Emek - Sermaye

BM COP27 İklim Zirvesi Mısır’da başladı

Dünya genelinde doğayı en fazla kirleten şirketlerin başında gelen Coca-Cola’nın sponsorluğunda yapılan İklim Zirvesi başladı.

Yaklaşık 120’den fazla devlet yöneticisi ile 40 binden fazla katılımcının yer almasının beklendiği zirveye özel jetleriyle gelen dünyanın seçkinleri, tüm dünyaya iklim değişikliği konusunda ders veriyor!

Çevre tahribatı; sermayenin ve kapitalist sistemin ihtiyaçlarına ve bu anlamda burjuva ikiyüzlülüğüne bırakılmayacak kadar önemli ve sınıfsal bir meseledir. Çevre tahribatı ve iklim krizinin temelinde kaiptalist üretim ve tüketim ilişkileri yatmaktadır. Meselesinin temelini görmeden geliştirilecek çözümler amacına ulaşamayacağı gibi mevcut kriz yönetiminin de kapitalist düzenin sürdürücüleri eliyle kapitalist sistemin ihtiyaçlarına ve sürdürülebilirliğine katkı sağlamaktan öteye gitmeyecektir.

Daha önceki İklim Krizleri’nde de sıkça konuşulan “Karbon emisyonunun azaltılması” ve gelişmekte olan ülkelere gelişmiş ülkeler tarafından yapılacak maddi yardım önerileri Mısır’daki zirveye başkanlık yapan Alok Sharma’nın “Kömürü ve emisyonu azaltma taahhüdünde bulundunuz. Gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere daha fazla mali destekte bulunma sözü verildi. Bunu yapmak zorundayız. Tüm bunlar, sürecin güvenilirliği ile ilgili. Ve tüm bu çok taraflı süreç, sözlerin yerine getirilmesiyle devam edecek” sözleriyle tekrar edildi.

İklim zirvelerinde vurgulanan bu adımlar iklim krizinin çözümüyle değil kapitalist düzenin sürdürülmesinin gerekliliğiyle ilintilidir. Karbon enerjinin kaynağının sınırlı olması ve maliyetinin diğer enerji türlerine göre günden güne artması kapitalist düzeni alternatif enerji kaynaklarına yöneltiyor ve bu yönelimi sermayedarlar halka iklim kriziyle mücadele olarak sunuyorlar. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere maddi yardımının da iklim kriziyle değil, kapitalist sistemin kendi içinde yaşadığı ekonomik krizle bağlantılı olduğu ve sermayenin yer değiştirmesi – yayılması gerektiği kapitalist ekonomistler tarafından sıkça dillendiriliyor. İklim krizinin yaratıcıları durumu fırsata çevirerek ikiyüzlüce kapitalist krizlerin çözümüne alet ediyorlar.

İklim krizi kapitalist üretim ve tüketim ilişkilerinin eseridir. Mevcut üretim ve tüketim ilişkileri değişmediği sürece iklim krizinin son bulmayacağı ve derinleşerek insanlığı felaketlere sürükleceği aşikardır.

Paylaşın