İktidarın ‘gözdesi’, muhalefetinse ‘beşli çete’ olarak tanımladığı şirketlerden Cengiz İnşaat, Rize’nin İkizdere ilçesinde vatandaşlarının evinin dibinde dinamit patlattı. Bu bölge, mahkemenin dere yatağını korumak için dinamit patlatılmasını yasakladığı sınırlar içinde yer alıyor.
Patlama bölgesinin dibinde evi olan 68 yaşındaki İkizdereli Ayşe Baş, Diken’e konuştu: “Çok korktum. Evde şok geçirdik. Kapıyı bulup da çıkamadık.”
İkizdere direnişin simge isimlerinden olan Baş, konuştuğumuz sırada dizlerinin hala titrediğini söyledi: “Dün de attılar. Yer yerinden oynadı. Ev nasıl yarılmadı şaşırdık.“
İkizdere’ye bağlı İyidere sahiline yapılması planlanan lojistik liman ihalesini Cengiz ve yine iktidara yakın ortağı Yapı&Yapı almış, daha sonra bu projede öngörülen deniz dolgusuna hammadde temini için taş ocakları ve bağlantı yoluna ihtiyaç doğmuştu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da iki firmaya bu ihtiyaçları gidermeleri için İşkencedere Vadisi’nde bulunan Cevizlik ve Gürdere köylerinde 17 parseli kullanmaları için vermişti.
Bölge halkının direnişine ve çalışmaların durdurulması için tüm mahkeme kararlarına rağmen Cengiz İnşaat’ın bölgedeki yıkıcı faaliyetleri devam ediyor.
‘Fenalık geçirdim’
Şirket son olarak yerleşim yerlerine yakın bölgelerde dinamit patlattı. Patlatılan yere özellikle bir ev çok yakındı. O evde oturan Ayşe Baş patlama anını şöyle anlattı: “Çok korktum. Eve şok geçirdik. Kapıyı bulup da çıkamadık. Dizlerim titriyor şu an. Dizlerim titremese şantiyeye gideceğim. Çok sallandık. Deprem gibiydi. Dün de attılar. Yer yerinden oynadı. Ev nasıl yarılmadı şaşırdık. Fenalık geçirdim.”
‘Midemiz bulanıyor’
Baş’ın evinin suları hala çamurlu akıyor. O konuda da iki yıldır bir adım atılmadı: “Muhtara da dedik onu. Hazır depo varmış, koyacaktı buraya güya. İki sene bitti, hala koyacak. Üç depo koyacağız dediler. Birini bile koymadılar.”
Çamurlu su nedeniyle evlerdeki makinalar da bozulmuş: “Şirket zararını öderim dedi ama ortada hala bir şey yok. Gelen sucu burada filtre olmadığını, bu nedenle makinaların çalışmayacığını hatta bu suyun içilmeyeceğini de söyledi. Su içemiyoruz zaten. Midemiz bulanıyor.”
Bölgedeki tüm evlerde aynı tedirginlik var. Her dinamit atıldığında yürekleri ağızlarına geliyor: “Korkuyoruz ama bir yere gitme şansımız yok. Her geçen gün daha tehlikeli bir hal alıyor.”
