygika yerleşiminin boşaltılarak yatırım ve kentsel dönüşüm projelerine açılmak istenmesine tepki gösterdi. Prosfygika’nın yalnızca bir konut alanı değil, göçmenlerin, emekçilerin, devrimcilerin ve dayanışma ağlarının ortak yaşam alanı olduğuna dikkat çeken kitle, tahliye planlarının derhal geri çekilmesini talep etti.
Dayanışma yalnızca meydanlarla sınırlı kalmadı. Chantzis’in tedavi gördüğü hastaneye de çok sayıda destek ziyareti gerçekleştirildi. Attika Belediyeler ve Kamu Hizmetleri Çalışanları Sendikası Başkanı ve PAME temsilcisi Spyros Konstantas, George Gennimatas Hastanesi’ni ziyaret ederek açlık grevcileriyle dayanışma mesajı verdi.
Konstantas, yaptığı açıklamada, “Yoldaşımızın mücadelesiyle dayanışma içindeyiz. Prosfygika’da direnen insanların taleplerine saygı duyulmalı ve bu talepler derhal karşılanmalıdır” dedi.
Atina’da yükselen dayanışma, Prosfygika direnişinin yalnızca bir mahalleyi değil, kolektif yaşam alanlarını, barınma hakkını ve kent hakkını savunan daha geniş bir mücadelenin parçası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Atina’nın merkezindeki Prosfygika Direniş ve kolektif yaşam evleri, 1922 yılında Anadolu’dan sürgün edilen Rum nüfus için inşaa edilmişti. Yıllar içerisinde mahalle, yalnızca bir yerleşim alanı değil; göçmenlerin, emekçilerin, antifaşistlerin ve devrimcilerin kolektif yaşam alanlarından biri haline geldi.
Yaklaşık 400 kişinin yaşadığı Prosfygika, uzun süredir devletin tahliye ve dönüşüm planlarının hedefinde bulunuyor. Mahalle halkı ve dayanışma ağları, bölgenin boşaltılarak yatırım projelerine açılmasına karşı mücadele yürütüyor.
Prosfygika İşgal Topluluğu üyesi Aristotelis Chantzis, tahliye saldırılarının durdurulması, mahallede yaşayanların haklarının tanınması ve devlet baskısına son verilmesi talebiyle 5 Şubat’ta açlık grevine başladı. Daha sonra Suzon Doppagne de 1 Mayıs’ta açlık grevi ile direnişte yerini aldı.
Açlık grevinin ilerleyen günlerinde Chantzis’in sağlık durumu ağırlaştı. Uzun süreli açlığa bağlı olarak ciddi nörolojik sorunlar yaşayan Chantzis, açlık grevinin 138. gününde hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumunun kritikleşmesi üzerine Yunanistan’ın birçok kentinde ve uluslararası alanda dayanışma eylemleri düzenlendi.
Direnişçiler, Prosfygika’nın yalnızca bir konut alanı olmadığını; kolektif yaşamın, dayanışmanın ve tarihsel hafızanın savunulduğu bir mücadele alanı olduğunu vurguluyor.
Kaynak: Etha
