Gündem

Ş. Cenk Kılagöz’ün kaleminden şiirler

27  Nisan 2017 tarihinde Dar Azza’da 4 BÖG savaşçısı cihatçı çetelere karşı savaşta ölümsüzleşmişti. Ölümsüzleşenlerin arasında  4 Haziran 1995 doğumlu Cenk Kılagöz’ün (Cömert Nazif Efe) yazdığı şiirleri doğum günü vesilesiyle paylaşıyoruz.

 

“ Şiir yazma hevesi daha yeni başladı bende aslında güzel bir şeymiş yazıp çizmek duygularını ifade etmek, hani şairin de dediği gibi ‘bir beyaz kağıda her şey çizilebilir, yazılabilir senin dışında’ bu bende merak duygusu uyandırdı adeta.

Aslında beyaz kağıt temiz bir sırdaşıdır insanın. Sen biçer sen şekil verirsin. Sen yazdıkça o kabuğunda saklar kendini. Hani derler ya söz uçar yazı kalır diye. Kelimeler ağzından kifayetsiz şekilde çıkar, ama yüreğindeki sözcükler yazar kalemi. Bir de canın sıkıldı mı sırdaşın açar sayfalarını okudukça anlatır kendini. Umarım bu yazma işlerinde iyi olurum. Güzel oluyor benim için de :) ” 

  

 

 

                                                                                                                                                                                                                                 03.10.2016

 

-Anama-

Umudunla umutsuzluğun

güneşinle gülüşünün

uykunla uykusuzluğun

bir inilti gibi sürüyor daha bende

 

Senden ayrıldıktan sonra

Sana hiç benzemeyen kentlere gittim,

Ama her sözcüğünde, senin kokun

                senin soluğun, senin yokluğun

Senin yoksulluğun ve senin gülüşlerinle

mutluluklar vardı…

 

Her baktığımda seni görüyordum.

Uzakların türküsü

Ve genzimi yakan o hasret kokusu

Seni düşünüşlerde kayboldu gülüşlerim

Tepelere çıktım dağlara sarp kayaların

derin mağaraların yansıyordu…

yüreğimde…

 

Yüreğim tipili bir günde bir dağını,

bir tepeni armandığım anda ki gibi

atıyordu

Soluk soluğaydım

Sıcak günlerde soğuk terliyordum

 

Bu satırları yine gökyüzünden yazıyorum

sana,

öncelik kızgın kayaların üstüne uzanmış

uzaktan geçen esintiye kapılıyorum…  

 

Sonra bir sigara yakıyorum

Sigara sigara değil

Üstüme sinen duman…

İnanır mısın? Seni düşünmenin tadında

Soluğumda…

 

Aylardan Mart

Gene erken kalkıyorum sabahları

gene ilk işim derinliğinde gökyüzüne bakmak…

Gene sessizliğimi yaşıyorum,

 

Senin sessizliğini kendi sessizliğimi

Bakıyorum, Güneş uçsuz bucaksız

Kar kalıntılarının üstünde yansıyor.

Tıpkı yüreğimdeki bıraktığın

 yansıma gibi…

 

hiçbir iz yok, hiçbir iz yok

  -iz yok…

Tıpkı yüreğimde bıraktığın iz gibi…

                                                                            Canım Anama…

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                  05.07.2016

 

-Vatan-

Sevilmeyecek gibi değil ki hiçbir şey

Toğrağı öpücük.

Sevgiliyi dudağından öper gibi

hasretten değildir bu öpüş

Kana bulandı dudaklarımız

 

toprak

topraktaki kan

vatan

sevmesek bu kadar memleketimizi

eritebilir miydik

namlu uçlarında karanlığı… 

 

 

 

 

-Keşke-

Bir şeyler hep eksik kalmıştır

                 bu yaşanmışlıkta…

Hep “keşkeler” eşlik eder bize

              soluksuz yolculuklarda

İkircikli hallerin yenilgisidir bunlar

daha savaşmadan…

Oysa kaybedecek neyimiz kaldı

Hiç kazanılmamış olandan başka

 

 

Paylaşın