İHD Kadın Komisyonu’nun 2020 Yılı Kadın Raporu’na göre; 148 kadının iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi, en az 709 kadın seks işçiliğine zorlandı, en az 178 kadın şüpheli şekillerde ölü bulundu, en az 316 kadının öldürüldü, en az bin 75 kadın ekonomik, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete maruz bırakıldı, taciz ve tehdit edildi ve 41 kadın intihara sürüklendi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Türkiye’de 2020 yılındaki kadınlara yönelik hak ihlallerine ilişkin raporunu açıkladı.
Toplantıda ilk olarak konuşan İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yaparak, “İstanbul Sözleşmesi kadınların anayasasıdır. Hiçbir örf, adet ve hiçbir sözde namus anlayışı kadına yönelik şiddette bahane olamaz. Bu coğrafyada kadınlar sözde namus anlayışıyla cinayete maruz kalıyorlar” dedi. Topantıda erkek şiddetine de değinen Keskin, “Devlet dili sertleştiği dönemlerde kadına yönelik şiddet artıyor. İçişleri Bakanı bütün sözleşmelere aykırı olarak ‘ben talimat verdim yakalarsanız lime lime edin dedim’ diyor. Bunu İçişleri Bakanı söylüyor. Ne yapıyor? Şiddeti körüklüyor. Böyle bir şey yapamaz. Biz bu yüzden kadın şiddeti politiktir diyoruz. İstanbul sözleşmesi bir an önce içselleştirilmeli ve uygulanmalı, uygulamayanlar gerekli cezaları almalı” ifadelerini kullandı.
Daha sonra raporu okuyan İHD Kadın Sekreteri Nuray Çevirmen, özellikle 11 Mart 2020 tarihinde ilan edilen Covid-19 pandemisiyle beraber hâli hazırda yüksek olan toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin her alanda daha da derinleştiğini ve her krizde olduğu gibi bu krizde de en çok kadınların ve çocukların etkilendiğini ifade etti.
2020 yılında İHD’ye internet aracılığıyla yapılan bin 323 başvurunun olduğunu ifade eden Çevirmen, “Yüzde 47’sini ekonomik ve sosyal haklar temelli ihlaller oluştururken yüzde 53’ünü başta hapishanelerdeki olmak üzere çeşitli hak ihlalleri oluşturdu ve bu ekonomik sosyal haklar temelli başvuruların yüzde 75’i kadınlar tarafından yapıldı. Kadınların başvurularında maddi yardım talebi ve işsizlik yüksek oranlarda göze çarparken sıralama gıda yardımı, deprem sonrası destek ve hukuki destek talepleriyle devam etti” diye konuştu.
Çok sayıda kadın gazetecinin yargılandığını ve tutuklandığını belirten Çevirmen, şu an 3’ü tutuklu 20 kadın gazetecinin yargılandığını dile getirdi.
Çevirmen, lezbiyen, biseksüel ve trans kadınların, iktidarın ve resmi kurumların son yıllarda daha da artan homofobik ve transfobik söylemlerinin etkisiyle pandemi dolayısıyla kapanmak durumunda kaldıkları evlerde ve kamusal alanlarda hak ihlallerine ve tehditlere maruz kaldığını söyledi.
Zaten görünmez kılınan ev içi emeğin pandemiyle daha da görünmez kılındığına işaret edilen raporda, “Kadınların güvencesiz çalışma ve işsizlik oranı arttı. 2020’de iş cinayetleri sebebiyle 148 kadın hayatını kaybetti. İş cinayetleri verilerine göre kadınların çoğu kayıt dışı ve sendikasız” diye belirtildi.
Raporda şu bilgilere de yer verildi: “ *Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve olmayan en az 709 kadın seks işçiliğine zorlandı, en az 1075 kadın ekonomik, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddete maruz bırakıldı, taciz ve tehdit edildi, kaçırıldı, en az 41 kadın intihara sürüklendi, en az 178 kadın şüpheli şekillerde ölü bulundu ve en az 316 öldürüldü. Başta belirttiğimiz gibi ne yazık ki bu sayıların çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Buna karşılık; 6284 Sayılı Kanun çoğu zaman uygulanmadı, İstanbul Sözleşmesi iptal edilmeye çalışıldı, meclise verilen soru önergeleri hükümet tarafından reddedildi.”
“Engelli kadınlar, pandemi sürecinde de göz ardı edildi; temel haklara erişmekte zorluk yaşadı ve özellikle sağlık, eğitim gibi alanlarda dezavantajlar büyüdü. Kadın sığınakları hâli hazırda yetersizken yine pandemi bahane edilerek kadınların sığınaklara ve ŞÖNİM’lere ulaşması çoğunlukla engellendi.”
“Ek olarak, yasal olmasına rağmen pratikte kadınlar özellikle devlet hastanelerinde kürtaj yaptırmak istediklerinde keyfi ve asılsız iddialarla kürtaj hakkına ulaşmakta zorluk çekti.”
Talepler
Raporda, şu talepler yer aldı:
* Toplumsal cinsiyet eşitliği her alanda derhal sağlanmalı.
* 6284 Sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmalı.
* Pandemi döneminde kadınlar ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmeli, herhangi bir geliri olmayan kadınlara maddi destek sağlanmalı.
* Kadına yönelik şiddet konusunda 7/24 kadınlar tarafından ulaşılabilecek profesyonel kişiler ve kurumlar oluşturulmalı, telefona ulaşamayan kadınlar için alternatif yollar kurulmalı ve bunlar Türkçe, Kürtçe, Arapça, İngilizce gibi pek çok dili barındırmalı, işaret dili bilen personel bulunmalı.
* Mülteci ve sığınmacı kadınların güvenliği sağlanmalı ve sığınmacı/mülteci kadınlara yönelik güçlendirici çalışmalar yapılmalı.
* Sığınaklar erişilebilir ve uluslararası standartlara uygun olmalı. 60 yaş üzerindeki kadınlar da sığınaklara kabul edilmeli.
* Sığınaklardan çıkan kadınlar için ekonomik ve sosyal yardımlar işlevsel olmalı.
* Kolluk kuvvetlerinin keyfi bir şekilde caydırıcı ve yanlış bilgi vermesine yaptırım uygulanmalı.”
