Hareket Yönetimi, 11 Temmuz silah yakma töreninin 1. yılında Özgürlük Hareketi olarak demokratik siyasal mücadele stratejisi konusunda ısrarımızı bir kez daha vurguluyoruz. AKP-MHP iktidarının adım atmaması sürece doğru yaklaşım olmamaktadır dedi.
Zaman zaman cumhurbaşkanı, Devlet Bahçeli ve bazı AKP yetkilileri sürece sahip çıkan ve ilerlediğini söyleyen açıklamalar yapsa da bu söylemlerin pratikte bir karşılığı olmamıştır. Silah yakma iradesinin ortaya konulması üzerinden bir yıl geçmesine rağmen siyasi ve hukuki alanda bir ilerleme sağlanmamıştır. Bu da başta Kürtler olmak üzere Türkiye ve dünya kamuoyunda iktidarın niyeti konusunda kaygı ve kuşkular ortaya çıkarmıştır. Bu yönlü kaygı ve kuşkulara rağmen silah yakmanın 1. yıl dönümünde biz demokratik siyasal mücadele stratejisinde ısrar ederken, iktidar politika ve tutumlarıyla bu ısrar ve çabalarımıza karşılık vermemiştir.
RÊBER APO’NUN ÖZGÜR YAŞAR VE ÇALIŞIR DURUMDA OLMADIĞI YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ
Son zamanlarda Rêber Apo’nun önerdiği kök çerçeve yasanın çıkıp çıkmayacağı tartışılmaktadır. Rêber Apo’nun makul önerilerine bir karşılık verilmediği gibi Özgürlük Hareketimiz de bu konuda bilgilendirilmemiştir. Çıkması öngörülen yasanın birinci dereceden muhatabı Rêber Apo ve Hareketimizken, tek taraflı yasa taslaklarından söz edilmesi soruna ve sürece ciddi yaklaşılmadığını göstermektedir. En önemlisi de öngörülen yasanın sadece silah bırakmaya dayandırılması ise yüz yıllık bir sorunun doğru ele alınmadığının ifadesi olmaktadır. Böyle bir yasa ilk önce Rêber Apo ve Özgürlük Hareketimizin öncü kadrolarının konumunu belirleme ve Kürt sorununun çözümünün yolunu döşeme yasası olması gerekirken Önderliğimizin dışında tutulacağının söylenmesi barış ve demokratik toplum sürecini sabote etme anlamına gelir. Halkımız da Özgürlük Hareketimiz de Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışır durumda olmadığı bir yaklaşımı kabul etmeyeceğini defalarca ortaya koymuştur. Bu süreçte en başta da bu gerçekliğin bilinmesi gerekir.
11 Temmuz silah yakma töreninin 1. yılında Özgürlük Hareketi olarak demokratik siyasal mücadele stratejisi konusunda ısrarımızı bir kez daha vurguluyoruz. AKP-MHP iktidarının PKK’nin feshi ve silahlı mücadelenin sonlandırılması üzerinden bir yıl geçmesine rağmen adım atmaması sürece doğru yaklaşım olmamaktadır. Çatışma çözümü deneylerinde en makul yaklaşımı gösterdiğimiz açıktır. Bunu da halklarımızın özgür ve demokratik yaşamını sağlama doğrultusunda yaptığımız bilinmektedir. Halklarımızın demokratik entegrasyon temelinde özgürce birlikte yaşayacağı demokratik Türkiye’yi yaratmak hepimizin sorumluluğudur. Kürt halkı ve tüm Türkiye halkları böyle bir Türkiye yaratmak için üzerine düşen sorumluluğu her boyutta yerine getirmelidir. Bizler de halklarımıza duyduğumuz sorumluluğun gereği Rêber Apo’nun Demokratik Toplum Manifestosu çerçevesinde üzerimize düşen sorumluluğu bundan sonra da yerine getireceğiz.”
Kaynak: ANF
