Gündem

Sivas’ta maden ocağına karşı direniş sürüyor

Sivas’ta faaliyet gösteren mermer ocağının kapasite artışına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verildi. Kararın ardından açıklama yapan Ortaköy Çevre Komisyonu, mermer ocağının köyün toprağı, su kaynakları ve tarım alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek maden faaliyetlerine karşı mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.

Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Ortaköy’de 2014 yılından bu yana faaliyet gösteren mermer ocağına karşı köylülerin mücadelesi sürüyor. Mermer ocağının kapasitesinin artırılmasına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin ardından Ortaköy Çevre Komisyonu basın açıklaması yaptı.

Eylemde, “Toprağıma, suyuma, havama ve yaşam alanlarıma dokunma, Ortaköy’de maden ocaklarını istemiyoruz” yazılı pankart taşındı.

Komisyon adına açıklamayı okuyan Songül Balsoy, mahkeme kararının önemli bir kazanım olduğunu ancak maden faaliyetlerine karşı mücadelelerinin devam edeceğini söyledi.

Mermer ocağının faaliyet alanının 9,98 hektardan 22,37 hektara çıkarılmak istendiğini belirten Balsoy, kapasite artışına “ÇED raporu gerekli değildir” kararıyla izin verilmesi üzerine 11 Nisan 2025’te Sivas İdare Mahkemesi’nde dava açtıklarını söyledi. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiğini aktaran Balsoy, bilirkişi incelemesinde mermer ocağının tarım alanları ve su kaynakları açısından oluşturduğu risklerin tespit edildiğini belirtti.

Balsoy, ocaktan yayılan toz partiküllerinin tarım alanlarına taşınarak ürünlere zarar verdiğini ifade ederek, mermer ocağının yıllardır köyün yaşam alanlarını etkilediğini söyledi. Balsoy, “Çıkarttığı toz partikülleri ile topraklarımızı zehirleyip, mahsullerimizi yenmez, havamızı solunmaz hale getirdi. İç Anadolu’nun en büyük su havzası olan Kızılırmak’ımızı kirletti ve göz bebeğimiz Çermiğimizin doğal bir hazinesi olan travertenlerini etkileyerek su ısısının düşmesine, zeminin kaymasına neden oldu” dedi.

Mahkeme kararında Kızılırmak çevresindeki tahribata da dikkat çekildiğini belirten Balsoy, keşif sırasında ocaktan çıkan atıkların çevreye yayıldığının ve ırmağın akışında değişiklik meydana geldiğinin tespit edildiğini aktardı.

Balsoy, Çermiğin travertenlerini oluşturan sıcak su kaynağının da proje tanıtım dosyasında yeterince incelenmediğini belirterek, işletmenin çevreye ilişkin taahhütlerini de yerine getirmediğini söyledi. Balsoy, bilirkişi incelemesinde ırmak ve dere çevresine çöp, moloz ve hafriyat dökülmeyeceği yönündeki taahhütlere uyulmadığının tespit edildiğini ifade etti.

Yürütmeyi durdurma kararının yalnızca Ortaköy açısından değil, maden faaliyetleri nedeniyle yaşam alanları tehdit edilen köyler açısından da önemli olduğunu belirten Balsoy, kararın mücadelelerinin sonu olmadığını söyledi.

Balsoy, “Bizler Ortaköylüler olarak bu küçük umut ışığını, mutlu biten bir kazanım olarak değil, umutla başlayan yeni bir mücadelenin başlangıcı olarak görüyoruz” dedi.

Mermer ve taş ocağı faaliyetlerinin köyden tamamen çıkarılması için mücadele edeceklerini belirten Balsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha fazla kar hırsıyla insan sağlığını, doğayı, havayı, canlıları düşünmeyen mermer ocağı ve taş ocağını köyümüzden söküp atana kadar köyümüzü, toprağımızı ve yaşam alanlarımızı savunacağız. Çocuklarımıza temiz, yaşanabilir bir Ortaköy bırakmak için talana ve ekolojik yıkıma karşı mücadeleye devam edeceğiz.”

Kaynak: Etha

Paylaşın