Gündem

Hareket Yönetimi’nden çerçeve yasa hakkında açıklama

Çerçeve yasaya ilişkin ikinci açıklama yapan Hareket Yönetimi, iki uyarıda bulundu. Birincisi; Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. İkincisi; Özgürlük Hareketinin yönetim kadrosunu özgürce demokratik siyasetin yapılacağı siyasi ortamdan uzak tutmak bir çözüm ortaya çıkarmaz.

Sürece ilişkin “çerçeve yasa”da Ankara’da siyasi temaslar hız kazanırken, Hareket Yönetimi’nden de konuya ilişkin dikkat çekici açıklama geldi.

Daha önce yaptıkları açıklama nedeniyle ikinci kez açıklama yapmayı düşünmediklerini ancak DEM Parti ile AKP görüşmesinden sonra yine “kabul edilmeyecek” değerlendirmelerin yapılması üzerine ikinci açıklamayı gerekli gördüklerini belirten Hareket Yönetimi, şunları söyledi: “AKP’ye yakın olan bazıları bu çerçeve yasada Rêber Apo ile ilgili bir maddenin olmayacağı, yönetici kadroların da bu yasa dışında tutulacağı yönlü ifadelerde bulundular. Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğünü içermeyen bir yasa hiçbir sorunu çözmeyen yasa olur. Açıkça sürecin sabote edilmesi anlamına gelir. Bu açıdan Rêber Apo’nun özgür koşullara kavuşmasının bir yasayla sağlanması gerekir. Ancak bir çerçeve yasa bunu sağlatırsa tartışılan konularda gelişme yaratabilir.”

“Barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesini isteyen her kesimin Rêber Apo’nun bu sürecin temel aktörü olduğunu açıkça kabul etmesi gerekir; bu da ancak yasayla olur” denilen açıklamada, şu uyarıda bulunuldu: “Eğer 50 yıldır süren çatışmalı durum hukuki ve siyasi zemine çekilerek çözülecekse Özgürlük Hareketinin yönetim kadrosunu özgürce demokratik siyasetin yapılacağı siyasi ortamdan uzak tutmak bir çözüm ortaya çıkarmaz. Bu açıdan Önderliğinden savaşçısına kadar örgütlenme ve düşünce özgürlüğünün tam olduğu demokratik siyasete katılımını sağlayacak bir yasanın çıkarılması çözmek istenilen sorunun doğası gereğidir.”

İmralı’da varılacak mutabakatın “boşluk bırakmayan bir yasa ortaya koyması” gerektiğini söyleyen Hareket Yönetimi, açıklamasında şunları belirtti: “Çünkü bu yasa yalnızca Özgürlük Hareketimizi değil, tüm Kürt halkını ve Türkiye’nin demokrasi güçlerini de ilgilendirmektedir. Her yasa gerekli desteği alırsa başarılı olur. Artık ne Türkiye ne de tüm halklarımız bir başarısızlığı kaldırabilir. Türkiye’nin iç ve dış sorunlarını çözmesi açısından Kürt sorununun çözümünün kök yasası olacak bu yasanın olgun çıkması önemli olmaktadır. Sorunu sadece silahların bırakılmasına indirgeyen bir anlayışın bu süreci başarıya götürmesi beklenemez.”

“Demokratikleşme sadece örgütlerin ve devletin tutumlarına bırakılamaz” diyen Hareket Yönetimi, açıklamasında şunları da vurguladı: “Demokratikleşme açısından toplumun demokratik kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin aktif devreye girmesi gerekir. Devlet ne adım atacak diye beklemek demokratikleşme mücadelesi ve tarihini anlamamak olur. Demokratikleşme mücadele ve devletle yaşanan gerilimler sonucu gerçekleşir. Bu açıdan Barış ve demokratik toplum sürecinde devlet ne adım atıyor beklentisi içine girmeden örgütlenmek, toplumsal inşayı gerçekleştirerek mücadele etmek olmazsa olmaz kabilindedir. Bu açıdan tüm Türkiye halkları ve demokrasi güçleri barış ve demokratik toplum sürecine sahip çıkmalı ve demokrasi mücadelesini yükseltmelidirler.”

Kaynak: Etha

Paylaşın