Gündem

DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları: Fon vurgununun sorumlusu iktidardır

Partisinin grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, fon vurgununun sorumlusunun iktidar olduğunun altını çizdi, partisinin 7 maddelik önerilerini açıkladı. Hatimoğulları, süreç ile ilgili olarak da Meclis’te hala İzleme Kurulu’nun kurulmamasını eleştirdi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis grup toplantısında gündemi değerlendirdi.

Mekke Savaş İttifakı kapsamında Suudi Arabistan’a asker gönderilmesi tartışmalarıyla ilgili olarak Hatimoğulları, söz konusu anlaşmanın Meclis’e gelmediğini hatırlattı, “Türkiye, bölgeye asker ve çatışma değil; diplomasi ve müzakere ihraç etmelidir” dedi.

AKP’li üst düzey yöneticilerin de karıştığı fon vurgunu ile olarak “Birileri göz yummasa fon vurgunu bu kadar büyük ölçekte olmazdı” diyen Hatimoğulları, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sistem kendi kendine bu kadar karanlık bir tablo şeklinde derinleşmedi. Bir avuç insan zenginleşirken ve milyonları bir ekmeğe muhtaç bırakırken böylesi bir sistem derinleştirildi. İşte fon vurgunu tam da bu düzenin sonucudur. İşin sorumlusu A’dan Z’ye kadar iktidarken, iktidar temsilcileri ne yapıyor? İzliyoruz ne yaptıklarını. Vurgunda adı geçen isimler için lekelenmeme hakkından, masumiyet karinesinden bahsediyorlar. Kesinlikle sorgulanmamış, sonuçlanmamış. Her dosyada yargılanan kişi kim olursa olsun masumiyet karinesine, lekelenmeme hakkına sahiptir. Ama bu sadece iktidar yanlıları için değildir. Sadece fon vurguncuları kendilerine yakın diye bunu söyleyemezler. Bu bütün Türkiyeli yurttaşlar için eşit şekilde böyle görülmelidir. Ey temsilciler, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı sadece sizin için değil herkes için geçerli olmalıdır.”

Hatimoğulları, AKP’nin 9 maddelik yasa teklifine karşı 7 maddelik kendi önerilerini sundu:

“Birincisi, fon vurgununun tek 1 lira maliyeti halka ödetilmemeli. Bununla birlikte kanun teklifine güvence koyulmalı.

İkincisi, fon vurguncularının yurt dışına kaçırdıkları paralar geri getirilmeli. Tamamının mal ve varlıkları dondurulmalı.

Üçüncüsü, herhangi bir miktar sınırlaması olmadan tüm mağduriyetler giderilmeli. ‘1 milyona kadar zarar görenler’ sınırlaması keyfi bir sınırlamadır.

Dördüncüsü, ödeme tarihi belirsizliğe bırakılamaz, açık ve aleni şekilde ödeme tarihleri düzenlenmeli.

Beşincisi, sorumluluk sadece şirket yöneticilerine bırakılamaz. Meclis’te bir komisyon kurulmalı, bürokratların sorumluluğu açığa çıkarılmalı.

Altıncısı, halkın birikimini yöneten her fonun portföyü, yöneticisi ve denetim raporu her ay kamuoyuna açıklanmalı.

Yedincisi, Sermaye Piyasası Kurulu iktidarın değil halkın denetçisi olmalı. Kurul üyeleri Meclis’te nitelikli çoğunlukla seçilmeli ve denetim raporları Meclis’e sunulmalı.”

Vurgun ile ilgili haber yapan gazetecilere yönelik baskılara tepki gösteren Hatimoğulları, “Bu ülkede fon vurgunu yapmak serbest, bunun haberini yapmak suç. Vurgunda adı geçen eski bakan adliyeye geliyor, ifade verecek, kraliçeler gibi karşılanıyor. Rakamlar o kadar büyük ki telaffuz ederken biz şaşırıyoruz. Televizyonda ekonomistler dahi şaşırıyor rakamları telaffuz ederken. Milyarlarca parayı yurt dışına kaçıranlar yurt dışında krallar gibi yaşıyor, fakat bunu habere taşıyan gazetecilerin şimdi bir kısmı hapishanede, bir kısmı da ev hapsi almış durumda. Yani bu ülkede vurgun yapmak serbest ama bunun haberini yapmak suç. Gerçekten duygumu içtenlikle ifade etmek istiyorum. Batsın bu adalet! Batsın bu adaletiniz! Bu düzen böyle gitmez.”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sürece ilişkin olarak “Olağan MGK toplantı tarihini beklemeden karşılıklı adımların zemininin hazırlanması gerekiyor” dedi.

Abdullah Öcalan’ın koşullarını gündeme getiren Hatimoğulları şöyle konuştu: “Süreci ilerletecek en önemli çalışmalardan biri Barış ve Siyasallaşma Kurulunun çalışacağı siyasi, hukuki ve teknik koşulların oluşmasıdır. Bu nedenle Sayın Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışabilir koşulları acilen sağlanmalıdır.”

Meclis İzleme Kurulu’nun neden hala kurulmadığını soran Hatimoğulları, “Kurul herhangi bir siyasi partinin ya da yürütmenin yönlendirmesiyle değil, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde çalışmalı. Kurul ayrıca sivil toplum örgütlerini ve demokratik kitle örgütlerini sürece katabilecek mekanizmaları oluşturmalı. Bu konuda Türkiye’de talep çok, mutlaka bu mekanizmalar oluşturulmalı. Özellikle kadın örgütlerinin ve Alevi kurumlarının bu sürecin izleyeni değil, masanın bir tarafı olmak gibi bir talepleri var ve bu talep dikkate alınmalı” dedi.

Kaynak: Etha

Paylaşın