Tayyip Erdoğan’ın, İnönü Üniversitesi’nin ikiye bölünerek Turgut Özal Üniversitesi’nin kurulacağını açıklamasıyla ilk işaret fişeğini yakmasının ardından TBMM’ye sunulan tasarıyla İstanbul, Gazi, Selçuk, Dumlupınar, İnönü, Sakarya, Mersin, Erciyes, Karadeniz Teknik ve Kahramanmaraş Sütçü İmam üniversitelerinin bölünmesi gündeme gelmişti.
AKP iktidarının bu hamlesinin hemen ardından önce fakültelerinde ardından da Gülhane’de bir araya gelen İÜ’lüler, bugün de (24 Nisan) ilk olarak kendi fakültelerinde forumlar düzenlendi, ardından akademisyeninden öğrencisine, mezunundan mensubuna tüm bileşenleriyle Beyazıt’taki Ana Kapı önünde bir araya geldi.
Hekimler ve hekim adayları Cerrahpaşa’da
Açıklama öncesinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi önünde buluşan yüzlerce öğrenci ve akademisyen “Cerrahpaşa bizimdir, bizim kalacak” sloganları atarken, hastalar ve çalışanlar da eyleme alkışlarla destek verdi. Forumun ardından Beyazıt’taki İÜ Ana Kapı önüne geçildi.

İÜ ayakta: “İstanbul Üniversitesi, bütün fakülteleriyle bir bütündür”
Cerrahpaşa ve Çapa’daki tıp fakültelerinden Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi’ne, Sağlık Bilimleri’nden İletişim fakültesine, İşletme’den Orman Fakültesi’ne İÜ bileşenleri Beyazıt’taki Ana Kapı önünde bir aradaydı.
“Üniversitemi bölme” pankartı açılan buluşmada Dr. Osman Öztürk şu ifadeleri kullandı:
Eğer bu tepkileri büyütmezsek ve durduramazsak acele ile çıkaracaklar bu yasayı. Esası itibariyle İstanbul Üniversitesi’ni ikiye bölecek. Başta Tıp, Veterinerlik, Orman, İletişim olmak üzere daha sonra birtakım değişiklikler yapacaklarını söylüyorlar ama biz hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. İstanbul Üniversitesi kökleri çok daha eski, fakülteleri 100-150-190 yıllık tarihi olan fakülteler. 190 yıllık ömürleri olan fakülteleri hepi topu 60 gün ömrü olan Meclis’te köklerinden ayırmaya çalışıyorlar. İzin verecek miyiz? Katılın birlikte durduralım. Bu kanun tasarısı Meclis’ten geçmeyecek. Bu üniversiteyi böldürtmeyeceğiz. Fakültelerimizi kökünden kopartamayacaklar.
“Üniversiteyi böldürtmeyeceğiz”
Öztürk’ün konuşmasının ardından sözü Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı ve İÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Raşit Tükel’e verdi.
Tükel konuşmasında şunları söyledi:
İstanbul Üniversitesi’nin mezunları, mensupları, üniversiteye gönül bağıyla bağlanmış olanlar biz burada çok değil birkaç sene önce çok sayıda toplantı yaptık. O toplantılarda demokratik, özgür, özerk üniversite talebimizi dile getirdik… Üniversitenin bütün bileşenleri ile yönetilmesi gerektiğini dile getirdik. Karşımıza ne çıktı? Yukarıdan, birtakım yasalar oluşturarak, düzenlemeler yaparak üniversitelilerin hakkını ortadan kaldırıp bir yönetim biçimi getirdiler. Bu yönetim biçiminin bir parçası olarak bugün karşımıza kimseye danışılmadan bir yasa tasarısı getirildi. Biz yukarıdan dayatılan tüm önerilere, yasa tasarılarına karşıyız. Bugün bir araya geldiğimiz bu topluluk bölünmeye karşı çıkıyor. Ve açık olarak söylüyor. Üniversiteliler karşı çıktığı noktada üniversite ile ilgili adım atmaları mümkün değil. Üniversiteyi böldürtmeyeceğiz.


