İstanbul Tıp Fakültesi Çapa Acil Cerrahi Bölümü’nde yaşanan taciz olayına dair açıklama yapan SES Aksaray Şubesi, “Kadın emekçilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanmalı, sorunlar çalışanlarla birlikte tespit edilmeli ve çözüme kavuşturulmalıdır” dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Aksaray Şubesi, Fatih’te bulunan İstanbul Tıp Fakültesi Çapa Acil Cerrahi Bölümü’nde yaşanan sistematik taciz olayına dair fakülte önünde açıklama yaptı. “İş yerinde tacize sessiz kalmayacağız! ÇAPA’da güvenli çalışma ortamı istiyoruz, tacize şiddete hayır” pankartının açıldığı açıklamada sık sık, “Koruma aklama failleri yargıla”, “Taciz, baskı ayrımcılık son bulsun” ve “Güvenli çalışmak istiyoruz” sloganları atıldı.
Açıklamaya sağlık emekçilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
Burada konuşan SES Aksaray Şubesi İşyeri Temsilcisi Güneş Cengiz, hastanede kadın lavabosundan kadınların gizlice izlendiğini belirterek, “İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde, acil cerrahi servisinde personel tuvaletinin bulunduğu alanda 9 ay boyunca süren büyük bir taciz olayı yaşanmıştır. Bu kadın emekçilerin mahremiyetini ve güvenliğini hedef alan son derece ciddi bir olaydır. Kadınların, en temel mahremiyet alanlarından birinde dahi kendilerini güvende hissedememesi, yaşananların yalnızca bir kişinin eylemi olarak değerlendirilip geçiştirilemeyeceğini açıkça göstermektedir” dedi.
Hastanenin uzun süredir şantiye alanına dönüşmesi nedeniyle, farklı birimlerde uzun süredir devam eden tuvalet ve soyunma odası sorunlarının tüm emekçilerin mahremiyetini ve güvenliğini doğrudan etkilediğini belirten Güneş Cengiz, “Sağlık emekçileri, her gün sağlık hizmetinin yükünü omuzladıkları hastanede kendi güvenlikleri ve mahremiyetleri için kaygı duymak zorunda bırakılmamalıdır. Bu olay münferit değildir. Sorumluluk yalnızca failin eylemiyle sınırlı değildir; kadınların güvenliğini sağlayacak koşulları oluşturmakla yükümlü olan yönetimin de sorumluluğu vardır. Üstelik mesele yalnızca fiziki koşullarla da sınırlı değildir. Çalışanların güvenliğini, sağlığını, beslenmesini, çalışma ortamını, ruhsal ve maddi sorunlarını görmezden gelen; bütün bu sorunlara rağmen yüksek performans bekleyen yönetim anlayışı, emekçilerin yaşamını ve çalışma koşullarını giderek ağırlaştırmaktadır” diye kaydetti.
Kadınlar için güvenli olmayan bir iş yerinin, diğer tüm emekçiler için de güvenli olamayacağını vurgulayan Güneş Cengiz, “Tacize karşı mücadele, yalnızca olay yaşandıktan sonra alınacak önlemlerle sınırlı tutulamaz. Tacizi mümkün kılan koşulların ortadan kaldırılması, kadınların beyanlarının ciddiyetle ele alınması ve sorumluların hesap vermesi gerekir. Buradan hastane yönetimine açıkça sesleniyoruz: Yaşanan olay tüm yönleriyle, etkili ve şeffaf biçimde soruşturulmalı; sorumlular hakkında mevzuat çerçevesinde gerekli işlemler yapılmalıdır. Kadın emekçilerin mahremiyetini ve güvenliğini sağlayacak acil önlemler alınmalıdır. Hastanenin bütün birimlerindeki tuvalet ve soyunma odası sorunları tespit edilmeli, kalıcı ve uygun fiziki koşullar sağlanmalıdır. Taciz ve şiddet bildirimlerinin üzerinin örtülmesine izin verilmemeli; başvuran çalışanların korunacağı, gizliliğin gözetileceği ve misillemeye maruz bırakılmayacağı güvenilir mekanizmalar oluşturulmalıdır. Çalışanların iş yükü, beslenme, çalışma ortamı, ruhsal iyilik hâli ve maddi sorunları dikkate alınmalı; insan onuruna yakışır, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Kadın emekçilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanmalı, sorunlar çalışanlarla birlikte tespit edilmeli ve çözüme kavuşturulmalıdır” diye konuştu.
Kaynak: Mezopotamya ajansı
