HABER MERKEZİ-Redhack’in ele geçirdiği dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a ait e-postaları haberleştiren 6 gazeteci hakkında açılan davanın beşinci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti adli kontrollerin kaldırılması taleplerini reddederek duruşmayı 8 Ocak’a erteledi.
RedHack’in AKP genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damatı Berat Albayrak’ın maillerini sızdırması, akabilinde Hurriyet’in o dönem başında olan ismi Mehmet Ali Yalçındağ’ın bile istifasıyla sonuçlanan ve ‘Erdoğan ailesi’ ile birlikte AKP kabinesini sarsan süreç sonrası fırtına hala durulmadı. Yargılanan yargılanana… Tek bir farkla, e-postalarda yazanlarla alakalı bir yargılama yok, e-postaları gazetelerinde yayınlayan gazeteciler yargılanıyor.
6 GAZETECİ HALA YARGILANIYOR
Berat Albayrak’a ait olduğu iddia edilen mailler yayınlandıktan sonra daha önce aynı davadan gözaltına alınıp hapis yatan 6 kişi gözaltına alınmış, yoğun işkenceler görmüştü. 6 kişi bırakılır bırakılmaz, bu defa da RedHack’in haberini yapan gazeteciler gözaltına alınmış, dört gazeteci tutuklanmıştı. Tutuklanan gazeteciler 5 ay sonra serbest bırakılsa da haklarında açılan mahkeme sürmüştü.
GAZETECİLER MAHKEME SALONUNA
Gazeteci Tunca Öğreten, Mahir Kanaat, Eray Sargın ve Derya Okatan duruşma salonunda hazır bulundu.
Duruşma savcısı mütalaasında adli kontrollerin devam etmesini talep etti. Savcının mütalaa beyanına karşın söz alan Tunca Öğreten, “Yaklaşık iki yıl oldu. Benimle ilgili dijital inceleme talebi yok. Çıktığım günden beri her duruşmaya geldim. Beraat edene kadar bu duruşmalara katılacağım. Yurtdışı yasağımın kaldırılmasını istiyorum” dedi. Mahkeme heyeti ise adli kontrollerin kaldırılması ve vareste tutulma yani duruşmaya katılma zorunluluğu olmama taleplerini reddetti.
Gazeteci Metin Yoksu ve Ömer Çelik’in bir sonraki celsede hazır bulunması için ‘zorla getirilme’ kararı verildi. Heyet dijital inceleme için beklenen bilirkişi raporunun henüz dosyaya gelmemesini gerekçe göstererek duruşmayı 8 Ocak’a erteledi.
Duruşmayı CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ) Sözcüsü Hakkı Boltan, yazar Ceren Sözeri ve uluslararası gazeteciler takip etti.
REDHACK: “BİZİ BEKLESİNLER!”
Dava ile ilgili Gazete Sinerji’ye konuşan RedHack üyeleri, bu süreçte bir çok belgeyi ele geçirmelerine rağmen beklediklerini ve bu dava sona ermeden ‘misilleme davası gördükleri’ bu davaya, AKP’nin istediğini vererek bir “misilleme yapacaklarını” açıkladılar. Gazete Sinerjiye konuşan kaynak, “çok yakında artık sessizliklerini bozacaklarını, eğer onlarla uğraşmak istiyorlarsa karşılıklarını misliyle bulacaklarını” iddia etti. RedHack bugüne kadar bir çok kurum ve kuruluşun sitesini kullanılmaz hale getirip, bir çok belge yayınlamıştı.
GAZETECİLER: “HUKUKSUZ BİR DAVA”
Mahkemeye katılan gazeteciler, tek bir somut delil konulmadan açılan ve gazetecilerin mağdur edildiği bu davanın biran önce beraat ile son bulmasını ve mahkemenin düşürülmesini istiyorlar. Konuyla ilgili konuşan gazeteciler, “bu güne kadar RedHack ile alakalı hiçbir davada tek bir başarı elde edemeyen mahkemelerin, tek bir delil dahi bulamadıkları bu davada sadece haber yapan gazeteciler hakkında ne gibi bir başarı elde etmek istediklerini” merak ediyor. Davayı takip edenlerin de davanın tamamen siyasi olduğunu ve biran önce düşürülmesini istedikleri de not olarak düşmekte fayda var. Zira bu delilsiz saçma davanın sürmesi yabancı basında da büyük yer kaplamakta.
MAHKEME OLMADAN SERBEST
Hatırlacağı gibi RedHack’in haberini yaptığı için “dış devletlerin ajanı” diye teşhir edilen ve “ben bu devletin başında oldukça onun serbest kalması mümkün değil” diye devletin en tepesinden teşhir edilen gazeteci Deniz Yücel, mahkeme dahi olmadan tek bir gecede serbest kalmış, Alman devletinin özel çabasıyla aynı gün Almanya’ya özel uçakla yollanmıştı. Rahip Andrew Craig Brunson örneğinde olduğu gibi mahkemelerin tamamen siyasal çalıştığı Türkiye Cumhuriyetinin bu mantıksız kararına, Deniz Yücel bile şaşırmış ve serbest bırakıldığı gün “ne olduğunu ben de anlamadım” demişti.
Şimdi bu saçma davada ne olacağı hepimiz için bir merak konusu.
