Gündem

Zümrüt Apartmanı davasında iyi hal indirimi

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde 36 kişinin katledildiği Zümrüt Apartmanı davasında 5 sanığa verilen hapis cezaları “iyi hal” indirimiyle düşürüldü. Üç sanığa 16’şar yıl verilen ceza 13 yıl 4 aya, iki kamu görevlisine verilen 8’er yıllık cezalar ise 6 yıl 8 aya indirildi. Altı sanık ise beraat etti.

Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da yıkılan Zümrüt Apartmanı’nda 36 kişi yaşamını yitirdi, 19 kişi yaralandı. Aradan geçen yıllara rağmen depremde yaşamını yitirenlerin yakınlarının adalet arayışı sürerken, davada verilen karar tepki çekti.

Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi, müteahhitler Bilal Karakuş ve Yavuz Karakuş ile fenni mesul Sedat Gökay Harıkcı’yı “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 16’şar yıl hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıkların yargılama sürecindeki davranışlarını ve cezanın gelecekteki etkilerini gerekçe göstererek “iyi hal” indirimi uyguladı. Böylece cezalar 13 yıl 4 aya düşürüldü.

Binanın ruhsat ve proje süreçlerinde sorumluluğu bulunan İmar ve Şehircilik Müdürü İrfan Günay Çelik ile Müdür Vekili Ferhat Bülent Özer de 8’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bu cezalar da aynı gerekçeyle 6 yıl 8 aya indirildi.

Mahkeme gerekçeli kararında, binanın betonarme ve mimari projeleri arasında uyumsuzluklar bulunduğunu, mimari projede yer alan 8. katın statik hesaplarda dikkate alınmadığını belirtti. Buna rağmen söz konusu eksikliklerin bulunduğu projelerin onay süreçlerinde görev alan kamu görevlilerine verilen cezalarda da indirim uygulandı.

Mahkeme, müteahhit Ertuğrul Karakuş, statik proje müellifi Battal Oral, zemin etüt raporu müellifi Aydın Öztürk, eski belediye başkan yardımcıları Ebubekir Fırat ve Mahmut Özbek ile belediye çalışanı Fahri Yılancı’nın beraatine karar verdi.

Mahkeme, bu sanıklar hakkında suçun işlendiğine dair “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı” değerlendirmesinde bulundu.

Zümrüt Apartmanı’nın yıkılması sonucu 36 kişinin katledilmesine ve 19 kişinin yaralanmasına ilişkin davada verilen karar, depremde yakınlarını kaybedenlerin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesine bir kez daha darbe vurdu. Yargının sermaye ve kamu görevlilerinin sorumluluğunu aklayan ya da hafifleten kararları ve “ödül gibi” ceza indirimleri, deprem katliamlarında sorumluluğu bulunan sermayedarların ve yetkililerin korunmasının yeni bir örneği oldu.

Kaynak: Etha

Paylaşın