Sürece dair Medya Haber Tv’ye konuşan Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi üyesi Duran Kalkan, “Yasa sanki uygulanmamak için çıkarılmış gibi” dedi. “Türkiye PKK’yi içine almaya hazır görünmüyor, istekli görünmüyor” diyen Duran Kalkan, “Bu kadar tekçi, tek yanlı, inkârcı, Kürt’ün adını almayan, adını ağzına alınca halk olduğunu söylemeyen, halk olduğunu söyleyenin bile haklarını söylemediği bir ortamda PKK’yi nasıl içine alacak?” diye sordu.
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Medya Haber televizyonunda yayımlanan özel programda gündemi değerlendirdi.
Çerçeve Yasa’nın tek yanlı hazırlandığını hatırlatan Duran Kalkan, yasanın uygulanmasını tıkayan nedenlerden birinin, “PKK’yi kategorize etmesi” olduğunu söyledi: “Süreci Önder Apo yürütüyor; yasa, Önder Apo’yu kapsamına almadı. 800 PKK yöneticisi-kadrosunu kapsamına almadı. Bunu kendileri belirtiyorlar. Bu 800 kişi kim ise, henüz biz kimliklerini bilemiyoruz. Bu durumda şu çıkıyor ortaya: Zaten PKK kadrosu dersen bunlardır. Geriye kalan PKK taraftarlarıdır, yurtseverlerdir. Halbuki PKK için çıkartılan bir yasa denirken, PKK’yi kapsamına almamış bir yasa oluyor. Taraftarlarını kapsamına almış bir yasa. Böyle olmaz.”
Çerçeve Yasa’nın uygulanması için getirilen “teyit” ve “tespit” şartına dikkat çeken Duran Kalkan, “Bazı çevreler belirtiyorlardı, okuduk. Bir kişi ya da bir grup çıktı; ‘Biz uymuyoruz’ dedi. Uymak isteyenler için örneğin yasa uygulanmayacak mı? Bu durumda uygulanamaz. Onun için şimdi her ağzını açan, iktidar ve devlet cenahında diyor ki, ‘Silahsızlanma olmadı, silahlar bırakılmıyor. Herkes silahını bıraksın’. Ne biliyorsunuz bırakmadılar? Nasıl teyit-tespit edeceksiniz? Bunun net uygulanabilir yönü yok. Ve böyle bu kadar toptancı. Mümkün değil böyle bir uygulama. Sanki yasa uygulanmak için değil de, uygulanmamak için çıkartılmış gibi” dedi.
“Türkiye PKK’yi içine almaya hazır görünmüyor, istekli görünmüyor” diyen Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, “Bu kadar tekçi, tek yanlı, inkârcı, Kürt’ün adını almayan, adını ağzına alınca halk olduğunu söylemeyen, halk olduğunu söyleyenin bile haklarını söylemediği bir ortamda PKK’yi nasıl içine alacak?” diye sordu.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşmesi gerekiyor. Yeni yasalara, yeni yaklaşımlara ihtiyaç var” diyen Duran Kalkan, şunları söyledi: “Bu haliyle Türkiye Cumhuriyeti mevcut yasal yapısıyla PKK’yi içine alamaz. Çok dar, çok tek yanlı, reddedicidir.”
Erdoğan’ın Başdanışmanı Mehmet Uçum’un İmralı’ya ilişkin açıklamalarını hatırlatan Duran Kalkan ,”Öyle deniliyor ki İmralı’da villa yapılmış, konut yapılmış. Propaganda ediliyor. Bu kadar, şunlar, bunlar var diye. Şimdi tecrit uygula, kapat. Hiç kimse görmesin. Ondan sonra kalk propaganda et kamuoyuna. Bunun anlaşılırlığı yoktur. Açın kapıları, görüşsün Önder Apo çeşitli çevrelerle” dedi.
Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi Üyesi Duran Kalkan, Çerçeve Yasa kapsamında oluşturulan kurul yerine Mehmet Uçum’un açıklama yapmasını “anlamakta zorlandıklarını” söyledi ve ekledi: “Bir de ilginç, hem İmralı’da bir yer yaptık diye açıklama yaparken, Önder Apo’nun çalışmayı hangi sıfatla yapacağına dönük de açıklama yapıyor. Takip ve Denetleme Kurulu’nun kararını açıklıyor. O kurul değil, Mehmet Uçum niye açıklıyor? Tayyip Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı adayı olacağını da açıkladı. Ne ilgisi vardı, niye bu kadar şey bir araya geldi ve o kişi tarafından açıklandı; onu da anlamak zor. Bu çerçevede gerçekten de Takip ve Denetleme Kurulu, alt komisyonlar oluşturulacak dendi.”
Abdullah Öcalan’ın silahsızlanma sürecindeki görevlerinin resmi olarak tanımlanması gerektiğini söyleyen Duran Kalkan, şöyle konuştu: “Bu bakımdan eğer bir kurul olacak ve Önder Apo yürütecekse, bu Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olacak. Önder Apo bunun koordinatörü olacak. Bu yönlü açıklama da yaptı. Son görüşme yapan DEM Parti Heyeti üzerinden dedi ki; barış, silah bırakmaya tekabül ediyor. Siyasallaşma, demokratik siyaset ve demokratik topluma tekabül ediyor. Dolayısıyla barış ve siyasallaşma çalışması demek, silah bırakmaktan demokratik siyasetin ve demokratik toplumun önünün açılması, bu yönlü çalışmaların yürütülmesi demektir. Önder Apo’nun misyonuna uygun olan da bu. Ama bütün bunları bir yana bırakıp, meseleyi getirip sadece silahsızlanmaya kilitlemek aslında gerçekten de tıkatmak oluyor.”
Kaynak: Etha
