Doğa - Ekoloji

Adıyaman’da doğa yağması büyütülüyor!

Türkiye’deki mermer rezervinin yüzde 13’ünün bulunduğu iddia edilen Adıyaman’da doğa yağması büyütülüyor

MTA araştırmalarına göre Adıyaman coğrafyasında Türkiye’deki mermer rezervinin yüzde 13’ünün bulunduğu iddia ediliyor. MTA verilerini dayanak yapan Adıyaman Sanayi ve Ticaret Odası, Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurmak için hazırlık yaptığı ve 2022 yılının ilk çeyreğinde yer tahsislerine başlanacağını duyurdu. Adıyaman’ın içinde bulunduğu 6. Bölge teşviklerinden yararlanacaklarını ve mermere 17 kat katma değer kazandırılacağı yapılan iddialar içinde yer alıyor. Dünya Gazetesi’nin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) bağlı olan odalarla yaptığı, ‘Başkanlar Konuşuyor’ adlı projenin üçüncü ayağı Adıyaman’da gerçekleştirildi.

Zengin olmak için her şey mübah

Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Uslu, “Türkiye’deki mermer rezervlerinin yüzde 13 Adıyaman’daymış. Tabir caizse, biz zenginliğin üzerinde yatıp kalkıyormuşuz, haberimiz yokmuş. Şu anda Adıyaman’dan günde aşağı yukarı 100 TIR Mersin Limanı’na ihraç mermer ürünü taşıyor. Bunlar başta Uzakdoğu olmak üzere, İtalya’ya ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerine gidiyor. Şu anda kentimizden blok mermer ihraç ediyoruz. Son iki yıldır kentimizde Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurmaya çalışıyoruz. Özetle zengin olmak istiyorsak, yer altı-yer üstü kaynaklarımızı değerlendireceğiz” dedi. Bu sözler doğa yağmasının hangi amaçla yaşandığının birinci elden itirafı olarak kayda geçmiş durumda.

Benzer yalan Bursa’da söylendi!

Bursa’nın Orhaneli ilçesinde 2018 yılında 500 milyar dolar mermer rezervi bulundu iddiası ile kağıt üzerinde Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmuş ancak bugüne kadar kurulan OSB’de yer almayı taahhüt eden 61 şirket ortaya çıkmış değil. Dönemin Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu, “20 bin kişilik istihdam sağlanıp bölgedeki göç tersine dönecek” sözleriyle sermayeye çağrılar yaparken, 20 bin rakamı önce 2 bine düşmüş ardından ise hayal tacirliğinin sonu gelmişti. Ancak bölgede bulunan mermer, krom vd. maden ocakları bölgeyi yerle bir edip çalışmaya devam ederken blok mermerler ihraç ediliyor. Bu madenler nedeniyle birçok köyün su havzaları ortadan kalkarken, bölgenin Uludağ havzasında yer almasından dolayı birçok endemik bitki türü ile birlikte büyük bir doğal yıkım gerçekleşirken, tüm bu yağma birilerinin zengin olması için yaşanıyor.

Doğa ham madde mi?

Doğaya ham madde gözüyle bakanlar halka bol vaatler vererek kendi zenginliklerinin peşine düştüklerinin itirafı Adıyamanlı patron tarafından açıkça vurgulanması dikkat çekici. Bursa Orhaneli’nin nüfusu 20 binin altındayken 20 bin kişilik istihdamdan söz edenlerin amacı, emekçi halkı yaptıkları doğa yağmasına karşı sessiz kalmalarını sağlamaktı. Mevcut ekonomik düzen içinde her türden değer paraya ve zenginliğe bağlanırken, patronlar tüm zenginliklerini emek ve doğa sömürüsü ile elde etmekteler. Uludağ’ın adeta kanını emenler 500 milyar dolar rezervden söz ederlerken, halkı da yedekleyip sanki halkın bundan bir çıkarı olacakmışçasına bir söylem tuttururlarken aynı yol ve yöntem Adıyaman için de geçerli. Uludağ’da yaşanan ve Adıyaman’da yaşanacak olan tek şey, bölgede doğal yaşamı yerle bir edip katliamlar yaşatılırken, suları kirletip yok edilerek ormanlar yağmalanacak.

Yeni Yasam Gazetesi

Paylaşın