Gündem

Dev-Lis: “Demokratik lise mücadelemizde 54. yıl! Kavga bitmedi daha yeni başlıyor!”

Dev-Lis’ten 54. mücadele yılı için yazılı açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada: “En ufak ve meşru hak arama talebi bastırılıp sindirilmek istenmektedir. Sıra arkadaşlarımız polis eliyle katledilmekte, Ensar vakfı, TÜGVA vb. kuruluşlarda cinsel istismara uğramakta, gelecek kaygısından kaynaklı intihar etmektir. Bu cinayetlerin ve cinsel istismar faillerini koruyan iktidarla hesaplaşma bilincini kazanmak ve hesabı sokaklarda sormak elzemdir. Arkasına iktidarı alıp liselerimizin içinde türlü şefik düzeni kuran, “terör” estiren çetelerle tek mücadele adresi bu tarihsel misyonuyla ve mücadele pratiğiyle DEV-LİS’tir.” vurgusu yapıldı.

Şimdi yapılması gereken gerekli adımı 54 yıllık tarihsel misyonun kaftanıyla liselerimizi özgürleştirmektir. ” sözleriyle son bulan açıklamanın tam hali:

“Bugün egemenler tir tir titriyor sizlerin sokaklardaki yürüyüşünüz karşısında, çare kalmadı zafer yakındır!”
Ulaş Bayraktaroğlu (DEV-LİS 45. Yıl şenlik konuşması)

Dev-Lis olarak demokratik lise mücadelemizde 54. yılımıza giriyoruz. Geride bıraktığımız 53 yıllık tarihimizde neler yaptık ya da nelerin önünü açtık bunları genel bir hatta değerlendirmeli, bir sonraki mücadele yıllarını buna uygun bir pratikle ilerletmek gerek. Liselerin öz örgütü Dev-Lis için gerek demokratik lise mücadelemize yeni katılan arkadaşlarımız için önemli bir metot olacaktır.

68 kuşağı gençlik mücadelesi içerisinde 1969 yılında dönemin önder kadroları tarafından kurulan Dev-Lis, lise sıralarında hayatları zincire vurulan lise öğrencilerinin sözünü sokaklarda söyleyen, liselilerin eşitlik, adalet, özgürlük talebini sokakta yükselten bir pratiği benimseyerek 1980’li yıllara kadar ülkenin dört bir tarafına kensintisiz bir hızla örgütlenmiştir. Dönemin 1 Mayıs’larında alanlara katıldığı on binlerce liseliyle herkese umut olan Dev-Lis , ilk şehidini 78 baharında kanalı 1 Mayıs’ta Jale Yeşilnil ile verdi. Kanlı 1 Mayıs’ın ve Jale’nin ardından 1980 darbesiyle 12 Eylül karanlığının gözü tekrar Dev-Lis’in üstündeydi.12 Eylül darbesinin darbeci generalleri Dev-Lis’li Necdet Adalı’yı lise sıralarından alarak darağacına gönderdi. Ama hesaba katılmayan Necdet Adalı’nın cesaretiydi. Adalı, cesareti kuşanıp Ulucanlar avlusunu adımladı ve son sloganlarını haykırdı. Adalı’nın darağacındaki pratiği bugün Dev-Lis’lilerin sokaktaki pratiğinin temeli yapı taşıdır. Bir Dev-Lis’li katıldığı her eyleme, gittiği her toplantıya yanında Adalı’yı götürür, Adalı’yı mücadelenin her alanında yaşatmaya devam ettirmektedir. Çünkü Adalı’yı anlamak Dev-Lis’i anlamaktır.1980 sonrası çalışmaları durma noktasına gelen Dev-Lis, 1995 yılında yeniden aktif çalışmaya başlar. 95 ve sonrası için liselerin iradesini sokaklara taşıyan Dev-Lis yeniden alanlara çıkmıştır. 2. dönem Dev-Lis olarak adlandırdığımız bu süreçte eski kitlesel durumunu yeniden yakalamak adına örülen kampanyalar, türlü eylemler sonuç vermiş ve Dev-Lis liselilerin öz örgütü olduğunu pratiğiyle yeniden göstermiştir. Tarih sayfalarımızı biraz daha güncel tutmak gerekirse “İMF, İnternetime dokunma,1 Mayıs’larda yasaklanan Taksim eylemlerinde, Haziran ayaklanmasında, Soma’da, Berkin Elvan eylemlerinde, Rabia Naz ve Bartın da katledilen işçiler için uyguladığı taksim pratiği” ve buraya sığdıramayacağımız bir çok eylemin temeli Adalı’nın cesaretini kuşanıp hesap sorma bilinciyle alanlara inmektir. Gittiği her alanda Adalı’yı yaşatan liseliler şehrin kalbinde sıra arkadaşlarının hesabını barikat başlarında sorarak kaçkıncı korkaklara, ağaçların ve meclis kürsülerinde naralar atanlara neyin nasıl yapılması gerektiğini bir çok kez gösterdi. Geride bıraktığımız 53 yıllık tarihsellik tüm yönleriyle en zor zaman ve koşulda bizlere sokakta olmayı öğretmiş ve vurgulamıştır. Bugün iktidar, MEB ve gerici-faşist gruplarla liselerimizde zehrini salmaktadır. Bizlerin olamadığı her lise faşist örgütlenmesinin önünü açmaktadır. En ufak ve meşru hak arama talebi bastırılıp sindirilmek istenmektedir. Sıra arkadaşlarımız polis eliyle katledilmekte, Ensar vakfı, TÜGVA vb. kuruluşlarda cinsel istismara uğramakta, gelecek kaygısından kaynaklı intihar etmektir. Bu cinayetlerin ve cinsel istismar faillerini koruyan iktidarla hesaplaşma bilincini kazanmak ve hesabı sokaklarda sormak elzemdir. Arkasına iktidarı alıp liselerimizin içinde türlü şefik düzeni kuran, “terör” estiren çetelerle tek mücadele adresi bu tarihsel misyonuyla ve mücadele pratiğiyle DEV-LİS’tir. Liselerimizin özgürleşmesinin tek yolu örgütlü mücadeledir. 54. kavga yılımızın daha yeni yeni söken şafaklarında bizler her gününü ve akan her zamanını liselerimizi özgürleştirme düşüncesiyle geçirmek ve pratiğe dökmek zorundayız. Çünkü bizler adım attıkça bu sokaklar özgürleşecek, biz adım attıkça liselerimiz özgürleşecektir.

Şimdi yapılması gereken gerekli adımı 54 yıllık tarihsel misyonun kaftanıyla liselerimizi özgürleştirmektir.

Adalı’nın, Jale’nin, Aynur’un, Aziz’in bayrağını göklere çekme zamanıdır!
Liseler Bizimdir Bizimle Özgürleşecek!
Yaşasın Demokratik Lise Kavgamız!”

Paylaşın