Kaos GL Derneği’nin açıklamasına göre, Sincan Hapishanesi’nde bazı LGBTİ+’lara “çıplak muayene” işkencesi dayatıldı; cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden dolayı doğrudan hakaret, aşağılama ve tehdide maruz bırakıldılar.
Kaos GL Derneği, “Ailem Güvende” adı verilen saldırıda tutuklanarak Sincan Hapishanesi’ne götürülen dernek üyelerine ilişkin açıklama yaptı.
Arkadaşlarının hayatlarından ve can güvenliklerinden derin endişe duyduklarını belirten Kaos GL Derneği, “Tutsak arkadaşlarımız, daha ilk andan itibaren, gözaltı ve tutuklama süreçleri boyunca kötü muamele ve işkenceye maruz kaldı” dedi.
Dernek gözaltı sırasında yaşananlara ilişkin şu bilgileri verdi: “Arkadaşlarımızın bir kısmı cinayet büro nezaretinde kaldı. Kaos GL üyeleri dosyadaki suçlamalar müstehcenlik ve dernekler kanununa muhalefetle sınırlı olmasına ve bu bağlamda toplanabilecek bir delil olmamasına rağmen zorla uyuşturucu testine sabah 5’te götürüldü. Testin boyutunu aşan fiziksel işkenceye maruz kaldılar. Bazı arkadaşlarımızın zorla saçları kesildi.”
Kaos GL Derneği, Sincan Hapishanesi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin şunları belirtti: “Sincan Cezaevi’nde ise bazı arkadaşlarımıza çıplak muayene işkencesi dayatıldı; cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerinden dolayı doğrudan hakaret, aşağılama ve tehdide maruz bırakıldılar.
Kanuna açıkça aykırı tutuklama kararının ardından cezaevine götürülen arkadaşlarımız kasıtlı olarak birbirlerinden koparıldı ve ayrı ayrı yerlere konuldu. Arkadaşlarımızın yarısı şu anda doğrudan tecrit altında tutuluyor. Özel sağlık durumları bulunan ve tedavileri gereği düzenli kullanmaları gereken ilaçları olan arkadaşlarımızın bu ilaçlara erişimi engellendi.
Dahası, bir grup arkadaşımızın ilk gönderildikleri cezaevinde can güvenlikleri sağlanamadığı için apar topar başka bir cezaevine sevk edilmek zorunda kaldığını öğrendik. Adalet Bakanlığı tarafından medyaya servis edilen karalama haberlerle arkadaşlarımızın güvenliği hapishane içinde sağlanamıyor.”
Bir haftadır arkadaşlarının temiz kıyafet ve hiçbir hijyen malzemesine ulaşamadıklarını belirten dernek, “Duş için sadece kaynar su bulunuyor. İçeride, temiz içme suyuna erişim de dahil olmak üzere en temel insani ihtiyaçları dahi karşılanmadı. Temel ihtiyaçları için kantin alışverişini halen yapamadılar” dedi.
Yaşanabilecek her türlü olumsuzluktan Adalet Bakanlığı’nın sorumlu olacağını belirten Kaos GL, şu taleplerde bulundu:
“Gözaltı, sevk ve tutukluluk sürecinde yaşanan çıplak muayene, hakaret, aşağılama ve her türlü kötü muameleye derhal son verilmelidir.
Temiz içme suyu, hijyen malzemeleri, kıyafet ve tedavi gereği olan ilaçlar başta olmak üzere arkadaşlarımızın tüm temel ihtiyaçlarına erişimi acilen sağlanmalıdır.
Arkadaşlarımızın can güvenlikleri vakit kaybetmeksizin garanti altına alınmalı, tecride son verilerek hepsi şu an bulundukları cezaevi kampüslerinde bir arada ve yanlarında başkaları olmadan tutulmalıdır.
Bu dava siyasi bir davadır. Arkadaşlarımızın tecritte tutulmaması gerektiği gibi, can güvenliklerini tehlikeye sokabilecek adli koğuşlara da gönderilmemeli; bir arada ve başkaları olmaksızın kalmaları derhal sağlanmalıdır.”
Kaos GL Derneği açıklamasında “Zulme ve hak ihlallerine karşı arkadaşlarımızın yanındayız, sürecin her aşamasında inatla takipçi olacağız”
Kaynak: Etha
