Gündem

Cumartesi Anneleri: Zihniyeti devam ettirenler, canları yakanlar, çocuklarının torunlarının yüzüne nasıl bakıyor?

Cumartesi Anneleri 764. haftalarında 1982’de gözaltına alındıktan sonra işkenceyle katledilen Mustafa Asım Hayrullahoğlu için adalet istedi. Galatasaray Meydanı’nda buluşmak isteyen Cumartesi Anneleri, bir kez daha polis tarafından engellenince açıklama yine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin bulunduğu sokakta yapıldı. Polis ablukasına alınan sokağa gelen üzerinde kayıpların fotoğraflarının olduğu tişörtler giyen Cumartesi Anneleri, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile birlikte karanfiller taşıdı. 

Açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına Maside Ocak okudu. Sözlerine Mustafa Asım Hayrullahoğlu’nun annesi Feyziye Hayrullahoğlu’nun ‘Oğlum suçsuzdu, o düşüncesi uğruna, ezilenlerden yana olduğu için işkenceyle öldürüldü. Bunlar ortaya çıkacak, hak yerini bulacak. Bu umutla yaşıyorum’ cümleleri ile başlayan Maside, 2010 yılında yaşamını yitiren Feyziye’ye ilişkin “Onun bu umudu bizim de umudumuzdur” dedi. Ocak, ” Türkiye’de bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemini kuracak siyasi bir irade geçmişte de günümüzde de olmadı. Bu iradenin yokluğu Türkiye’de demokrasi ve hukuk devletinin tüm kural ve kurumlarıyla işlemesini imkansızlaştırdı. Bireyin hakları yalnızca yasalarda yazılı kaldı” diye konuştu.

Sosyalist kimliğiyle bilinen 34 yaşındaki Hayrullahoğlu’nun İstanbul’da yaşadığını aktaran Ocak, “14 Kasım 1982 sabahı evinden çıktı. Siyasi Şube polisleri tarafından gözaltına alınan Hayrullahoğlu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Gayrettepe 1’ci Şube’ye götürüldü. 16 Kasım 1982 tarihinde gözaltındayken işkence ile öldürüldü. Ailesi her yerde onu ararken cansız bedeni polisler tarafından gizlice Kasımpaşa Zindan Arkası’ndaki Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü” diye belirtti.

Anne Feyziye Hayrullahoğlu her yerde ‘Bilmiyoruz’ cevabıyla karşılaştı

Oğlunu sormak için Hayrullaoğlu’nun annesinin karakola gittiğini aktaran Ocak, “Böyle biri getirilmedi” cevabını aldığını, başvurduğu yerlerde hep ‘Bilmiyoruz’ cevabıyla karşılaştığını da hatırlattı.

Mustafa Asım’ın gözaltına alındığının sürekli inkar edildiğini belirten Ocak, şunları ekledi: “Aile evlatlarının başka bir isimle gömüldüğü mezarına ulaştı. Anne Feyziye Hayrullahoğlu ve Avukatı Ergin Cirmen’in başvurusuyla, Sıkıyönetim 2 Numaralı Askeri Mahkemesi’nde dava açıldı. Mustafa Hayrullahoğlu’nun Gayrettepe Siyasi Şubede işkenceyle öldürülmesine tanıklık eden Namık Kemal Cibaroğlu, mahkemede Mustafa Hayrullahoğlu’nun sorguda öldürülmesini detaylarıyla anlattı. Yargılanan sorgu timindeki beş polisten Ali Can Özgenler ve Engin Devren beraat etti. Komiser yardımcıları Ümit Bağbek, Mehmet Yetiş ve Orhan Yaman’a Hayrullahoğlu’nu işkenceyle öldürmekten 10’ar yıl 8’er ay hapis cezası ve yaşam boyu kamu hizmetlerinden men cezası verildi. Ancak kararı veren hakimler Naci Gürkan ile Nuh Çetinkaya görevlerinden alındı. Adli Tıp, işkenceyi belgeleyen ilk raporu ‘yeniden’ düzenleyerek kayıtlara ‘İşkencede öldürülmemiştir’ olarak geçirdi. Mahkumiyet kararı Askeri Yargıtay 3. Dairesi tarafından oy çokluğuyla bozuldu. Mahkum olan sanıklar da beraat etti.”

2012 yılında Hayrullahoğlu’nun eşi Aynur Hayrullahoğlu’nun suç duyurusunda bulunarak 12 Eylül Askeri Darbesi’ne ilişkin davaya müdahil olduğunu belirten Ocak, “Yalnızca iki generalin yargılanması ile sınırlı tutulan dava cezasızlık zincirinin bir halkası oldu. Darbenin gerçekleştirilmesinde yer alan asker ve sivil tüm unsurların, yargılanarak cezalandırılmaları talebimizi karşılamadı” dedi.

Aynur Hayrullahoğlu: Benimle beraber 37 yıldır yürekleri yanan eşler, anneler, çocuklar var.

Açıklamadan sonra söz alan eşi Aynur Hayrullahoğlu, öfkesi dile getirerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mustafa evden çıktı ve bir daha evine dönmedi. 37 yıl oldu, yıllardır aynı özlem ve hasretle bekliyorum onu. Katilleri serbest bırakıldı, çoğu yargılanmadan öldü gitti. Ben eşimi, yoldaşımı, yaşam arkadaşımı kaybettim. Benimle beraber 37 yıldır yürekleri yanan eşler, anneler, çocuklar var. Zihniyeti devam ettirenler, canları yakanlar, çocuklarının torunlarının yüzüne nasıl bakıyor? Şu sokağa girdiğim zaman inanılmaz bir polis kontrolü var. Bizden korkmayın zulmeden sizsiniz biz değiliz. Yeter artık”

Konuşmaların ardından ailenin avukatı Ergin Cinmen’in mektubu okundu. Gözaltında kayıp edilen Süleyman Cihan’ın abisi Ahmet Cihan tarafından okunan mekupta şunlar belirtildi: “Ne kadar uzun yazsam o kadar yetersiz kalacağını hissettim. Mustafa Hayrullahoğlu zamanın TKP yöneticilerindedir. Gözaltına alındıktan bir buçuk gün sonra yoğun işkence nedeniyle öldü. Otopsi raporunda gırtlak kemiği kırılmıştı. Gırtlak kemiğinin kırılması boğazının uzun süre sıkılmasının açık kanıtıydı. 12 Eylül yargısının işkence hakkında verdiği az mahkumiyet kararından biri oldu. Askeri yargıçlar her türlü baskıya direnerek sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verdi. Ancak görevden alındılar. Hayrullahoğlu gibi nice insanımızın hayatı karartıldı. Bu kötülüklere karşı itirazlar da var Cumartesi Anneleri sessizlerin sesi olmaya devam ediyor.”

Okunan mektubun ardından 15 Kasım 1938’de idam edilen Seyid Rıza ve arkadaşlarının mezarlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri, hayatını kaybedişinin 19’uncu yılında Ahmet Kaya’yı da anarak ‘Beni Bul Anne’ şarkısını çalıp eylemlerini sonlandırdı.

Paylaşın