Gündem

Gülsüm ve Sami Elvan ‘Erdoğan’a hakaret’ iddiasıyla hakim karşısına çıktı

Gülsüm ve Sami Elvan, 23 Eylül 2020 ve 29 Ocak 2021’deki duruşmaların sonrasında İstanbul adliyesinin önünde yapılan açıklamada oğullarının öldürülmesinde Erdoğan’ın sorumluluğu bulunduğunu söylemişti.

Kağıthane Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği’ne bağlı polislerin her iki duruşmanın sonrasındaki açıklamaları savcılığa bildirmesine üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. 

Soruşturma sonucunda Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcısı Enes Kocakale, Gülsüm ve Sami Elvan’a yönelttiği ‘cumhurbaşkanına hakaret‘ suçlaması yönünden yeterli şüphe olduğunu iddia ederek iddianame düzenledi. Mahkeme, hakaret olduğu iddia edilen sözlerin yer aldığı video kaydını deşifresinin yapılması için bilirkişiye gönderdi. Bir sonraki duruşma duruşma 25 Ekim’de görülecek.

“Sözlerimin arkasındayım”

İstanbul 43’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen davaya Gülsüm ve Sami Elvan çifti ve avukatı Akçay Taşçı’yla Erdoğan’ın avukatı katıldı. Duruşmayı takip etmek için CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da salondaydı. 

Duruşmada ilk olarak Sami Elvan konuştu. Baba Elvan şunları söyledi: “Söylediğim sözlerin arkasındayım. Cumhurbaşkanı, başbakan olduğu dönemde çocuğumuzun öldürülmesine ilişkin olarak ‘Emri ben verdim, arkasındayım‘ demişti. Ben de söylediğim sözlerin arkasındayım. Bunlar hakaret değil. beraatımı talep ediyorum.”

“Bizi meydanlarda yuhalattı”

Anne Gülsüm Elvan da “Benim çocuğum 14 yaşındaydı. Terörist olması söz konusu olamaz. Bizi terörist diyerek meydanlarda yuhalattı. Sözlerimde hakaret yoktur. Onlar bize hakaret etti” diye konuştu. 

Elvan ailesinin avukatı Akçay Taşçı da Berkin Elvan’ı öldüren polisin yargılanıp cezalandırıldığını hatırlattı. Taşçı, şunları söyledi: “Erdoğan, Berkin Elvan’ın öldürülmesini meşrulaştıracak, öldürülmesini doğrudan üstlenici açıklamalar yapmıştı. Bu sözler müvekkillerin hak arama mücadelesinde yalnızlaştırılmasına yönelikti. Eğer ailenizden birini kaybederseniz, biri de çıkıp ‘Emri ben verdim‘ derse bunun kültürel karşılığı ‘katilliktir‘. ‘Hırsız katil Erdoğan‘ sözleriyle ilgili beraat kararları var, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) de bu yönde kararları var. Örneğin Şorli kararı. Kararda, bu suçlamanın kötüye kullanıldığı ve AİHM içtihatlarına uymadığı yönünde tespitler yapılmıştı.“

Paylaşın