Gözaltında kaybedilen ve faili meçhul cinayetlerde katledilenler için adalet mücadelesi sürüyor. Amed, Batman ve Hakkari’de düzenlenen “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerinde Vahit Narin, Mecit Baskın ve Mehmet Zeki Akyıldız’ın akıbeti soruldu. Adalet sağlanana kadar mücadelenin süreceği kaydedildi.
Kayıp yakınları Amed, Batman ve Hakkari’de yaptıkları eylemlerle bir kez daha gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sordu.
AMED
Kayıp yakınları ve İHD ve , “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla 921’inci kez düzenlenen eylem için Bağlar’daki Koşuyolu Parkında bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Bu hafta, 2 Ekim 1992 tarihinde, Kulp’ta bir çatışmada üç asker öldürüldükten sonra şehir merkezinin askerler tarafından kuşatılmasının ardından 3 Ekim tarihinde kendi otelinde katledilen Vahit Narin için adalet talebinde bulunuldu. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eyleme çok sayıda kişi katıldı.
Vahit Narin’in kızı İkram Narin, “1992 yılında babamı vahşice katlettiler. Babam yurtsever bir insandı. Onun izinden yürümeye devam edeceğiz” dedi.
İHD Amed Şube Yöneticisi Yahya Polat tarafından okunan Vahit Narin’in hikayesi şöyle: “2 Ekim 1992 tarihinde, Kulp’ta bir çatışmada üç asker öldürüldükten sonra ilçe merkezi kuşatıldı. Evler ve dükkanlar top ve roketlerle vuruldu. Dükkanlar yakıldı ve yıkıldı, sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve telefon hatları dahil olmak üzere ilçenin dünya ile bağı kesildi. Şehre giriş çıkışlar yasaklandı, evler bir bir arandı ve çok sayıda kişi gözaltına alındı. Saldırı dört gün sürdü ve dördüncü günün sonunda, öğle saatlerinde sokağa çıkma yasağı üç saatliğine kaldırıldı. Sokağa çıkma yasağının kaldırılmasından sonra Pasûr ilçe merkezi tamamen harabeye döndü. Şehir merkezinde kurşun almayan tek bir ev veya iş yeri kalmadı. Neredeyse bütün dükkanlar ya yakılmış ya da tamamen yağmalanmıştı. Pasûr’un Narin adındaki tek oteli de yakılan iş yerleri arasındaydı. Narin Otel, genellikle öğretmen ve asker aileleri tarafından kullanılıyordu. O gün orada kalanlar, korku dolu gözlerle otelin pencerelerinden çatışmayı izliyorlardı. Pencerelere kurşunlar isabet ettiğinde oteldeki herkes alt kata kaçıyordu. Otel sahibi Vahit Narin, misafirlerini korkmamaları için sakinleştirmeye çalışıyordu. Çatışma günü öğleden sonra saat 02.00 sıralarında üç çavuş kapıyı iterek Narin Otelin bodrum katına girdi. Askerler otel misafirlerini bodrumdan yukarı çıkardı ve ardından zorla yere uzatarak sırtlarına tüfek dipçikleriyle vurdular. Yerdeki kişilerden biri çavuşa, ‘Ben de bir asker çocuğuyum. Neden bunu yapıyorsunuz’ diye sordu. Çavuş, ‘PKK buradan bize kurşun yağdırdı’ diye yanıt verdi. Yere uzatılmış olan asker çocuğu, askere şunları söyledi: ‘Hepimiz burada sığındık; buradan hiç kimse ateş etmedi.’ Vahit Narin ile oğlu ve akrabaları da diğer misafirlerle birlikte oteldeydi. Daha sonra asker, ‘Vahit Narin hanginizdir’ diye sorduğunda, yüzü yere doğru uzatılmış olan Vahit Narin, ‘Benim’ dedi ve askerler onu lobinin arkasına götürdü. İki el silah sesi duyuldu. Vahit Narin iki uzman çavuş tarafından öldürülür. Oteldeki kişiler karakoluna götürülür. Otelin deposundaki ipek yorganlar askerler tarafından bütün odalara dağıtılır. Vahit Narin’in cenazesinin bulunduğu otel ateşe verilir. Daha sonra savcılık aileyi otopsi için çağırdı. Otopside yer alan Vahit Narin’in oğlu Nimet Narin şikayetçi oldu. Yıllar süren bu süreç hiçbir sonuç vermedi. Daha sonra aile davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. Mahkeme bu davada Türkiye’yi mahkum etti. Vahit Narin davasının zaman aşımına uğramasına bir gün kala, savcılık beklenmedik bir şekilde bir asker hakkında tedbir aldı ve bu kişi tutuklandı. Dava hala devam etmektedir.”
Açıklama oturma eyleminin ardından son buldu.
BATMAN
Batman’da Gülistan Caddesindeki İnsan Hakları Anıtı önünde düzenlenen 757. hafta açıklamasında, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartı açıldı. Bu haftaki eylemde 15 Eylül 1993 tarihinde Amed’in Silvan ilçesinde bulunan ablasının evinden çarşıya gitmek için çıktıktan sonra kaybedilen Mehmet Zeki Akyıldız’ın akıbeti soruldu. Akyıldız’ın kaybedilme hikayesini İHD üyesi Metin Nas şu şekilde aktardı: “Akyıldız’ın ailesinin anlatımlarına göre; Mehmet Zeki 1993 yılında 60. Yıl Ortaokulunda okuduğu yıllarda yasadışı Hizbullah örgütünden birkaç defa tehdit almıştır. Farqîn’de ablasının evinde bulunduğu bir günde çarşıya gitmek için çıkar ve bir daha eve dönmez. Kendisinden bir daha haber alınamaz. Daha sonra ailesinin aldığı duyumlara göre ilçeye bağlı Sûsa köyünde bir sığınak olduğu ve bu sığınaktan adı belli olmayan birinin kendi çabasıyla kurtulma şansı elde ettiği şeklindedir. Bu kişi, verdiği bilgilere göre sığınakta 7-8 kişi olduklarını belirtiyor. Sığınakta kimsenin kimseyi görmediğini ama birbirlerine ad soyad ve köylerinin ismini bağırarak söylediklerini bu takdirde oradan kurtulan birinin ailelere haber vermesini istediklerini aktarmıştır. Silvan Jandarma Karakoluna başvuran aile müspet bir cevap alamadıklarını belirtmiştir.”
Açıklama, oturma eylemiyle sona erdi.
HAKKARİ
Hakkari’de de Yüksekova ilçesindeki Sanat Sokağında 247. kez bir araya gelen kayıp yakınları, 30 Eylül 1993 yılında görev yaptığı Ankara Altındağ Nüfus Müdürlüğü önünden polis tarafından gözaltına alındıktan sonra katledilen Mecit Baskın’ın faillerini bulunmasını istedi.
Eylemde “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartı ile yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Açıklama metnini İHD Hakkari Şube Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu. Gözaltında kaybedilenlerin akıbetini ve faillerini sormaktan vazgeçmeyeceklerini belirten Akbaş, “Gözaltında insan kaybetmek insanlığa karşı suç kapsamına alınıp zaman aşımı defi bir an önce kaldırılmalıdır. Adil ve tarafsız bir yargılama ile tüm sorumlular yargılanmalı ve gerekli caydırıcı cezalar verilmelidir. Bedenleri kaybedilen sevdiklerimizin akıbeti bir an önce açıklanmalı, kayıp yakınlarının çiçekler ile donatılacağı bir mezar yerinin olması sağlanmalıdır” dedi.
Eylem yapılan oturma eylemi ile son buldu.
Kaynak: Etha
