Cumartesi Anneleri eylemlerinin 768’inci haftasında Şırnak, İdil’de öldürülen ve dosyaları cezasızlıkla sonuçlanan Agit Akipa ve İbrahim Demir’in akıbetleri soruldu. Eylemde aynı zamanda dünkü duruşmada yine cezasızlıkla sonuçlanan Ankara JİTEM davasına da tepki gösterildi.
Galatasaray Meydanı’na gitmeleri yine polis tarafından engellenen kayıp yakınları İHD İstanbul Şubesi önünde açıklama yaptı.
Bu haftaki açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon üyesi gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak okudu. Ocak, “Bu suçların cezasız bırakılması Anayasayı, yasaları, uluslararası sözleşmeleri geçersiz kılarak, ağır ve ciddi insan hakları ihlallerinin tekrarlanmasına neden oluyor” diyerek toplumun devletle hesaplaşması görevini yerine getirmesi gereken yargının, bu hesaplaşmaya engel olduğunu ifade etti.
‘Devletin unutturduğu soruları sormaya devam edeceğiz’
Dün Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ankara JİTEM davasının tanıklara, delillere, belgelere ve kamu görevlilerinin beyanlarına rağmen beraatle sonuçlandığını söyleyen Ocak bu hesaplaşmalardan birinin de dün yaşandığını hatırlattı. Ocak, “Bu kararı verenler, verdirenler bilsinler ki kayıplarımıza ilişkin adli bir yargılama süreci sağlanmadığı sürece devletin unutturduğu soruları sormaya devam etme sorumluluğumuzu yerine getireceğiz. Bize yapılan bu kolektif zulmü ifşa etmekten vazgeçmeyeceğiz. Son derece açık ve ağır sonuçları olan ve kimsenin savunamayacağı bu zulme itirazımızı sürdüreceğiz” dedi.
‘Burada gördüğünüz Türkiye’nin adaletinin resmidir’
8 yıldır İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın gözaltında kaybedilmesine ilişkin dosyada adaletsizliğin sürdüğünü vurgulayan Ocak, iktidarı, adli ve idari makamları göreve çağırdı ve ekledi: “İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasındaki cezasızlık son bulsun. Onların kaybedilmesine neden olanlar adil bir biçimde yargılansın. İbrahim Demir, Agit Akipa ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, 69 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz.”
Ardından İbrahim Demir’in kızı Deniz Demir konuştu, ” Katiller yargılanmadıkça adalet aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Galatasaray bizim buluşma mekanımız, dertleşme mekanımızdı. Orayı bize yasakladılar. Orayı geri istiyoruz ve alacağız ” dedi.
Fehmi Akipa, tüm kayıpları ve Tahir Elçi’yi andı. Babası Agit Akipa’nın 28 yıl önce katledildiğini söyleyen Akipa, “Burada gördüğünüz Türkiye’nin adaletinin resmidir. Biz mutlaka adalete ulaşacağız. Adalet demeye devam edeceğiz. Belki bizim yaşımız adaletin sağlandığını görmeye yetmez. Ama en azından çocuklarımız, torunlarımız adaletin sağlandığını görecektir ” diye belirtti.
Katledilen Adnan Yıldırım’ın kızı Leyla Yıldırım, dün görülen JİTEM davasında babasının da aralarında olduğu 17 kişinin katilinin yine cezasızlıkla ödüllendirildiğini belirterek, “Babam devletin bilgisi ve desteği ile öldürüldü. Bu katliamlar Kürt’leri sindirme politikasıdır. Faili meçhul davası basit cinayet davası olarak ele alındı ama bunlar siyasi cinayetlerdir ve devlet politikasıdır. Cinayetlerde kullanılan silahlar sadece devlet envanterinde bulunan silahlar olduğu halde, Susurluk raporu da dahil bazı belgeler devlet sırrı olduğu için delil olarak kullanılmadı, gizlendi” diye kaydetti.
Mahkeme kararının kendileri için “mücadele bitti” anlamına gelmediğini kaydeden Yıldırım, “Kürt olan babalarımızın ölümünden dönemin başbakanı Tansu Çiller, adalet bakanı ve çete başa Mehmet Ağar sorumludur. Biz ilk günkü gibi mücadelemize devam edeceğiz. Elleri ve yüzlerine bulaşan kanların ömür boyu silinmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
