Cumhuriyet gazetesinin muhabir, yazar, yönetici ve çalışanlarının yargılandığı davaya bugün Silivri Cezaevi’nin karşısında bulunan duruşma salonunda devam edilecek. Dava kapsamında Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu ve İcra Kurulu başkanı Akın Atalay 495 ve muhabir Ahmet Şık 434 gündür tutuklu Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.
Gazetede yayımlanan haber ve köşe yazılarının suçlama konusu yapıldığı soruşturmayı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde Fetullah Gülen cemaatine üyelik suçlamasıyla yargılanan savcı Murat İnam başlatmıştı. Soruşturma kapsamında önce gazetenin 9 yazar ve yöneticisi 5 Kasım 2016’da tutuklandı. Ardından operasyon sırasında yurtdışında bulunan ve hakkında yakalama kararı çıkarıldıktan 10 gün sonra yurda dönen İcra Kurulu Başkanı ve gazete avukatı Akın Atalay kaçma şüphesinin bulunduğu iddiasıyla tutuklandı. 30 Aralık 2016’da da daha önce AKP-Gülen cemaati ortaklığıyla yürütülen Oda TV davada tutuklu yargılanan Ahmet Şık, haberleri gerekçe gösterilerek “FETÖ/PDY ve PKK/ KCK propagandası yaptığı” iddiasıyla tutuklandı. Gazetenin 10 yazar ve yöneticisini soruşturma kapsamında tutuklayan İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimi Mustafa Çakar sonradan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne başkan olarak atanırken, iddianameyi düzenleyen savcılardan Mehmet Akif Ekinci, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) seçildi.
AYM ‘HAK İHLALİ’ DEDİ
Cumhuriyet gazetesi iddianamesi operasyondan 156 gün sonra hazırlandı. Bu süreçte tahliye talepleri sulh ceza hâkimliklerinin kararlarıyla reddedildi. 26 Aralık 2016’da ‘kişi güvenliği ve düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti haklarının ihlal edildiği’ gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) Mart 2017’de de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapıldı.
AYM, 11 Ocak’ta, dava kapsamında 9 ay tutuklu kalan Cumhuriyet Kitap eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay’ın başvurusuyla ilgili “hak ihlali” kararı verdi. Murat Sabuncu, Akın Atalay ve Ahmet Şık, Turhan Günay’ın 9 aylık tutukluluğuna dayanak yapılan iddialarla tutuklu bulundukları için AYM’nin kararını gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu. Ancak yargılamayı yapan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, kararın sadece Günay yönünden etkili olduğunu savunarak tahliye taleplerini oyçokluğu ile reddetti. Karara muhalif üye hâkim Halit İçdemir ise tanıkların büyük ölçüde dinlendiği, delillerin toplandığı ve karartılamayacağını belirterek, sabit ikametgâh sahibi olmaları nedeniyle Sabuncu, Atalay ve Şık’ın tutuklulukta geçirdikleri süre gözünde bulundurularak tahliye edilmeleri gerektiğini ifade etti. İçdemir, davanın 31 Ekim 2017 ve 25 Aralık 2017 tarihli iki celsesinde de tutukluluğun devamı kararlarına muhalefet etti. Öte yandan AYM, Günay ile ilgili verdiği hak ihlali kararında, gazetenin yayınlarının suça konu edilmesinin ifade ve basın özgürlükleri bağlamındaki incelemenin, gazetenin 10 yazar ve yöneticisinin başvurularının incelenmesi sırasında yapılacağını bildirdi. Aradan 2 ay geçmesine karşın başvurular genel kurul toplantı gündemine alınmadı.
SAVUNMA HAKKI ENGELLENDİ
Yargılamayı yapan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, 25 Aralık 2017 tarihli bir önceki duruşmada, Ahmet Şık’ı “AKP iktidarı” dediği sırada susturdu ve salondan çıkardı. Şık’ın savunma hakkının engellenmesi nedeniyle Sabuncu ve Atalay da savunma yapmadı. Başkan Dağ da savunma hakkını kısıtlamadığına ilişkin açıklama yaparken, “Kelle başı üç avukat demiyoruz biz” dedi. Avukat Bahri Belen de tarafsızlığını yitirdiği şüphesi oluşması nedeniyle mahkeme heyetini reddetmişti. Talebi kabul eden mahkeme, Sabuncu, Atalay ve Şık’ın avukatlarını üçle sınırlarken, bir sonraki duruşmanın da 3 ay sonra Silivri’de görülmesine hükmetmişti. Reddi hâkim talebi de bir üst mahkemece reddedilmişti.
Kaynak: İleri Haber
