Gündem

IŞİD üyesi İlyas Aydın: Antep grubunu MİT yönlendirdi

DSG tarafından tutuklanan IŞİD üyesi İlyas Aydın, Kürt halkına yönelik saldırıları gerçekleştiren Antep grubunun MİT tarafından yönlendirildiğini anlattı. Suruç katliamının ardından olay yerinde fotoğraf çekerken halkın yakaladığı ancak polisin serbest bıraktığı Abdullah Ömer Aslan’ın IŞİD tarafından görevlendirilmiş olabileceğini söyledi.

Demokratik Suriye Güçleri’nin tutukladığı IŞİD üyesi İlyas Aydın, Antep grubu ile Suruç ve Ankara katliamlarına ilişkin konuştu. Türkiye’deki katliamların “Antep grubu” tarafından yapıldığını söyledi, “Her dönem de MİT’in Antep grubu ile yakından bir ilişkisi vardı” dedi. 

‘SURUÇ ANTEP GRUBUNUN İŞİYDİ’ 

Çete üyesi İlyas Aydın, Suruç katliamının IŞİD’in merkez yönetiminin haberi olmadan yapıldığını iddia etti. Ona göre, katliam Antep grubunun işiydi. Bu katliamlara ilişkin şunları söyledi: “Diyarbakır saldırısı, Adana, Mersin saldırısı, Ankara saldırısı ise bunlar örgüt tarafından kararları verilen ve gerçekleştirilen saldırılardı. Örgütün bu saldırılardan haberi vardı ama bire bir örgüt ‘yapın’ demiş midir bilmiyorum. Fakat Suruç saldırısından haberleri yoktu.

Suruç saldırısının Bağdadi’nin haberi olmadığından, talimatı vermediğini kendisinden duydum.” Suruç katliamını gerçekleştiren canlı bomba Abdurrahman Alagöz’ün saldırıdan bir gün önce kaldığı otelin polis tarafından basıldığını, GBT sorgulaması yapıldıktan sonra serbest bırakıldığını anlattı. Canlı bomba saldırısının yapılacağı yönündeki raporun da polise ulaştığını hatırlatan İlyas Aydın, “Bu dosyanın içerisinde çok kapalı, gizli bilgiler var. Dosyada cevap isteyen sorular var” dedi. 

IŞİD’in istihbarat örgütleri ile ilişkisi için de “Biz dünyada kullanılacak en uygun örgütlerden biriyiz” diye konuştu. 

MİT ile “esir takası” üzerine yaptıkları bir görüşmede, Ankara 10 Ekim katliamının gündeme geldiğini söyleyen İlyas Aydın, “İkinci toplantıda da patlamayı bizim yapıp yapmadığımızı sordular. Ebubekir Bağdadi’nin izniyle yapıldığını söyledik. Olaya ilişkin hazırladıkları bir dosya vardı. MİT yetkilisi zarfı kapatıp, dosya ile birlikte yerine koydu” dedi. 

‘ABDULLAH ÖMER ASLAN’I IŞİD GÖREVLENDİRMİŞ OLABİLİR’

 IŞİD’li İlyas Aydın’ın, Suruç katliamının ardından Amara Kültür Merkezi’nin önünde fotoğraf çekerken halk tarafından yakalanan ancak polis tarafından serbest bırakılan imam Abdullah Ömer Aslan için söyledikleri de dikkat çekici. İlyas Aydın, Aslan’ın IŞİD tarafından fotoğraf çekmek için görevlendirilmiş olabileceğini söyledi. İlyas Aydın şöyle dedi: “Bizim örgütümüz bu tarz patlamalar yaparken, her zaman görevli gönderdiği kişilerin haricinde başka kişiler de gönderir ki olay yerinin fotoğraflarını çekilmesi, videolarının çekilmesi. Ta ki, merkez teyit etsin, gerçekten proje sonucuna ulaşmış mı, diye. Abdullah Ömer Aslan belki onlardan biridir.” 

‘İLHAMİ BALI BİR YIL ÖNCESİNE KADAR İDLİB’TEYDİ’ 

Suruç katliamı davasının kaçak sanıklarından İlhami Balı’nın bir yıl öncesine kadar İdlib’te olduğunu başkalarından duyduğunu söyleyen İlyas Aydın, Antep grubunun sadece Kürtlere yönelik saldırılar gerçekleştirdiğini anlatıyor. “Bir tek Antep’te 1 Mayıs günü emniyete yapılan saldırı harici devlet kurumlarına yönelik bir saldırıları olmamıştır. Bütün saldırıları Kürt hedeflerine yöneliktir. Bu da gösteriyor ki Antep grubunun içerisine sızma olmuş ve onları istedikleri gibi yönlendirmişler” diyor. 

İlyas Aydın, 2014-2016 yılları arasında IŞİD’in Türkiye patlamalar ekibinin askeri sorumlusu olan Muhammed Cengiz Dayan’a (Abdulmuin) ilişkin de konuştu. Buna göre, Nusret Yılmaz’dan Muhammed Cengiz Dayan’ın Türk devleti tarafından yakalanıp serbest bırakıldığı haberini öğrendiğini söylüyor. Muhammed Cengiz Dayan’ın 2018 yılında tutuklu olarak yargılandığı iddia edilen Antep davasından 10 yıl 10 ay 37 gün ceza aldığı belirtiyor. Çete üyesi İlyas Aydın, daha önce Rakka’da askeri sorumlu olan Muhammed Cengiz Dayan’ın Türkiye’ye gönderilmesinin de “garip olduğunu” anlatıyor. 

IŞİD’in “canlı bomba”larının listesi Türk polisinin ve istihbaratının elinde vardı. Suruç ve Ankara katliamlarını gerçekleştiren Alagöz kardeşlerin isimleri de listedeydi. İlyas Aydın, bu listelerin var olmasının da Türk istihbaratının IŞİD’in içinde olduğunun göstergesi olduğunu belirtiyor. Bu konuda bir örnek veriyor: “Bir arkadaş ‘canlı bomba’ olmayı kabul etmişti. Reina katliamını yaptıran Mustafa Güneş (Ebu Hamza Turki) bu arkadaşla konuştuktan sonra Rakkavi’ye rapor yazıyor. Ardından Türk istihbaratı, bu gencin ailesinin yanına giderek, ‘Oğlun kendini patlatmak için Türkiye’ye gelmek istiyor. İrtibata geçerseniz bize haber vereceksiniz’ diyor. Bu da en açık göstergesi ki, ofisin Türkiye bağlantısının içerisinde sızma var. Ya teknik takipte sızma var ya da ofisin içerisine girmişler. O genç de bana gelip Mustafa Güneş’in ajan olduğunu söyledi.” 

Antep’ten İstanbul’a giden bir grubun da otobanda gözaltına alındığını, Adana Emniyet Müdürlüğü’ne canlı bomba saldırısı düzenleyecek olan kişinin de başından vurulduğu örneklerini veren İlyas Aydın, “Muhammed Cengiz Dayan Türkiye’ye gitmeden içeri sızma söz konusu. Giderken yolda yakalanan insanlar var. Türk istihbaratı nerede, ne olacağını, nasıl olacağını çok iyi biliyordu. İçeriye istihbarat sızma yapmış durumda” dedi.

Kaynak: ETHA

Paylaşın