Salgın sürecinde mahpus kadınların ve çocukların yaşadığı sorunların çözülmediğini aktaran CİSST yöneticisi Mine Akarsu, devletin sorumluluklarını yerine getirmediğini belirtti
Türkiye’de resmi olarak açıklanan ilk Kovid-19 vakasının üzerinden bir buçuk yıl geçti. Cezaevlerinde kalan tutuklu ve hükümlü kadınlar da bu süreçten ağır bir şekilde etkilendi. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri (CTE) Genel Müdürlüğü’ne göre 15 Nisan 2020’de yürürlüğe giren infaz düzenlemesiyle açık cezaevinde olan veya açık cezaevine geçmeye hak kazanan 78 bin 468 hükümlü Kovid-19 izninde bulunuyor. Bu süreçte mahpus kadınlar açısından cezaevinde olmak da dışarıda olmak da başlı başına bir sorun.
Evrensel Gazetesi’nden Elif Ekin Saltık’a konuşan Ceza İnfaz Sistemleri Sivil Toplum Derneği’nden (CİSST) Mine Akarsu bir buçuk yıllık salgın sürecinde mahpus kadın ve çocukların yaşadığı sıkıntıları anlattı.
Önlemler yetersiz
Salgın önlemlerinin yetersiz olduğunu belirten Akarsu, “Kapasite sorunu sebebiyle mahpusların sosyal mesafeyi korumakta zorlandıkları, sık sık yapılan aramalarda hapishane personelinin mesafe kurallarını ihlal ettiğini, koğuşların temizlik ve hijyeninin sağlanmadığı, kişisel ve genel temizlik malzemelerinin mahpuslara ücretsiz olarak sağlanmadığı gibi pek çok sorun tarafımıza bildirildi. Sorunların halen devam ediyor oluşu gerekli tedbirlerin alınmadığını göstermekte” ifadelerini kullandı.
Mahpuslara kitapların ve yayınların geç verildiğini söyleyen Akarsu, açık görüşlerin durdurulduğunu ve sosyal faaliyetlerin olmadığını vurguladı. Akarsu, “Bazı hapishanelerden telefon görüşlerinin dahi karantinada olan mahpuslara kullandırılmadığı bilgisi verildi. Tüm bu hususlar aslında devletin sorumluluklarını yerine getirmektense hak ihlalleri yaratmayı kendine görev edindiğini göstermektedir” dedi.
Çocuklu kadınlar
Çocuklarıyla kalan kadınların durumuna ilişkin ise Akarsu şunları söyledi: “Çocuğunu dışarıdaki ebeveyne veren kadın çoğunu tekrar yanına alamadı ya da dışarıda kalan çocuk, kadının yanına tekrar giremedi. Bilindiği üzere anneleriyle kalan çocuklar dışarıya girip çıkmakta serbestler. Ancak bu kısıt sebebiyle çocuğunu aylardır göremediğini söyleyen mahpus başvuruları aldık. Görüşlerin kısıtlanması da kadınları psikolojik olarak ciddi şekilde etkiledi” dedi.
Aramalarda özensizlik
Koğuşlarda yapılan aramalardan kadınların şikayetçi olduğunu dile getiren Akarsu, “Koğuşun temizliği ile ilgili olarak özellikle bazı kadın hapishanelerinden gereksiz aramalar yoluyla koğuşun kirletildiğine ilişkin şikayet aldık. Özellikle Gebze Kadın Hapishanesi’nde koğuşların aranırken aynı eldivenlerle hem yiyeceklerin hem çöpün hem de giysilerin ellendiğini öğrendik. Pandeminin başında dezenfekte işlemlerinin daha sık yapıldığı ancak son dönemde dezenfekte işleminin de çok fazla yapılmamaya başladığını öğrendik” dedi.
Muayene olamıyorlar
Dışarıya çıkan kadınların sağlığa erişimde sorun yaşadıklarını dile getiren Akarsu, “Dışarıdayken doğrudan hastaneye giderlerse muayene olamıyorlar zira mahpusun sigorta bilgisi hastane kayıtlarında bulunmuyor. Oysaki hapishane revirinden sorumlu doktorun buna ilişkin bir yazı vermesi bu problemi çözüyor. Hapishanelerin bu konuda mahpuslara bilgi aktarmadıklarını söyleyebiliriz” dedi. Akarsu ayrıca mahpuslara temizlik malzemelerinin yeterince verilmediğini de aktardı.
Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi
