Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, bugün görevi devralan İstanbul Barosu’nun yeni başkanı Ümit Kocasakal’ın faşizan söylemlerine tepki gösterdi.
Türkçe ve Kürtçe yapılan yazılı açıklamada, “Bugün İstanbul Barosu’na seçilen yeni yönetimin görevi devralmasıyla birlikte belirtmek isteriz ki; değerlerimiz üzerinden yürütülen düşmanlaştırıcı dili kabul etmiyor, faşizme geçit vermiyoruz” denildi.
Bursa, İzmir ve İstanbul barosu genel kurullarında Kürt halkının, değerlerinin ve ÖHD’nin doğrudan hedef alındığı vurgulanan açıklamada, “Söz konusu konuşmalarda cumhuriyetçi görünümü altında resmi ideolojiyi savunan tekçi bakış açısının ön plana çıktığı ve devam eden Barış ve Demokratik Toplum Sürecine karşı çıkıldığı görülmektedir. Bu söylemler insan hakları savunuculuğu ile bağdaşmamakta ve toplumsal barışa zarar vermektedir. Baroların yönetimlerine seçilmek, hiçbir gruba toplumun farklı kimliklerini dışlama, halkların hak taleplerini gayrimeşru gösterme ya da meslek örgütlerini tek bir ideolojik anlayışın temsil alanına dönüştürme yetkisi vermez. Baro seçim süreçlerinde Kürt halkının demokratik taleplerini, Kürt sorununun çözümüne yönelik girişimleri ve ÖHD’nin hak savunuculuğu faaliyetlerini hedef alan söylemleri kabul etmiyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Kürt halkının hak mücadelesinin ve taleplerinin meşru olduğu belirtilen açıklamada “Bu talepleri savunan hukukçuları ve hukuk örgütlerini hedef göstermek kimsenin haddi değildir. Bu yönüyle kimliğimizi ve derneğimizi hedef alan söylemleri reddediyoruz” vurgusu yapıldı.
İstanbul Barosu Göç ve Mülteci Merkezi tarafından 7 dilde yapılan açıklamada, dillerden birinin Kürtçe olması üzerinden Ümit Kocasakal’ın kullandığı ırkçı dile işaret edilen açıklama, şöyle devam etti: “Metin 7 farklı dilde paylaşıldığı halde sadece Kürtçe dilinin anti propaganda aracı olarak kullanılması, kendisini Kürt halkına dönük nefret ile var eden ırkçı ve kutuplaştırıcı zihniyeti gözler önüne sermektedir. Bugün hala bu zihniyetin varlığını sürdürmesi bir ülke için ancak utanç kaynağı olmalıdır. Bizler, bu topraklarda yıllardır sürdürülen tekçi ideolojiye, inkâra ve ayrımcılığa karşı yürüttüğümüz mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. İnsan hakları mücadelesini hedef alan baskılar karşısında geri adım atmayacağız. Kürt sorununun demokratik çözümünü, toplumsal barışı, eşit yurttaşlığı ve evrensel hukuk ilkelerini savunmayı sürdüreceğiz.”
Kaynak: Etha
