Polonya’da Anayasa Mahkemesi çevresinde polislerin konuşlandırılması ve mahkeme başkanının görevlerinin askıya alınması, hükümet ile cumhurbaşkanlığı arasındaki yargı krizini derinleştirdi. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal ziyaretini yarıda keserek ülkesine dönme kararı aldı.
Başkent Varşova’daki Anayasa Mahkemesi binasının bulunduğu alana polis ekiplerinin konuşlandırılması, mahkeme başkanı Bogdan Święczkowski’nin görevlerinin bir ay süreyle askıya alındığının duyurulmasıyla aynı zamana denk geldi.
Reuters ve Associated Press’in (AP) haberlerine göre, olayların ardından Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal’e gerçekleştirdiği ziyareti yarıda keserek ülkesine dönme kararı aldı.
Polis, müdahalenin mahkeme çevresinde yaşanan olaylar ve yargıçlarla çalışanların güvenliğine ilişkin endişeler nedeniyle gerçekleştirildiğini açıkladı. Varşova polisi, görevlilerin mahkemenin bulunduğu alanda görev yaptığını, ancak binanın içine girmediğini bildirdi.
Kriz, Anayasa Mahkemesinin internet sitesinde yayımlanan bir açıklamayla daha da büyüdü. Açıklamada, Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański’nin görevlerini yerine getirmelerinin bir ay süreyle askıya alındığı duyuruldu.
En uzun kıdeme sahip yargıç Anna Korwin-Piotrowska’nın mahkemenin çalışmalarını yürütmesi öngörüldü. Ancak karar, mahkemenin mevcut yönetimi tarafından kabul edilmedi.
Mahkemenin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, internet sitesinin hukuka aykırı biçimde ele geçirildiği belirtildi. Açıklamada Święczkowski’nin mahkeme başkanı, Sochański’nin ise başkan yardımcısı olmaya devam ettiği vurgulandı. Kararı alanlar, ayrıca darbe girişiminde bulunmakla suçlandı.
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Böyle bir anda cumhurbaşkanının Polonya’da olması gerekir. Senegal’e uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum” ifadelerini kullandı.
Daha önceki milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) hükümetiyle siyasi yakınlığı bulunan Nawrocki, Donald Tusk liderliğindeki hükümetin yargı kurumlarına yönelik adımlarına karşı çıkıyor.
Polonya’daki mevcut kriz, 2015-2023 yılları arasında iktidarda bulunan PiS döneminde başlayan yargı reformları ve yargı kurumlarının bağımsızlığına ilişkin tartışmaların devamı niteliğinde.
PiS hükümetinin yargı sistemine yönelik düzenlemeleri, Avrupa Birliği kurumları tarafından yargı bağımsızlığı açısından eleştirilmişti. Avrupa Birliği ile Polonya arasında hukuk devleti ilkeleri konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, ülkenin AB fonları ve yargı sistemi üzerindeki tartışmaları da beraberinde getirmişti.
2023’te iktidara gelen Başbakan Donald Tusk liderliğindeki hükümet, yargı bağımsızlığını yeniden tesis etme ve hukuk düzenini onarma sözü verdi. Ancak hükümetin bu yöndeki girişimleri, cumhurbaşkanının veto yetkisi ve yargı kurumlarının yönetimi üzerindeki anlaşmazlıklar nedeniyle engellerle karşılaştı.
Anayasa Mahkemesindeki son krizin merkezinde de yeni yargıçların göreve başlama süreci bulunuyor. Nawrocki, parlamentonun seçtiği altı yargıçtan üçünün yeminini kabul etmeyi reddetti. Mahkeme Başkanı Święczkowski de mevcut parlamento çoğunluğunun seçtiği yargıçların görevlerini üstlenmelerine izin vermedi.
Bu durum, mahkemenin oluşumu ve karar alma yetkisi konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlığı derinleştirdi.
Kaynak: Evrensel
