Ayşe Acar Başaran, kadın gündemine dair açıklamalarda bulundu. Tecritten ekonomik krize, hasta tutuklulardan kadın katliamlarına kadar iktidarı eleştiren Başaran, mücadele çağrısı yaptı
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, kadın gündemine dair partisinin Diyarbakır İl Örgütü binasında açıklama yaptı. İmralı’daki tecride işaret ederek, “Sayın Öcalan üzerindeki tecrit, hukuksuz ve politik bir tercihtir. Bu ülkenin en temel sorunu, görünmez kılınmaya çalışılıyor. Bütün problemler tecritten kaynaklanıyor” dedi.
2021’in tüm Türkiye halkı, Kürt halkı, emekçiler ve kadınlar için çok büyük sorunların yaşandığı bir yıl olduğunu vurgulayan Başaran, toplumun bir yandan koronavirüs salgınıyla, daha da derinleşen ekonomik krizle, anti demokratik uygulamalarla boğuşurken diğer yandan da kadın katliamlarının gün geçtikçe arttığı, katliamların IŞİD’vari yöntemlerle gerçekleştiği, cezaevlerindeki hukuksuzluğun derinleştiğini söyledi.
Toplum açlıkla cebelleşiyor
HDP ve kadınlar olarak sokakta, alanda, fabrikada, Meclis’te ve tarlada bu tekçi rejime karşı mücadele ettiklerini ifade eden Başaran, şöyle devam etti: “Son süreçte yaşadığımız büyük ekonomik krizin esaslı nedeni aslında iktidarın yürüttüğü tekçi politikadır, savaş politikalarıdır. Toplum açlıkla cebelleşirken, kadınlar yoksullukla yüz yüzeyken, Diyarbakır’da iki yaşındaki bir çocuk DEDAŞ’ın elektriklerini kesmesi nedeniyle yaşamını yitirirken, iktidar dış güç arıyor. Biz kendilerine buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki bu ülkedeki tek dış güç iktidarın kendisidir. Dolar 17’den 12’ye müdahaleler sonucunda indirildiğinde sanki bir refah ortaya çıkmış gibi bir algı oluşturmaya çalışıyor. Ama bugün de gördük ki ekmeğe, mazota, elektriğe, doğalgaza, gıdaya zam devam ediyor. Toplum yoksullukla cebelleşiyor, iktidar savaşla ve milliyetçilikle ayakta durmaya çalışıyor” dedi.
Garibe Gezer’in ölümü şüpheli
Cezaevlerinde uygulanan tecrit politikaları nedeniyle 2021’nin son ayında toplumda büyük bir yara açan hasta tutukluların durumuyla yüz yüze kalındığını belirten Başaran, sadece bir hafta içinde Türkiye cezaevlerinden 7 cenaze çıktığını hatırlattı. Hasta tutuklulardan Garibe Gezer ve Vedat Erkmen’’in ölümlerinin şüpheli olduğunu söyleyen Başaran, şu ifadeleri kullandı: “Biz çok iyi biliyoruz ki bunun esas sorumlusu iktidarın kendisi ve Kürtlere dönük yürüttüğü düşmanca politikalardır. Israrlı bir biçimde cezaevindeki 604’ü ağır olmak üzere toplam bin 605 hasta tutsakla ilgili olarak adım atmama yaklaşımını sergiliyor. 80 dönemini hatırlayalım. Kenan Evren, ‘Asmayalım da besleyelim mi’ diyordu. Esat Oktay, Diyarbakır’da binlerce siyasi tutsağa işkence uygulayanlardı. Bugün cezaevlerinde Esat Oktay, iktidarın başında da Kenan Evren’in zihniyeti var.”
Aysel Tuğluk’u serbest bırakın
Garibe Gezer gibi cezaevlerindeki hasta tutukluların da ölümle yüz yüze bırakılmaya devam ettiğini belirten Başaran, Aysel Tuğluk’un durumunu işaret etti. Başaran, “Aysel Tuğluk bu ülkede yıllardır kadın ve demokrasi mücadelesi veren bir arkadaşımız. Aysel Tuğluk’un yaşadığı sağlık sorunları her geçen gün artmış durumda. Ancak siyasi saiklerle hareket eden, iktidarın tutsakları cezaevinde tutma aracı haline gelmiş ATK, sadece 5 dakika Aysel Tuğluk’la yüz yüze gelerek ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi. Bunun için bir kez daha sesleniyoruz; artık bir cenazenin daha, bir tabutun daha cezaevinden çıkmasına tahammülümüz kalmadı. İktidarın Kürt ve kadın düşmanı politikalarına karşı hep beraber mücadele edelim” diye konuştu.
Deniz Poyraz davasına çağrı
Başaran, 29 Aralık’ta HDP İzmir İl Binası’na yapılan saldırı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesiyle ilgili görülecek davaya da dikkat çekti. Başaran, “Önümüzdeki günlerde siyasi suikast olan ve Kürt kadınların mücadelesini hedefleyen Deniz Poyraz’ın katledilmesinin davası var. Bu katliamın Deniz Poyraz şahsında kadın mücadelesi yürütenlere, Türkiye demokrasisine, Kürtleri hedef alan bir saldırı olduğunu söylemiştik. Duyarlı kamuoyunu 29 Aralık’ta görülecek olan Deniz Poyraz duruşmasına çağırıyoruz. Gelin hep beraber tetiği çekenleri değil, nefret söylemiyle hedef gösterenleri, partimizi ve kadınları hedef gösterenlere karşı mücadeleyi yükseltelim. Gençlik Meclisimiz büyük bir heyecan ve kararlılıkla çalışma yürütüyor. Bütün gençleri örgütlülüğün içinde yer almaya, iktidarın politikalarını boşa çıkarmaya ve yeni yaşamın inşacısı olmaya çağırıyoruz” dedi.
Katliamların sorumlusu iktidar
2021 yılında artan kadın katliamlarına dikkat çeken Ayşe Acar Başaran, şöyle konuştu: “İktidar, 2021 yılında tek adamın bir gece kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekildi. Bütün mekanizmaları işlevsiz hale getirdi. Sadece mekanizmaları işlevsiz hale getirmiyor, sürekli bir biçimde kadınların yerini ve haddini bildirmek için destek veriyor erkeklere. Erdoğan, daha önce hatırlarsınız kamuoyunda ‘Kadınlar ve erkekler fıtraten eşit olamaz’ demişti. Ne kadar büyük bir tesadüftür ki bir kadını, Başak Cengiz’i katleden Can Göktuğ Boz ‘Korumasız ve zayıf olduğunu düşündüğüm için katlettim’ demişti. İşte iktidarın yürütücülerin en tepeden söylediği sözlerin topluma yansıması. Artık erkekler sadece eşlerini sevgililerini, partnerlerini, kardeşlerini değil; sokakta da kadınlara şiddet uygulamaktan imtina etmiyorlar. Erkekler, yargılanmayacaklarını bildikleri için benzer saldırılar geliştiriyorlar. Bu gücü iktidardan, erkek yargıdan alıyorlar.”
Mezopotamya Ajansı