Buluşmada sık sık “Cerrahpaşaya dokunma”, “Üniversiteler kökünden koparılamaz”, “Üniversiteler bakteri değildir, bölünerek çoğalamaz” sloganları atıldı.
Tekrar söz alan Dr. Öztürk, “Halen geri çekilmemiş kanun tasarısında Tıp Fakültesi vardı. Şöyle bir pazarlık var. ‘Ver Cerrahpaşa’yı al İstanbul Tıp Fakültesi’ni.’ Kabul edecek miyiz? Hayır” dedi.
“Üniversite bir bütündür”
Söz alan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ise şu ifadeleri kullandı:
İstanbul Üniversitesi köklerinden ayrılmaya çalışılıyor. Bizler bu üniversitenin mensubu olmaktan gurur duyuyoruz. Yapmış oldukları bilimsel çalışmaların yanı sıra üniversitenin üniversite olmasını sağlayan eğitim, hasta bakım hizmetleri ile dünyanın örnek üniversitelerinden birisinin mensubu olmak bize gurur veriyor… Üniversitemizi böldürmek istemiyoruz. Üniversite bir bütündür.
Basın açıklamasını İstanbul Tabip Odası Başkanı ve İÜ Onkoloji Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Saip okudu. Saip sözlerine, “Yok edilmek istenen İstanbul Üniversitesi’dir. Birlikte durduralım” diyerek başladı.
“Eğitim kurumlarının ekolleşmesini belirleyen onların köklü gelenekleri ve yapılarıdır. Yüzlerce yıllık köklere sahip bu kurumu en eski fakültelerinden koparmak en ekolün can damarlarını kesmek ve kimliksizleştirmekten başka bir amaca hizmet etmeyecektir” diyen Saip sözlerini şu şekilde devam etti:
YÖK’te iki yıl önce alındığı görülen bu karar, ilgili fakültelerle paylaşılmamış, karar alma sürecine muhataplar dahil edilmemiştir. Mezun ve mevcutlarıyla milyonlarca insanın kimliğini, değerlerini ve tarihini değiştiren bu kararı kabul etmiyoruz. Bu bölünme İstanbul Üniversitesi’ni yok etme projesidir. Ne İstanbul Üniversitesi’nin ne Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin ne de başka bir fakültenin köklerinden koparılmasını, can damarlarının kesilmesini kabul etmiyoruz. Bu kurumların öğretim elemanları, öğrencileri, çalışanları olarak bizler, adımızın ve tarihimizin bize yüklediği sorumluluğun bilincindeyiz.

Saip sözlerini şu şekilde tamamladı:
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sesleniyoruz. Bu yasa tasarısını durdurun. Yüzlerce yıldır büyüyen ve büyüten bu çınardan elinizi çekin. Bilin ki bu çınar devrilirse altında önce siz kalırsınız. İstanbul Üniversitesi geçmişten geleceğe uzanan bir eğitim ve hizmet yıldızıdır. Bizler bu yıldıza dönük saldırıları durdurmak için her türlü toplumsal, idari, hukuki yolları kullanacağımızı beyan ediyor, TBMM’den bu yasa tasarısının geri çekilmesini talep ediyoruz.
Orman Fakültesi öğrencileri de eylemde
İÜ Orman Fakültesi’nin “üniversitelerin bölünmesi” için hazırlanan kanun tasarısı içinde yer alması fakültenin Sarıyer Bahçeköy’deki yerleşkesi önünde de protesto edildi.
Kolektifler4.net’in aktardığına göre, İÜ Orman Fakültesi’nde üniversiteliler “Fakülteme dokunma” diyerek basın açıklaması düzenledi ve “Orman Fakültesi İÜ’nin parçasıdır, bölünemez” dedi.
Eylemde söz alan Orman Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, İÜ’nün dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında sürekli ilk 500’de yer alabildiğini, Orman Fakültesi’nin ise Türkiye’nin ilk ve en köklü orman fakültesi olduğunu söyledi.
Kaynak: Sendika.org






