Gündem

Diyanet: Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli yoktur

Diyanet, ailelerin evlat edindikleri çocuklara, “Öz evlat gibi davranmasının” doğru olmadığını ve “Evlat edinenle evlatlık arasında evlenme engeli olmadığını” savundu.

Depremde ailesini kaybeden ve refakatsiz duruma gelen çocuklara yönelik etkili bir takip mekanizması kurulamaması tartışılırken Diyanet, “Depremzede çocuklar evlat edinebilir mi?” sorusuna, evlatlığın mirasçı olma hakkı bulunmadığı belirtilerek, “Evlat edinen ile evlatlık arasında evlenme engeli doğmaz” dedi.

Birgün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun sitesinde, “Koruyucu aile olmanın hükmü nedir?” sorusuna Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fetva sitesinde şöyle yanıt verildi: “Dinimizde kimsesiz çocukların bakım ve gözetilmesi tavsiye edilmiş olmakla birlikte hukuki birtakım sonuçlar doğuran bir evlatlık müessesi kabul edilmiş değildir. Buna göre, evlat edinenle evlatlık arasındaki bu ilişki sebebiyle bir evlenme engeli doğmadığı gibi, evlatlığın kendi öz anne babasının yerine, evlat edinenlerin nesebine kaydedilmesi de caiz değildir.”

“MİRASÇILIK CEREYAN ETMEMELİ”
“Ayrıca evlatlık olarak büyütülen çocukla, evlat edinenler arasında birbirlerine mirasçı olma hakkı da söz konusu değildir. Ancak evlat edinenler hayatta iken diledikleri kadar malı evlatlık olarak büyüttükleri çocuğa hibe edebilecekleri gibi, mallarının üçte birini vasiyet yoluyla da ona bırakabilirler. Bu itibarla, mahremiyet ile ilgili dini kayıt ve şartlara riayet etmek kaydıyla çocuğu olmayan ailelerin kimsesiz çocukları büyütmek üzere yanlarına almalarında bir sakınca görülmemektedir. Ancak bu davranış, evlat edinme olarak algılanmamalı ve aralarında mirasçılık cereyan etmemelidir.”

KEFEN FETVASI
Ayrıca Diyanet, “Deprem bölgesinde kefen sorunu yok” açıklamasına karşın “Deprem bölgelerinde kefen bulunamadığı takdirde cenazelerin ceset torbasıyla gömülmesi caiz midir?” sorusuna da dikkati çeken bir yanıt verdi: “Cenazenin kefenlenmesi, Müslümanların üzerine farz-ı kifâyedir. Bilindiği gibi kefenleme normal şartlar altında erkekler için üç parça; kadınlar için de beş parça bez ile yapılır. Buna yetecek kefen örtüsü bulunamaması halinde kefenleme, erkekler için iki parça, kadınlar için de üç parça bez ile yapılır. Bunların da bulunamaması halinde vücudun bütününü örtecek bir bez kefen için yeterli olur. Bununla birlikte kefen, bez ve benzeri malzemenin bulunamaması veya farklı sebeplerle kullanılamaması durumunda ceset torbasının kefen sayılarak cenazenin defnedilmesi de caizdir.”

Paylaşın