Gençlik örgütleri 6 Kasım 1981’de kurulan YÖK’e karşı Beyazıtta eylem yaptı. Eyleme Dev-Güç, HDP Gençliği, DÖB ve YDG katıldı. Eylemde yapılan açıklamada “6 Kasım 1981’den beri YÖK üniversitelerimizde kara bir el olarak hayatlarımıza müdahale ediyor. Bir proje olarak YÖK 12 Eylül faşist darbesini üniversitelerde de yaratmak için kurulmuştur. 80’lerin Beyaz Toroslarını üniversitelere sokarak üniversite öğrencilerinin katledilmesinden sorumlu olan; ilerleyen süreçte öğrencileri sistemin kalıplarına sokmak adına her türlü baskıyı yapan; son süreçte ise AKP-MHP faşizmimin üniversitelilere karşı tavırlarının temsilcisi olma rolüne bürünen YÖK üniversiteleri hapishaneye çeviremediği ölçüde öğrencilerin hapsetmeye, üniversitelileri zapturapt altına alamadığı ölçüde katlini vacip saymaya devam ediyor. Bu proje 39 yıldır nasıl iktidara güdümlü hareket ettiyse bizler de onları üniversitelerden silecek iradenin sahibi, 6 Kasımların militan ve kitlesel YÖK protestolarının 39 yıldır yürütücüleriyiz.” denildi.
Yapılan açıklamada pandemi, ekonomik kriz ve ülkenin içinde bulunduğu durumuda değinildi. Açıklamanın tamamı:
“Aylardır Covid-19 virüsü ile burun buruna yaşıyoruz. İktidar virüse karşı sözde önlemler alırken yaşanan ekonomik krizin faturasını halka ödetiyor. Henüz daha bu yıl mezun olmuş arkadaşlarımız öğrenciliği sırtlarındaki KYK borcu ile bitiriyor. Üniversitelerimizden barış akademisyenleri, bilim ve barış savunucuları tasfiye edilirken Vedat Akgüray gibi hırsızlar profesör sıfatıyla karşımıza geliyor üniversitenin iradesi yok sayılarak kayyım rektörler atanıyor. Dün yemekhane zamları için sokakta olup hakkımızı sokakta kazanan biz bütün bunlara karşı yine sokaktayız, sokakta olacağız.
Virüsün gidişatına hiçbir müdahalede bulunamayan iktidar eğitimin online olacağını üniversiteler açılmadan sadece günler önce kararlaştırdı. Birçok öğrenci okul için gittiği yerde kalacak yer sorunu yaşadı birçoğumuz yurtlarımızda bıraktığımız eşyalarımızı aylardır alamaz olduk. Eğitimlere girebilmek için gerekli teknik donanımı olmayan birçok öğrenci bilgisayar alabilmek için bankalara kredi başvurusu yaptı. Eğitimin uzaktan verilmesi anti-bilimselleştirmelerine ve niteliksizleştirmelerine kapı açıp bizlerin üniversitelerde akademik mücadele vermemizin önünü kapatmıştır. İktidar hastalığı dahi kendi lehine kullanmıştır, asıl virüs kapitalizmdir. Tüm bunlar yaşanırken iktidar bizim sessizce köşemize çekilmemizi söylüyor, açlık ile hastalık arasında bıraktığı öğrencinin, işçinin, emekçinin çıkardığı tek bir sese bütün gücünü seferber ediyor. Her şeye rağmen bizler yine amfilerden, koridorlardan, sokaklardan eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim şiarını yükseltmek için buralardayız ve soruyoruz; “Öyle mi alay komutanı?”
Bu düzeni yıkana kadar durum daha iyi olmayacak. Bizler, yıkma iradesine sahip, zaferi sokakta kazanacağını bilen, militan ve kitlesel bir birliktelik için bir araya gelmiş gençler olarak; üniversitelerde de birleşik mücadele hattımızı örmeye, YÖK’ü tarihe gömmeye kararlıyız.
