Hamile bir kadının, hamile olduğu gerekçesiyle işten çıkarıldığı için işverenine karşı açmış olduğu başvuruyu inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise emsal bir karara imza attı.
İşveren tarafından işten çıkarılma gerekçesi olarak ‘mesai arkadaşları ile uyumlu olmaması, iletişim sorunları yaşaması, yöneticisi ile saygı çerçevesine uymayan konuşmalar yapması ve görevlerini tamamlamaması’ gibi maddeler öne sürülürken, hamile kadın bu ifadelerin asılsız olduğunu vurgulayıp, işten çıkarılmasının sebebinin hamileliği olduğunu belirterek, İş Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Hamile kadın adil davranma ilkesine aykırılık sebebiyle ayrımcılık tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini talep etti. İşveren ise, hamilelik sebebiyle işten çıkarıldığı iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istedi.
Başvuruyu inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise emsal bir karara imza attı.
Kararda şöyle denildi:
“İşverenin ayrım yapma yasağı, işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu, tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir.
Mahkemenin kararını bozan yargıtay, şu ifadeleri kullandı:
“Davacının yöneticisi tarafından iş yeri insan kaynakları müdürlüğüne yazılan yazıda, davacıdan verim alınamadığı gerekçesiyle kendisiyle çalışmak istenmediğinin bildirildiği, bunun üzerine işverence iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.”
Dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının hamileliği nedeniyle ayrımcılık yapılarak iş sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmakta olup, ayrımcılık tazminatının koşulları oluşmuştur.”
